Köşe Yazıları

Yeni bir “milat” olarak : CORONA VİRÜS ÖNCESİ / SONRASI…

Milat, başka bir ifadeyle “dönüm noktası”, dünyanın ve insanlık tarihinin en ömenli olaylarına verilen bir terimdir. Hristiyan Batı dünyasında Hz. İsa’nın doğumu, tüm dinlerde de Hz. Nuh tufanı birer milat (dönüm noktası) olarak kabul edilir.

Değerli dostlar; Müslüman, Yahudi, Hristiyan, Budist, Ateist, zengin- fakir tanımayan, bütün insanları evlerine hapseden, yerkürenin hemen hemen tamamını (176 ülke) istila eden Covid 19  salgını, ilk kez “eşit”!!! bir çaresizlik, bir milat, bir dönüm noktası yaşatıyor  bütün dünyaya.

Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi bilimin öncülüğünde yapılması geren bütün bilimsel çalışmaların mutlaka yapılması ve alınması gereken bütün önlemlerin alınması zarureyeti çok açıktır. Bunun altını bir kez daha önemine binaen çizmek isterim.

Ancak bu tür küresel salgınlara, “küresel” afet ve musibetlere Kur’an perspektifinden bakmamız gerektiğine ısrarla hatırlatmak isterim. Çünkü dünya bugüne kadar çok ciddi zulümlere, sapıklıklara ve hatta “ilahlık” iddiarına,  raydan çıkışlara sahne olmuş. Hemen akabinde de afetleri, musibetleri, taş yağmurlarını, sel, rüzgar  ile alt- üst oluşları, yok oluşları yaşamıştır.

Yüce kitabımızın en az üçte biri bize yol göstermek Hak ile batılı ayırt etmek, doğru- yanlış- iyi- kötü- hayır ve şerri anlarmak için peygamber kıssalarını yani hayatlarını ve tebliğ mğcadelelerini  anlatır. Evlere kapandığımız şu günlerde bu peygamber kıssalarını (örnek hayatlarını) okumanızı istirham ederken özellikle üç tanesini ( günümüzü çok iyi anlattığı için) dikkatinize sunmak istiyorum.

Değerli dostlar, dünyada “ilk 20”!!! kişinin serveti, (buraya dikkat) yoksul grupta yer alan “3 milyar 800 milyon” kişinin mal varlığından daha fazla.

Merhum Necip Fazıl ın  :

” Allahın on pulunu bekleye dursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.” diye nitelediği bir devir / dönem yaşıyoruz.

Bu zengin kesim, dünyada her şeyi elde etmiş olmaları yetmiyormuş diğer gezegenleri kendi aralarında paylaşmaya, işgal etmeye başladılar. ( Dünyanın sayılı zenginlerinden Elon Musk, SpaceX tarafından geliştirilen Falcon Heavy roketine yüklediği Tesla Roadster aracını bu yılın başında uzaya göndermişti. SpaceX, uzaya gönderilen Tesla Roadster aracının Mars’a ulaştığını duyurdu. Yenişafak. 04.08 2018) günümüzün islami kılıflı Haman ve Karunları, Firavunları ile beraber hem de.

Değerli dostlar gelin şimdi meseleye bir de kuranın gözünden bakalım. Tabi tam burada içimizden ” kuranın bu meselelere ne ilgisi var” diyenler olabilir. Onlar için de merhum Mehmet Akif in dizeleriyle seslenmek istiyorum.

İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin

Ne taze mezara okunmak, ne fal bakmak için!!!

İşte 1. Kıssa:

Ku’an’ın bir çok sure ve ayetinde anlatılan Hz. Musa’nın Firavun ile “ilahlık ve hakimiyet mücadelesi” nin anlatılması dikkat çekicidir.

Karun, Hz. Musa’nın yeğenidir, Haman ise Firavun’un başbakanıdır. Hz. Musa ile akraba olmasına rağmen Firavun kendisine sağladığı dünyevi imkan ve fırsatlar nedeni ile ” O ( Musa), yalancı ve büyücünün biridir. (Mü’min/ 23-24) diyebilmiştir. ‘Gerçek şu ki Karun, Musa’nın kavmindendi. Ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki onun (hazinelerinin) anahtarlarını taşımaya çalışan, güçlü bir topluluğa bile ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: ‘şımararak sevinme çünkü Allah, şımararak sevinenleri sevmez.’

‘Allah’ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk yapma, arama. Çünkü Allah bozgunculuk yapanları sevmez.’

Karun, Rabbimizin bu ikazlarına şöyle cevap verdi: ‘Bu sahip olduğu servet benim ilim ve bilgim dolayısıyla bana verilmiştir. Halbuki o Karun bilmez mi ki gerçekten Allah, kendisinden önceki kuşaklardan daha güçlü ve kuvvetli, insan sayısı bakımından da daha çok olan kimseleri yıkıma uğratmıştır. Suçlu ve günahkarlardan, kendi suçu sorulmaz.’

‘Dünya hayatını isteyenler, ‘Ah keşke Karun’a verilenin bir kısmı bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir’ dediler.

‘Kendilerine ilim verilenler ise ‘Yazıklar olsun size! Allah’ın sevabı, iman eden ve Salih amel işleyenler için daha hayırlıdır, bunu da sabredenlerden başkası kavuşturulmaz’ dediler.(Kasas/76-80)

Ahlaksızlığı, haddi aşması, dünyevileşme ve iktidar hırsı, sahip oldukları güç- kuvvet ve bilim ile kibir ve üstün görme gururu ile öne çıkan.

  1. Kıssa:

Yeryüzünde yeni bir millet göründü : Ad Kavmi

Tufandan kurtulanların soyundanlardı. Yurtları Ahkaf idi. (Ahkaf/ 21) Ahkaf, Yemen ile Umman arasında bir bölgedir. Evleri kat kat idi; muhteşem sarayları, oğulları, malları, duvarları vardı. Etrafı bağları, bahçeler sarmıştı. Ahkaf, “İrem” diye ün almıştı.(Fecr/7-8) ‘Bizden daha kuvvetli kim vardır? demişti. Allah’ın kendilerinden daha kuvvetli olduğunu görmüyorlardı değil mi? Ayetlerimizi bile bile inkar ediyorlardı.(Fussilet/ 15)

İşte bu nimet ve zenginliğini inkar eden Ad kavmini Hz. Hud şöyle ikaz ediyor: ‘ Ey milletim, Allah’a itaat edin sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz her yüksek yere koca koca binalar(saraylar) kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı mı zannediyorsunuz? Sağlam yapılar mı ediniyorsunuz? (Şuara/ 127- 135) Ad milletinin inkarcı ileri gelenleri ‘ Biz senin beyinsiz olduğunu görüyor ve seni yalancı kabul ediyoruz. Bize, bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söylüyor isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir, haydi bizi azaba uğrat.’ (Ahkaf/22, Hud/53, Araf/70)

‘Ad milleti de, kasıp kavuran şiddetli bir rüzgar ile yok edildi. Allah o şiddetli rüzgarı, üzerlerine yedi gece sekiz gün estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün. Şimdi onlardan hiç geriye kalan görüyor musun? (el-Hakkas/ 6-8)

‘Rezillik azabını, onlara dünya hayatında tattırmak için o uğursuz günlerde üzerlerine kavurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı ise çok daha alçaltıcıdır ve onlar yardım da görmezler. (Fusssilet/ 16)

  1. Kıssa :

Zulmün ve çaresizliğin sembolü : Fil olay (Ebabiller)

Namazlarda sık sık okuduğumuz Fil Suresinin mealine hiç dikkat ettiniz mi? Yemen meliki Ebrehe San’a’da yaptırdığı kiliseye hacıları çekmek için Kabe’yi yıkmaya geliyor. Ebrehe Mekke’ye yaklaştığında buranın halkı onun ordusundan ve zulmünden korktukları için dağlara kaçtılar. Hz. Peygamberin dedesi Abdulmuttalib: Bu ev Allah’ın evidir, dilerse O, onu korur. (S. Tefasir c.7- s.430)

Yüce Allah Ebrehe ordusuna siyah kuşlar gönderdi. Biri gagasında ikisi de ayaklarında üç taş taşıyan bu kuşlar attıkları taşlar ile onları helak etti. İnanan- inanmayan herkes ” Fil olayından önce, Fil olayından şu kadar yıl sonra diyerek” yeni bir tarihi milad ve dönüm noktası oldu bu olay. Kur’an’ın anlattığı bu tarihsel süreçlerle günümüz dünyası ne kadar da benziyor. Küresel zalimler topluluğu bütün insanlığı teslim almış durumda. Bunlara karşı savaşacak gücümüz yok. Biz ancak Rabbimiz’e sığınıyor, ona ibadet ediyor ve O’ndan yardım istiyoruz. O bize yeter.

Selametle… Allah’a emanet olunuz.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı