Anasayfa / Köşe Yazıları / Yahudilik – Masonluk – 2-

Yazar Mehmet Özçelik

rerererer

Yahudilik – Masonluk – 2-

-Masonlar, cumhuriyetin ilk on yılında Türkiye’de hiçbir baskıyla karşılaşmamış,
her türlü faaliyetlerini büyük bir serbestiyet içinde icra etmişlerdir.[1]

O döneme dair Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde yer alan belgeler de Cumhuriyetin
ilk yıllarında masonların Mustafa Kemal Paşa’ya yakın ilgi gösterdiklerini ortaya
koymaktadır. 28 Temmuz 1932 tarihinde Yeşoua (Yuşa) Elnekave adlı bir mason
tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin Reis-i Cumhuru Atatürk’e hitaben yazılan mektup ilgi çekicidir. Kendi ifadesine göre, İstanbul Kadıköy’de Yeldeğirmeni semtinde ikamet eden Elnekave, Dışişleri Bakanlığından emekli bir bürokrattır. Elnekave, mektubun başında Atatürk’ün bütün Türklerin babası ve velisi olduğu gibi, Türkiye’de yaşayan masonların da en büyük hamisinin de kendileri olduğunu ifade ediyor. Türkiye’de yaşayan masonların hükümetin desteği sayesinde hiçbir baskıya maruz kalmadıklarını belirten Elnekave, kendileri açısından her şeyin mükemmel olduğunu zikrediyor.

Elnekave, bütün bu mükemmellikler içinde sadece bir boşluk bulunduğunu, o boşluğu da bizzat “zat-ı devletlerinin imla ve ikmal buyurabileceklerini”, yani “zat-ı riyaset-penahilerinin (Cumhurbaşkanının) sinelerinin içinde bulunmasıyla kabil olabileceğini” belirtiyor. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu ve Cumhurbaşkanını açıkça masonluğa davet ediyor ve ardından ilave ediyor:
“Muhterem simanızı cemiyet-i insaniyemizde görmek bizim için ve bütün dünya Masonluğu için pek büyük bir bahtiyarlıktır. Her memlekette devlet ve millet reislerinin
Masonluğa kayd-u iltihak olunmalarıyla Masonlar nasıl şereflenirlerse biz Türk masonları dahi o şereften mahrum kalmayub iltihakınızla daima şeref üzerine şereflenmek isteriz.”

Türkiye Masonlarının üstad-ı azamı Remzi Sanver, bir TV programında Atatürk’ün mason olup olmadığı yönündeki soru üzerine şu cevabı vermişti:
“Gerçekten bilmiyoruz… Birisinin mason olduğunu söyleyebilmek için ya bir locanın kayıt defterinde ismi olması lazım ya da localar toplantıların sonunda bir özet yazılır. Bizim elimizdeki belgelerde Atatürk’e dair böyle bir belge yok. Ama Avrupa’daki bazı mason tarihçileri mason listeleri yaparken Mustafa Kemal Atatürk’ü de bu masonlara dahil ederler. Ama böyle bir belge yok, olmadıkça da “Bilmiyoruz” demek zorundayız”[2]

-1920 yılında Londra’da yayınlanan Morning Post gazetesi de; “Kesin olarak  söyleyebiliriz ki, Türk İhtilali hemen hemen tümüyle bir Mason-Musevi komplosudur.”[3]

-“Atatürk çevresindeki, hem ittihatçı, hem mason olan asker ve sivil arkadaşlarının etkisiyle, `önce mason, sonra ittihatçı´ kuralına uygun olarak önce `Macedonia Risorta´ locasında mason olmuş ve bunu takiben de İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne 1907 yılında 322 numara ile üye yapılmıştır.”[4]

-Araştırmacı Bilal Şimşir, Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan, “İngiliz Gizli Belgeleri’nde Atatürk” adlı çalışmasında, 29 Ocak 1921 tarih ve sayı 35, İstanbul Genel Karargahı’ndaki General Harington’dan Ingiltere Savunma Bakanlığı’na gönderilen “Şifre Tel No:1,9821-Gizli” kayıtlı evrakta, M. Kemal hakkında derlenen bilgilerde;

“Selanik ve Manastır’daki okullarda çalışkandı. Harbiye’de hararetli milliyetçi oldu. Arkadaşları arasında âsi yaratılışıyla sivrildi. Suriye’den Selanik’e atanınca, 1907’de İttihat ve Terakki ve İtalyan mason locasına girdi. Yetenekli bir kurmay subay ve yurtseverdi. Çanakkale savaşında Liman von Sanders’e itaatsizlik, Enver Paşayla kavga etti, bir gözünü kaybetti. Veliaht Vahidettin’le Avrupa’ya gitti. Mayıs 1919’da Anadolu’ya gönderilirken kendisine 40.000 lira verildi.”denildiğini aktarmaktadır.[5]

-1931 yılında devlet eliyle bastırılıp okullarda okutulan 4 Ciltlik Tarih ve İslam Tarihi kitabı bir müslüman kitabı olmayıp, onun içerisinde hezeyanların bir kısmına bakın neler yazıyor:

“Muhammedin çocukluğuna ve gençliğine ait malumata sonradan katılmış çok uydurma şeyler vardır ; onun vatandaşlarını dine davete başladıktan sonraki hayatı daha çok malumdur.”[6]

-“Muhammedin koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir . Bu esasları ihtiva eden cümlelere Ayet, Ayetlerden mürekkep par­çalara da Sure derler. İslam an’anesinde bu ayetlerin Muhammede Cebrail adında bir melek vasıtasile Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur:
Tarihi nokta-i nazardan da mütalea edildiği zaman görülüyor ki: Muhammet birdenbire Allahın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, Arapların ahlak ve adetlerinin pek fena ve pek iptidai ve ıslaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları ıslah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sora kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur. Vahiy, ilham fikri Muhammetten evel de Araplarca meçhul değildi.”[7]

-“Muhammette diğer peygamberler gibi kendisine ilham eden kuvvetin insanları iğfal eden bir kuvvet olmayıp, onları hayır ve saadete irşat eden ilahi bir kuvvet olduğuna samimi olarak inandı .”[8]

****************   

Her şey lozan anlaşması ile başladı.

24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşmasının imzalanmasıyla birlikte inkilaplar başlamış, geçmişe aid olan her şeyin üzerine sünger çekilmiştir.

Her şey Büyük Doğu’nun yirmi dokuzuncu sayısında; “Lozan’ın İçyüzü” diye yazılan makalede açıkça görülmektedir.[9]

Birbirimizle bir asırdır düşmanı bırakıp kendimizle kavgalı olmamız bu anlaşma, sözleşme ve verilen sözlerde yatmaktadır.

-”İsminin Rasim Ferit olduğunu öğrendiğim şaşı gözlü bir doktor gelerek Atatürkün elini öptü ve işaret edilen yere oturdu, konuşmağa başladı. Kendisi Mason imiş, sözleri de masonluk hikâyeleri. Atatürk bir zamanlar kendisini de mason yapmak istediklerini fakat Kabul etmediğini söyledi. İstanbulda mason üstadı azamı temyiz azasından Servet Bey isminde bir zatmış istifa ettirmiş.”[10]

-İNKILAPLAR UĞRUNA ÖLEN SAYISI !!! Şimdi sizlere, Kemalistliğinden zerre şüphe edilemeyecek bir kalem olan Falih Rıfkı Atay’dan bir iktibas yapacağız! İnkılâplar uğruna katledilen 500.000 insan!! Bu millet Çanakkale’de 400 bin, Yunan harbinde ise 10 bin şehid vermiştir! Ama inkılâplar için tamı tamına 500.000! “İrtica ile boğuşmanın istilayı söküp atmaktan daha lâzım ve zor olduğunu belirtmek isteriz. Onun içindir ki, Kurtuluş savaşındaki (10bin) can kaybının 50 kat fazlasını irtica ile savaşta verildiğini hatırlatmak gerekir. (..) ”[11]


[1] Mason Mahfili, t. y., Türkiye’de Masonluk Tarihi.

[2] Habertürk, 2010. Atatürk Döneminde Masonluk ve Masonlarla İlişkilere Dair Bazı Arşiv Belgeleri
Kemal Özcan, Prof.Dr., NEÜ SBBF Tarih Bölümü, Prof., N.E.Univ. Historical Department.Sh.3.

[3] Morning Post gazetesi, 1920. Aktaran: Tamer Ayan, Atatürk ve Masonluk, Istanbul, 2008, sayfa 127.

[4] Tamer Ayan, Atatürk ve Masonluk, Istanbul, 2008, sayfa 159-161.

[5] İlgili cümlenin ingilizcesi aynen şöyle: “In 1907, General Staff Salonika, where he became member of C.U.P.* and initiated into Free Masonry in the Italian Lodge.

Bilal Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk, Türk Tarih Kurumu Yayını, 1979, cild 3, sayfa 96. (2. Baskı, cild 3, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 2000, sayfa 96, 97.) Ingiliz Arsivi. Foreign Office 371/6465/E.1473.

Bütün belgeleriyle Atatürkün mason olduğu isbat edilmektedir.

[6] C-2/112. TARiH-ıı.ı 9 3 1-İSTANBUL-DEVLET MATBAASI.

[7] Age.113.

[8] Age.114.

[9] http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/emirdag-lahikasi/nihai-vesika/277

[10] 10 YIL SAVAS 1912 -1922 V E ,S O N R A S I»-Emekli Orgeneral F A H R E T T İN ALTAY.Sh.408.

[11] Falih Rıfkı Atay Eski Saat, S. 330. https://mobile.donanimhaber.com/falih-rifki-eski-saat–92654255

https://www.google.com/amp/s/docplayer.biz.tr/amp/111952289-Ataturk-un-bana-anlattiklari.html

Bu Habere de Bakın

Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy

İstanbul’da yaşayanlar, hafta sonu veya kısa tatillerini değerlendirmek için İstanbul’un dışına kaçmaya çalışırlar. Şehrin gürültüsünden, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir