Köşe Yazıları

Türkiyem’e Ağıt

Türkiyem’e Ağıt

 

Türkiye, taşıyla toprağıyla, kutsal vatan özelliğine sahip, her karışı atalarımızın kanlarıyla yoğrulmuş ecdat yadigarı. At izininin it izine karıştığı, Şeyh ile fırıldakçı şeytanların aynı safta buluştuğu bu günlerde bu kutsal emanete ihanet edenler daha çok şirazelerinden çıkıp, dıştaki ağababalarının ekmeğine yağ çalmaya başladılar .içteki maşalar, dıştaki piyonlar aynı masa etrafında ülkemizi parçalamanın talihsizliğine kapılmış gidiyorlar.

Üstad Abdurrahim Karakoç’un, “Hasan’a mektuplar “ adlı şiir demetinden bu günkü halimizi anlatan birkaç dize’siyle sizleri baş başa bırakıyorum:

Buyurun söz Karakoç’un:

 

HASAN’A MEKTUP

Mektup yazdım Hasan’a .. Ha Hasan’a, ha sana…

 

Oğul, bir mektup yaz bizim Hasan’a,/ Bildir ki itlerin çoğu öldü de.

Tor tosunlar kayış yardı bu sene, / Koç öküzler epey ayrık oldu bu sene.

 

Aramızda yamrı-yumru tepeler, / Sokaklarda seyip gezdi sopalar.

Sen giderken yeni doğan sıpalar, / torunlu morunlu eşek oldu de.

 

Köye çoban ettik sağır İbiş’i, / Çatal doğurtuyor erkek çebiş’i.

Yağcılıktan yükün tuttu çok kişi / Gene aşiretin yüzü güldü de.

 

İbibikler dama yaptı yuvayı, / Pis kokudan balta kesmez havayı.

Sorarsa şo bizim eski davayı, / Can sıkmasın, kıyamete kaldı de.

 

Biraz daha azdı dünkü sinekler / Yular bırakmadı kırdı inekler

Çıkın edip gönderdiğin dilekler/ Yalınayak, gözü yaşlı geldi de.

 

İncitmeyin derken gönül hatırı / Gebe çıktı solakların katırı

Kör kıvrak bir kırık yemden ötürü / Düşmanların davulunu çaldı de.

 

Fukaralık bağdaş kurdu hasıra / Harçlık marçlık gönderemem bu sıra

Hele mektup için bakma kusura / Pul parası kesemizi deldi de.

 

Yırtıldı geceler çakal sesinden,/ Kazlar kafa çeker el kesesinden

Bozuk terazinin sol kefesinden / Demlenen hıyarlar rağbet buldu de.

 

Sen gideli çok haşerat türedi / Anaç balıkların hepsi tüledi.

Kavaklara kaplumbağa tünedi, / Yörük yaylasına Çingen tünedi de.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı