Köşe Yazıları

Yeter ki halis niyet ile başla

Adaleti ve cömertliği ile tanınan İran kisrasi Nûşirevan, beğenip taktir ettiği kişilere “aferin” dermiş. Onun “aferin” inini almak gerçekten zor ve kıymetliymiş. Bunu çevresindeki herkes çok iyi bilirmiş. Çünkü yanında daima bulunan veznedarı da her aferin için bin altın ödül verirmiş aferin alan kişiye.

Nûşirevan günün birinde sefere giderken yol kenarında bol meyve ağaçları olan yerlerden gelmiyormuş. Bahçelerin sonun da meyve ağaçlarının olmadığı boş bir bahçede ağaç diken bir ihtiyar görmüş. Ve ona;

“Ey ihtiyar dikiyorsun da yiyebilecek misin ağacın meyvesini? diye sormuş.

İhtiyar; elini kaldırıp arkasındaki bahçeleri işaret ederek “Diktiler yiyoruz, yesinler diye dikiyoruz ” demiş. Bu cevap Nûşirevan ‘in pek hoşuna gitmiş ve “aferin” demiş. Bunu duyan veznedar ihtiyara bin altın ödülü vermiş. İhtiyar çok şaşırmış ve, tam;

Nûşirevan  yola koyulurken, ardından seslenmiş;

“Ey Nûşirevan gördün mü,  ağacın meyvesini  ne çabuk yedim!”

Nûşirevan  ihtiyarın bu tespitini  de çok beğenmiş  ve “aferin, aferin” demiş. Ve ihtiyar böylece  iki bin altın daha kazanmış.

Tüketim toplumunda yaşadığımız  şu günlerde.  Yaptığımız her şeyin hemen sonuçlanmasını istemek ve karşılığını hemen almaya çalışmamız bizi inanılmaz tüketici ve bencil yaptı. Gelecek nesil, bizden sonrakiler gibi kavramları kullanmak yerine; bana ne faydası var, ben kadar kazanacağım diye cümleleri çok duyar olduk.

Aslında sen şimdi sana faydası olmayacağını düşündüğün şeylere halis niyetle başlarsan, belki elle tutulur  bir fayda görmesinde ruhunda bir fayda hissedeceksiniz. Halis niyet yaparken bile fayda sağlar insana. Yeter ki niyetin halis olsun…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu