Köşe Yazıları

Üç mühim mesele… 

Üç mühim meselemiz var, dedi ihtiyar.

Söyleyeceğimi  bu üç şeyi sakın unutma.

Bu üç şeyden ödün verme,

Bu üç şeyi ihmal etme,

Dedim,

Söyle azizim, nedir bu üç mesele?

Dedi, İlki izandır.

İzan fehmetme yetisidir. Bir meselenin doğruluğu ve yanlışlığı akıl etme yetisi ile ilgilidir. Akıl etme yetisini ve ince düşünebilme marifetini kaybeden kişi sağlıklı karar alamayacağı gibi çevresi için büyük felaketlere de yol açabilir.

İzan, ince düşünebilme sanatıdır.

İkincisi nedir dedim, azizim.

Dedi; Mizandır.

Mizan, adalettir, hukuktur.

Hangi gediğe hangi taş yerleştirilecekse en uygun taşı yerleştirebilmektir. Mülkün ve hakikatin temelidir. Eşyayı hakikatine uygun kullanmaktır.

Mizan, ihtiyar kadının hükümdara adil davranması noktasında kılıcını göstererek had bildirmesidir.  Atın önüne otu,  çomarın önüne eti bırakma sanatıdır.

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” ilahi hükmüdür. Sanık sandalyesinde babası olsa dahi hakimin hakikatin hükmüne göre karar vermesidir.

Babası peygamber olan Fatma’nın köle  Bilal ile aynı hükme tabi oluşudur.

Dedim, peki üçüncü mesele nedir?

Dedi, vicdandır.

Merhamet sahibi olmayan adam her şeyini yitirmiş adamdır.

Vicdan en vahşi hayvanı bile yavrusuna karşı şefkatli yapar.

İnsan iki sefer düşünür her şeyi, iki sefer düşünür yapacağı eylemi.

Toplumu düşünür, tabiatı düşünür…

… Vicdan bittiğinde büyük bir hırs dolanır sokakları… İnsan, insanlığından çıkar, canavara dönüşür.

İzan, mizan, vicdan üç mühim meselemizdir bizim.

Etrafındaki alkış tufanına kulak kapa ve unutma bunlardan birini bile tükettiğinde tüketmişsin her şeyi.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı