Köşe Yazıları

‘Zerre’nin ‘Kürre’ye Galebesi

Konuya girmeden, gençlerimize yardımcı olmak açısından başlığımızdaki üç sözcüğü kısaca açmak istiyorum. Birçoğunun haklı olarak bu kavramlara yabancı olduğunu ve belki de bu nedenle başlığımızı eleştirdiğini tahmin ediyorum. Bu tercihimiz, başlığı kısa tutmak ve geçmişte sıkça kullanılan bir ifadeyi hatırlatmak niyetinden kaynaklandı.

Zerre: Arapça bir sözcük. Günümüzde, kökenini unutarak Türkçeleştiğini kabul edip bolca kullandığımız bir terim. “Pek küçük parça„ anlamında… Molekül gibi. Başımıza musallat olan Korona virüsü gibi… Evet, Koronayı da zerre olarak düşünebiliriz. Kürre (küre) ye gelince, o da “yer yuvarlağı, yer küresi, Dünya„ anlamında. Siz onu da “Kainat, bütün insanlık âlemi„ olarak düşünebilirsiniz. Galebe de Arapçadan geliyor. “Yenme, üstün gelme, bastırma, bozguna uğratma, galibiyet, zafer„ anlamında.

Genç kardeşlerimiz, yazımızın başlığını şöyle düşünebilirler: Küçücük bir mikrop, bir virüs, bütün dünyayı yendi… Evet, aynen böyle. İşte biz de yazımızda bu acı gerçeği sizlerle kanaatimiz çerçevesinde paylaşmak istiyoruz. Mesele bu…

Geçtiğimiz Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde basit bir salgınla başladı. Ekonomide dünya devi olan Çin, başlangıçta bu küçücük virüsü, bu zerreyi pek önemsemedi. Vakta ki o küçücük zerre, bir çığ gibi büyüyüp bütün Çin’i esir alana kadar. İnsanlar, ekin sapları gibi dökülüp hayatlarını kaybetti. Fabrikalar kapandı. Hastaneler dolup taştı. Ülkenin karadan, havadan, denizden dünya ile olan irtibatı kesildi. Herkes canının derdine düştü. Ondan sonra işin ciddiyeti anlaşıldı. Tedbir üstüne tedbir, çare üstüne çare, yaptırım üstüne yaptırımlar hızla alınıp uygulamaya konuldu. Onlar bununla uğraşırken, Korona dediğimiz zerre(virüs) de kendi işine (öldürmeye) devam etti. Sonuç, zerrenin kürreye galebesi…

Derken bu kez de virüs denen zerre, Avrupa’ya sıçradı. İtalya’da İspanya’da, Hollanda’da, Almanya’da hızla yayılıp zayiata devam etti. Bu arada İngiltere, bir ara zerreciği dikkate ve hesaba almadı. Kafa tutup, yenmeyi düşündü. Ancak, çok kısa bir süre içinde havlu atıp tedbir almaya, çare aramaya başladı. Onlar çare ile meşgulken, virüs denen bela zerreciği de adam öldürmeye devam ediyordu. Sonunda İngiltere de önemli bir gecikme ve zayiatla zerreye direnmekten, inatlaşmaktan vazgeçti ve bilimin, aklın yolunu seçerek çözüm aramaya başladı. Sonuç; zerrenin küreye galebesi…

Ardından virüs denen zerre, hızla yayılarak bütün dünyaya musallat oldu. Tam anlamıyla bir küresel afet. Salgına bulaşmayan, etkilenmeyen, zarar görmeyen hiçbir ülke kalmadı. Dünyanın jandarmalığına soyunan Amerika, üs olmayı Avrupa’dan devralarak afetin merkezi haline geldi. Bir yandan çok ağır faturalar öderken, diğer yandan da teröristlere yardım ödemelerinde de bulundu(!) Valisi feryat figan bağırıyor: “Bir daha eskisi gibi olacağımıza asla inanmıyorum.„ Sağlık kuruluşları, ikiyüz binleri aşan ceset torbası siparişleri veriyor, hükûmeti ise teröristlere sağlık yardımı ödeneği veriyor… Çelişkiye ve gaflete bakınız. Afet devam ederken başkanları bağırarak itiraf ediyor: “Her şey eskisinden daha kötü olacak. İşler kötüye gidiyor.„ Sonuç; zerrenin küreye galebesi…

Sakın! Verdiğimiz kötü örneklere bakarak bu gidişatı (zerrenin küreye galebesini) normal bulduğumuz veya desteklediğimiz düşünülmesin. Asla… İnsanlığın başına musallat olan bu afeti desteklemek veya haklı bulmak, aklımızın köşesinden bile geçmez. Zira hayatını kaybedenler, insan… İnsanın, insanların ölümünü kim normal bulur?.. Kim üzüntü duymaz?.. Hiç kimse…

Bizim vurgulamak istediğimiz şu: Siz ne kadar zengin olursanız olun, ne kadar dolar ve avronuz olursa olsun, isterseniz dünyanın topuna, tankına, jetine, roketine, nükleer silahına sahip olunuz… Hepsi boş. Ay’a, Merih’e, yıldızlara gidip oraları bile parsellenmeye yelteniniz… Hiçbir anlamı yok. Sınırlarınızı kayalarla, dev beton duvarlarla, elektrik verilmiş tel örgülerle, tank ve toplarla da örebilirsiniz… O da boş. Küçük, küçücük bir virüs zerresi karşısında eliniz böğrünüzde, başınız ellerinizin arasında çaresiz kalmanız işten bile değil. Sonuç; zerrenin küreye galebesi…

Umarız başınızı ellerinizin arasına alma süreci uzun uzun devam eder. Devam eder de artık dünyaya jandarmalık yapmaktan vazgeçersiniz. Mazlumların, mağdurların sesine kulak verirsiniz. Her şeyin dolar, avro, silah ve teknolojiden ibaret olduğuna aldanarak mikserlikten vazgeçersiniz…

Cenabı Allah’tan niyazımız, insanlığa musallat olan bu küresel musibetten kurtulmamıza emir ve ferman buyurmasıdır. Bütün inanları insanlığı bu küresel salgından muhafaza etmesidir. Amin!.. İnşallah!.. Selam ve selametle…

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı