Köşe Yazıları

Terör Ve Tedhiş Batı Kuklalarının Mesleğidir

Terör Ve Tedhiş Batı Kuklalarının Mesleğidir

İslâm terbiyesinden gelen helal, haram, hak, hukuk, sevgi, saygı, öteki alemde hesap verme, komşu, akraba, vatan, millet sevgisi, Hak rızası için fedakârlık, hayır hasenat yapma milli hüviyeti koruma, hürriyet ve istiklâl aşkı gibi değerler olmasa bu nesiller, maruz kaldıkları kültür emperyalizminin her gün yenilenen bombardımanı karşısında çoktan kaybolmuş olacaktı.

Fakat İlâhî bir lütuf olarak toplumda etkinlik kazanmaması için her türlü sınır konulmuş olan İslâmiyet, sırf gönüllere yerleşmiş olması sebebiyle varlığını devam ettirmekte, kendisini kabul ettirmektedir.

Toplumumuzun islâm’ı bilinçli olarak ne derece bildiği ve yaşadığı ayrı bir mevzudur.. Fakat şu bellidir ki, bu kadarcık bilinip, yaşanmasıyla dahi İslâm, toplumu nimetleriyle beslemektedir. Ve hiç şüphe etmeden söyleyebiliriz ki, bir sabun tozuna, bir çiklete tanındığı kadar bir reklâm, bir tanıtma hakkı islâm’a tanınsaydı, bu millet bütün dünyada örnek bir toplum olurdu.

Bu memlekette yıllarca öcü gibi gösterilen İslâm, hiçbir zaman sevdirilmedi. Müslümanlar hep tedhiş ve terör adamı olarak topluma lanse edildi. Müslümanca yaşamayı kolaylaştırmak, bunun çilesini çekmek, bunu düşünmek için gayret gösterenler, bir araya gelenler, her türlü engeli karşılarında buldular.

Yıllar var ki, Basın hürriyeti adına çıkan ve milli bünyeyi çürüten bir porno neşriyatı yaymaya verilen imkân, islâm’a verilmedi. Meselâ öğrencilik yıllarımızda seyrettiğimiz ve dilden dile dolaşan Dallas dizisi gibi ahlaksız Amerikan filmlerini, soyguncularla, eşkıyaları, kumar, içki ve cinayet sahnelerini, aile yapısını tahrip edici, sosyal ilişkileri zedeleyici filmleri gösterdiği kadar, milli ahlakımıza, milli büyüklerimize, tarihî şahsiyetlerimize, tarihte ve günümüzde, millet hayatımızda örnek olacak iftihar tablolarımıza, feragata, fedakârlığa, sevgiye, saygıya dair öyle programlar gösterilseydi bu gün bu terör ortamından belki de uzak olacaktık.

Eğer basın- medya, “Hayatın gayesi Hak rızası için halka ve millete hizmettir, Allah’ım yaratıklarına şefkattir” esasını işlese ve bütün bu değerleri bize anlatan, yaşayan, hayatında binlerce tablo ile örnekleştiren Kâinatın Efendisi(s.a.s)’i ve onun ashabını ve diğer milli büyüklerimizi gösterseydi, kesinlikle söyleyebiliriz ki bu ortam gülistana döner ve bu millet tarihinde olduğu gibi dünyada söz sahibi olurdu, dünyada muvazene unsuru olurdu.

İşte Müslüman kimliğimiz, bize kendi değerlerimizi hatırlatıp, yabacılaşmamızı önlemeye çalıştıkça, ecnebi ideolojilerin şartlandırdığı kimseler, bugün vatanımızın bölünmez bütünlüğü üzerinde hain planlar sergilemeye çalışıyorlar.

Fakat şimdi gözlerimizin önünde cereyan eden bir realite var. Dünyada siyasi rejimler milli hüviyetlere göre yeniden şekillenmektedir. Bize gelince, gençliğimiz ve aydınlarımız önünde Batı menşeli bir çok sistem şimdiye kadar arz-ı endam etmiştir. İnsanımız kavmiyetçiliğinden, pozitivizmine, sosyalizminden, kapitalizmine kadar her türlü ideolojiyi, fikir akımını benimsedi..Bunların çıkmaz yol olduğunu denedikten sonra milletimizin pek önemli bir kesimi tarih şuuru ile, asırlarca süren millet hayatında tecrübe etmiş olduğu milli değerlerine dönmek istiyor. Bu dönüşünde baskı söz konusu değildir ve olamaz da. Ama milletimizin kendi öz benliğine dönmemesi için şiddetli baskılar hep uygulandı. Asıl bağnazlık, antidemokratik davranışlar, hürriyetsizlikler bu dönmeyi önlemek için etkin güçler tarafından uygulanmak istenmektedir.

Şimdi insafla söyleyin: Tarihimize mal olan, milletimizin ruhu durumunda olan İslâm’ı yaşayıştan endişe etmek neden? Bu asil millet üç kıtada devlet yönetirken, bütün dünyada söz sahibi iken kendinden olmayan her türlü din ve ırk mensubuna bile insanca, töleransla davranırken, bu hükmü, bu uygulamayı iman ve inancından almıyor muydu?

Yahudi, Ermeni, Rum, Yunan, Bulgar, Sırp gibi nice yabancıları bile gölgesinde barındırmış bir milli değerden, niçin kendi milletimize mensup olanlar rahatsız oluyorlar, niçin endişe duyuyorlar, anlamak mümkün değil.

 

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı