Köşe Yazıları

Yitirilmiş İnsanlık

Modern yaşamın çıkmazındaki insanlığın durumuyla ilgili daha önceki bir iki yazımda bu çıkmazla ilgili düşüncelerimi yazmaya çabalamıştım.

Yazmış olduğum yazılarda insanlığımızı kazanabilme umudu ve duasıyla yazıları neticelendirmiştim.

Son zamanlara ülkemizde olağanüstü durumların yaşanmaya devam etmesi ve mide bulandıran haberlerin sayısının artması ve haber kanallarını izleyince,  yazılı medyada okuyunca ve radyolarda dinleyince herkeste olan endişelenme durumu, dehşete düşme durumunun beni de endişelendirmeye ve dehşete düşürdüğünü belirtmeliyim.  İğrenç bir haberi duyduğumdan beri bir an yerimde duramıyorum. Ayağa kalkıp evin içinde geziniyorum, oturuyorum, kalkıyorum; kitapları, dergileri ve internet sitelerindeki bazı makaleleri, denemeleri ve fıkraları okuyup bunları anlamaya çabalıyorum sadece ancak bir çözüm yolunu anlamlandıramıyorum.

Tek anlam İdam olmalı.

Modern zaman bizlerden sadece zamanımızı çalmadı/almadı, bizleri bizlerden soyutlayarak insanlık duygusunun yitirilmesine neden oldu. Son günlerde inanılmaz durumlar oluyor.

Taciz, tecavüz, kadın cinayetleri; dolandırıcılık, trafikte ve düğün konvoylarında magandalık gibi birçok olumsuzluğu görünce ahlaki tarafımızın çöktüğünü düşünüyorum.

Bu düşüncelerle mücadele halindeyken haber bültenlerinde, sosyal medyada Mersin’de iğrenç ötesi bir haber yayılmaya başlamıştı.

Bu haberin ayrıntısı daha da iğrençlik kokuyordu. Müslime daha üç yaşında ve dört gündür kayıptı. Kara haber tez ulaşırmış sözü anlamlanmaya başlamıştı. Kimdi Müslime: Üç yaşında olan minicik bir melekti Müslime. Bu meleğimiz daha üç yaşında olmasına rağmen otopsi raporunda cinsel istismara uğradığını yazıyordu r.

Nasıl bir canilik; hangi canavar tarafından yapılmış? Diye kahrolurken. Durumun vahimiyeti gittikçe artıyordu.

Dedesi bildiği mahlûkat tarafından bu duruma getirilmişti ve bu kirli dünyadan uçup uzaklaşmıştı bir nevi kurtulmuştu. Kendisi uçup gidince kendisiyle ilgili ilginç detaylar ortaya çıkıyordu Müslime’nin. Dedesi bildiği babasıymış, babası bildiği amcasıymış. Dedesi mi, babası mı olan birinin aslında hiçbir şeyi olmayan biri tarafından hayattan koparılmıştı.

Yahu nasıl bir cehennemdeyiz demekten kendimi alamıyorum.

Ülkemin böyle haberlerle anılmaması gerektiğini düşünüyorum ama maalesef her gün farklı şehirlerde farklı dramları izlemek durumunda kalıyorduk işte. Daha önce Adana’da Özgecan Aslan’ın hunharca öldürülmesini mi ifade edelim?

Yemek yemediği için babası tarafından öldürülen Elif’i mi,  Adıyaman’da öldürülen Hüseyin’i mi?

Ya da diri diri mezarlıkta toprağa gömülmek istenilen bebeği mi? Hangi olayı lanetleyelim?

Bilemiyorum. Aslında bu vahim durumları tetikleyen durumların olduğunu düşünmeliyiz.

Şöyle düşünüyorum: Her türlü sapkın cinsel ilişki biçimini medyalarda sunulmasıyla iğrenç kişiliklerin ortaya çıkmasına yol açmış olabilir mi?

TV dizileri, internet siteleri, sosyal medya mecraları en ince ayrıntısına kadar denetlenmesi gerektiğini belirtmek istiyorum.

Böyle olumsuzlukların yaşanmaması için Anayasamıza idam hükmünün getirilmesi gerektiğini de belirtmekten kendimi alamıyorum.

Böyle olayların yaşanmaması temennisiyle sağlıkla kalınız.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu