Anasayfa / Köşe Yazıları / Süt Sağmaya Devan Eden Vekil Olabilmek

Yazar A. Hakan Karayılan

Süt Sağmaya Devan Eden Vekil Olabilmek

Süt Sağmaya Devan Eden Vekil Olabilmek

Hz. Ebu Bekir (ra), halife seçilmeden önce mahallesinde oturan yardıma muhtaç bazı ailelerin koyunlarının sağılmasına yardım ederdi.

Halife seçildikten sonra aynı mahallede oturan ve koyunlarını Hz. Ebu Bekir’in sağdığı bir ailenin kızı şöyle dedi: “Artık bundan sonra koyunlarımız sağılmaz!”

Hz. Ebu Bekir (ra): Hayır, vallahi davarlarınızı sağmaya devam edeceğim. Üzerime aldığım bu işin daha önceki ahlakımı değiştirmeyeceğini ümit ediyorum, diye kızı teselli etti ve halife iken de mahallenin koyunlarını sağmaya devam etti. Hatta bazen koyunlarını sağdığı kimselere: “Nasıl istersiniz, sütü köpüklü mü sağayım, köpüksüz mü? Diye sorar, onlar nasıl isterlerse öyle sağardı.”

Bu müthiş kıssa, insanın yetki ve güç sahibi olmasından öncesinde ve sonrasındaki duygu, düşünce, inanç ve ahlaki anlayışını ortaya koyması açısından ilham vericidir. İnsan bitip tükenmeyen bir arzu ile yeryüzündeki sayısız nimetin peşinde ömrünü geçirir. Bazılarına ulaşır, bazılarına ulaşma arzusu ve ümidiyle yanıp tutuşur.

Allah ona bir nimet verdiğinde sevinir,  arzuladığı nimete ulaşamayınca da bazen ye’s’e düşer, nankörlük girdabında boğulur gider.

İnsan bazen nimet gördüklerinin kıymetini takdir edemez; nimet, külfete dönüşür. Elindekinin değerini doğru ölçemediğinde, Allah o nimeti ondan alır, nimetin kadrini bilen bir başkasına verir. Bazen de Allah ona, o çok arzuladığı şeyi vermez, kul üzülür ama bir bakarsın ki Allah, ona, ondan daha hayırlı bir nimet vermiş olmasın. Böylece Allah kulunu farkı şeylerle sınayarak onun şükrünü, hamdini, sabrını, tevekkülünü, velhasıl inancını kendisine göstermek ister.

Bize düşen emri bil mağruf, nehyi anil münkerdir. Yani iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ve tebliğ vazifemiz gereği kendimizden başlayarak bütün insanlara hakkı duyurmaya çalışmaktır.

24 Haziran seçimleri ülkemiz için dönüm noktalarından birisiydi sadece, sonrasında ise bizi çok daha çetin mücadeleler beklemektedir. Bu süreçte vatandaş olarak bizler, kazanımlarımıza sahip çıkarak onları korumak ve kollamak ile muvazzafız. Ülke yönetimini teslim ettiğimiz parlamento ve onun üyelerine düşen ise, bu emaneti sağ salim sahibine teslim etmek, emaneti zayi etmemek ve emanetin değerini ve kıymetini yükseltmektir.

Bundan dolayı;

Sizi seçen halkı unutmayınız. Size gönül veren, size umut bağlayan insanları yüz üstü bırakmayınız.

Vekil seçilmeden önce halkla ilişkiniz nasılsa, şimdi daha dikkatli ve hürmetli olunuz. Size emanet edilen sorumluluğun idrakini hiç hatırınızdan çıkarmayınız. Kimseyi ötekileştirmeyiniz, kimseyi kırmayınız.

Geçici makam ve mevkilerin baştan çıkarıcı hülyalarına kapılıp kendinizden, özünüzden, milletinizden ve Rabbinizden uzaklaşmayınız.

Eleştirilere açık olunuz, doğru söyleyenleri yanınızda tutup, hakikati gizleyenlerden uzak durunuz.

Hoşunuza gitmese de sizleri uyaran, sizi doğru yolda tutmak isteyen kimseleri dost edininiz. Çıkar gözetmeden hakkı ve hakkaniyeti savunan kimseleri, liyakat ve ehliyet sahibiyse bir yerlerde görev veriniz.

Sizden olmasa da işinde ehil olan, doğru, dürüst ve güvenilir olan insanlarla çalışmaya gayret gösteriniz. Emanetleri ehline teslim ediniz.

Muhalefetin eleştirilerini anlamaya çalışınız, sırf muhalefet oldukları için onların düşünce ve fikirlerini küçümsemeyiniz. Hatta muhaliflerinizden fikir ve düşünce almaya devam ediniz.

Kuşatıcı, birleştirici, kapsayıcı, yeni fikirlere açık, affedici olunuz. Kindar, gaddar ve ötekileştirici olmayınız.

Hz. Ebu Bekir (ra) gibi deyiniz: “Hayır, vallahi davarlarınızı sağmaya devam edeceğim. Üzerime aldığım bu işin daha önceki ahlakımı değiştirmeyeceğini ümit ediyorum.”

Yeni görevlerinizde muvaffakiyetler diliyorum…

 

Bu Habere de Bakın

Akadeş’e Selam, Eziyete Devam!

Akadeş’e Selam, Eziyete Devam! Açlık sınırı1893 TL. Yoksulluk sınırı 6166 TL. Ye dayanmış! Sadece 40 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir