Köşe Yazıları

Türkiye neden Rus uçağını düşürdü?

Türkiye neden Rus uçağını düşürdü?

Geçen haftaki yazımı şu saptama ile bitirmiştim: “Türkiye, Ortadoğu’da oyun kuran bir ülke olma hayali ile 13 yıl önce yola koyuldu. Yanlış politikalar, yanlıştan dönmemeler, Kürtlerin kazanımlarına tahammülsüzlüklerle bugüne geldi. Artık Suriye masasında her şeyden vazgeçti, bir tek Cerablûs Kürtlerin eline düşmesin diye uğraşıyor… Şimdi ellerinde bir Cerablûs siyaseti kaldı.” Cerablûs siyasetine Türkiye’nin nasıl bir önem atfettiği, Rusya uçağını düşürecek kadar gözünü karartmasından belli oldu.

Türkiye, Suriye’de planladığı hiçbir sonuca ulaşamadı. Aksine bütün planlamaların tam tersi yaşandı. Esad gitmedi, Kürtler kantonlar kurdular. Türkiye bu sonuçları değiştiremeyeceğini anladı. Yapabileceği tek şeyin, Efrîn ve Kobanê kantonlarının birleşerek Cizîrê’ye kadar kesintisiz Rojava bölgesinin oluşmasını engellemek olduğunu düşündü. Son dönem bütün siyasetini, bu bölgede uçuşa yasak bölge oluşturmak ve mülteciler için yerleşim yerleri yapmak üzerine kurdu. Uluslararası toplumda bu teklifler karşılık bulmayınca, birdenbire Türkmen kartına sarıldı. IŞİD tarafından Türkmen kadınları cariye yapılırken, köle pazarlarında satılırken sesi çıkmayan Türkiye’nin böyle bir çıkışı da hiç kuşkusuz ki çok inandırıcı olmadı.

Lazkiye’nin kuzeyinde ve Hatay ilinin hemen altında yer alan ve Bayırbucak denilen bölge çok stratejik. Batısı Akdeniz’e açılıyor. Doğudan yukarı çıkınca da önce Halep’e, sonradan da iki Kürt kantonu olan Efrîn ve Kobanê’nin ortasına çıkıyor. Rusya sadece IŞİD’i değil, kendisine göre Suriye’nin bütünlüğünü tehdit ettiği bütün unsurlara saldırıyor. Rusya Suriye’ye IŞİD’i vurmak için girdi söylemi gerçeği yansıtmıyor. Rusya hava saldırılarına başladığı gün, bütün cihatçı grupların hedef olduğunu söylemişti. Rusya, cihatçıların bu bölgeden Akdeniz’e bir koridor açmalarını engellemeye çalışıyor. Kendi stratejileri doğrultusunda, düşman gördüğü yapıları bir planlama dâhilinde vuruyor. İşte Rus uçağı, cihatçı gruplara bu bölgede hava saldırısı düzenliyordu. Türkiye, Rus uçağını burada düşürdü.

Türkiye ise Kızıldağ ve çevresi ya da Bayırbucak denilen bu bölgedeki bazı gruplarla MİT üzerinden irtibatlı. Burada sadece Türkiye ile irtibatlı gruplar yok. El Nusra’dan otonom gruplara kadar birçok cihatçı örgüt var. Burada ılımlılar var söylemi, düşen pilotun tekbir eşliğinde linç edilmesi ile berhava edildi. Türkiye bu bölgedeki yapıların bir şemsiye altında mücadele ederek alan hâkimiyeti sağlamasını istiyordu. Sonrasında bu yapıları Halep üzerine sürecekti. Bu da başarılırsa, aynı yapıları Cerablûs’a yönlendirecekti. Nihai hedef buydu. Çünkü bu ortak yapı Cerablûs ve Ezaz’ı ele geçirdiğinde, Efrîn ve Kobanê arasında tampon bir bölge yaratmış olacaktı. YPG’nin bu bölgeye yapacağı bir saldırı hareketini, Türkiye kendine karşı yapılmış sayıp, kara operasyonuna girişecekti. Baştan beri ‘güvenli bölge’ ilan edilsin dediği bölge burası. Destek bulmayınca, kendisi böyle bir proje ile yola koyulmuş anlaşılan. Türkiye, Suriye sınırının tamamının Rojava ile oluşmasını engelleyecek böyle bir çalışmayı çok ciddiye almış. Öyle ciddiye almış ki Rus savaş uçağını düşürmeyi göze alıyor.

Türkiye Rus uçağını düşürerek, “bu bölge benim, burada planlarım var, bunu dikkate al” demek istedi. Rusya’nın nota vererek, bir iki tepki göstererek işi fazla uzatmayacağını ve mesajı alacağını hesapladı. AKP dış politikası Ortadoğu’yu hiç bilmediği gibi, Rusya’yı da pek tanımıyormuş. Suriye’nin Rusya için ne kadar önemli olduğunu kavrayamamış. Soğuk savaş döneminde bile kimse bir Rus uçağı düşürmeyi göze alamamışken, Türkiye’nin böyle bir eylemi Rusya’yı çıldırttı. 2. Dünya Savaşı’nda Alman faşizmini yenilgiye uğratan SSCB’nin mirasçısı Rusya’nın bunu kabullenemeyeceğini kestiremediler. Kürt fobisi, Türkiye’yi Rusya ile düşman hale getirdi. Rusya Genelkurmay Başkanı, Suriye’de tehdit gördüğümüz her unsuru direk vuracağız demesiyle, Türkiye Suriye’de ABD ile birlikte yürüttüğü hava faaliyetlerini dondurmak zorunda kaldı. Bir sürü ekonomik yaptırım geliyor. Doğalgaz kartı Putin’in masasında. Elinde bir Cerablûs siyaseti kalmış Türkiye, uçak düşürerek, Suriye sahasından çekilmek zorunda kaldı. Oysa ilk günden Suriye Kürtleri ile ittifak geliştirip, Rojava ile dayanışma gösterseydi, içeride çözüm sürecini hızlandırsaydı ne Rusya ile savaşın eşiğine gelmiş olurdu ne de böyle zor günleri yaşardık.

 

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı