Köşe YazılarıManşet

Tarihi Çarşı ve Tuz Hanı

Tarihi eserlerin restorasyonu ve sonraki dönemdeki işlevi sürekli bir tartışma konusu olmuştur. Adıyaman’da bulunan ve birçok pazarın birleşiminden oluşan Tarihi Çarşı ile daha önce insanlar ve binekleri için otel olarak hizmet gören Tarihi Tuz Hanı buna en güzel iki örnektir.

Bir yörede tarihe saygı varsa, tarihi eserler için kaygı duyulması, tedbir alınması, korunması ve aslına uygun şekilde kullanılması da mümkün olabilir. Ancak tarihe saygı yoksa tarihi kaygının olması da zaten beklenemez.

Adıyaman’da Tarihi Çarşı ile Tuz Hanı hem adı hem de işlevi nedeniyle sürekli bir tartışma konusu olmuş, olmaya da devam edeceği gün gibi açıktır.

Bunda esas sebep, tarihi eserlerimizi sahiplenmedeki samimiyetimizdir.

Samimiyet, o esere olan ilgi, umut, hayal, beklenti ve geleceğe dair planları da beraberinde getirir.

Uzun süredir Tarihi Çarşı ve Tuz Hanı’nın aslına uygun şekilde restore edilerek işletilmesi için emek veriliyor, zaman harcanıyor, bütçe ayrılıyor, masraf ediliyor, farklı farklı projeler uygulanıyor.

Ancak, gelinen nokta, Tarihi Çarşı ve Tuz Hanını sahiplenmede soruna neden oluyor.

Çarşı esnafı başta olmak üzere, Adıyaman’da yaşayan ve o bölgede çocukluğuna dair hayalleri olan, geleceğe dair umutlar besleyen her kişinin, oranın canlanması için beklentisi ve çabasının olması gerekir ama bu zorlamayla değil, sahiplenmeyle, sevgiyle, saygıyla ve şehrin kültürüne sahip çıkmayla olur.

Eski Adıyaman, Tarihi Çarşı ve çevresiyle bir anlam kazanıyordu. Yeni Adıyaman, hangi yönüyle bir anlam kazanıyor, önce bunu kendimize sormamız lazım.

Tarihi Çarşı’da Harfhane Gecelerinin düzenlenmesi önemli bir adım ama bu geceler, halk tarafından sahiplenip, çeşitlendirildiği zaman çok daha fazla bir anlam ifade edeceği kuşkusuzdur.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu