Köşe Yazıları

Vali Esensoy

Bugün vefat eden, 1983-86 yıllarında Adıyaman Valiliği de yapan Kemal Esensoy’la ilgili 2010 tarihli (kendisyle ilgili bir kitapta da yayınlanan yazım ektedir.

 

Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.

 

Vali esensoy…

Bazı insanlar vardır, gittikleri yerlere iz bırakır, bazısı da hancı-yolcu hesabı gidip-gelir, ancak ne bir iz, ne de bir seda bırakır.

Bir esnaf arkadaşın iş yerinde sohbetteydik, konu elbette Adıyaman ve neden sorunlarını aşamamasıydı.

Esnaf arkadaş, “bizim sorunlarımızın bitmesi için yöneticilerimizin çok ama çok özverili, ellerini ve hatta bedenlerini taşın altına koyması lazım” dedi.

Diğer misafir, “Evet ama onlardan önce de biz, yani Adıyaman halkı başka şehirlerdeki insanlar gibi kararlı, birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız” diye tamamladı.

Mekân sahibi, “Abi, eğer bizleri yönetenler özverili olmazsa biz ne kadar birlik ve beraberlik göstersek de başarılı olamayız” dedi ve bir örnek verdi: “15-16 yaşlarındaydık, arkadaşlarımızla içki içmeye alışmıştık, bir gün hamsi balığı ve biraz da meyve almış, şarabımızla dereye gitmiştik. Dere kenarında içiyorduk. Bir adam geldi, lacivert takımlıydı. ‘Afiyet olsun gençler’ dedi. Teşekkür ettik ve ‘buyur amca sen de bize takıl’ dedik. Adam çöktü, biraz balık yedi ve ‘ben içki içmiyorum’ dedi. ‘Hayırdır amca ne geziyorsun burada’ dedik. O da ‘esas ben size soracaktım, hayırdır, neden buradasınız ve içiyorsunuz’diye sordu. Biz de ‘vakit geçiriyoruz’ dedik. Adam, ‘işiniz yok mu, neden çalışmıyorsunuz da buralardasınız’ diye devam etti sorusuna. Biz de ‘işimiz yok’ dedik. Adam, ‘iş bulursanız yapar mısınız, çalışır mısınız’ dedi. Biz de ‘neden yapmayalım, çalışırız tabi’ dedik. Adam ‘ama kesin söyleyin, sizi işi alacağım’ dedi. Doğrusu biz adamın bizim balığı yediği için laf olsun diye konuştuğunu, Adıyaman tabiriyle kafa bulduğunu düşündük, dedik ‘evet çalışacağız’ diye söz verdik. Dedi ‘o zaman yarın gelin size iş vereceğim’. O ara oturduğumuz yerin ilerisinde bekleyen iki adam dikkatimizi çekti. ‘Bunlar neden bakıyor bize, onlar da gelseydi yemeğe’ dedik. Adam ‘onları boş verin, siz yarın gelin yanıma’ dedi. Biz tamam da ‘sen kimsin ki amca, nereye geleceğiz’ dedik.”

Arkadaş, uzaklara dalmıştı, gözleri hüzünle dolu bir şekilde devam etti;

“Adam, dedi ki, ‘ben Vali Kemal Esensoy’um.”

Orada bulunan herkes şaşırdı, biri birimize baktık.

Vali Esensoy’un bu tür çıkışlarını duymuştuk, sabah ezanında başında kasket, bacağında Adıyaman şalvarıyla çöpçülerle yaptığı sohbeti, onlara temizlik yaparken yaptığı yardımı, taksici kılığında yollarda gezip, insanların düşüncelerini, sıkıntılarını dinlediğini duymuştuk ama bu örneği ilk kez duyuyorduk.

Dere dediğimiz yeri Adıyamanlı olmayanlar bilemez belki, Adıyaman’ın 3 yanından akıp giden kanalizasyon atıklarının açıkta aktığı sular şimdi birçok bölgede ıslah edilmiş, üzeri kapatılmış durumda olduğundan o ortamı çok insan hatırlamaz..

Kısacası Adıyaman’da pisliğin içerisinde, pis kokular içerisinde olan böyle yerlere giden bir Vali görev yapmış ama o da başarılı olamamış..

Bir Vali, yani ili yöneten insan düşünün; Derelere gidip oralarda kötü alışkanlık edinen çocukları ikna etmek için riske giriyor, onları ikna ediyor, işe alıyor, kötü alışkanlıktan kurtarıyor…

“Elini, hatta bedenini taşın altına koymak” dedikleri işte budur!

Sayısı az olsa da, örneğini çoğaltamazsak da böyle idareciler de gördü bu şehir. Ama gelişmesi yıllar aldı, sorunları büyükçe büyüdü.

Çünkü devamı gelmedi…

Çünkü Kemal Esensoy gibi insanların sayısı artmadı, aksine eksildi. Çünkü “nemelazım” demeyi alışkanlık haline getiren, özellikle Adıyamanlı bürokratlarımız yıllarca biri birinin şikâyetiyle uğraştı, tayiniyle uğraştı!

Bu vesileyle Vali Kemal Esensoy’u bir kez daha saygı ile anıyorum.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı