Köşe Yazıları

Sözümüzde Durmak

Sözümüzde Durmak

 

Bizler insan olarak ve Müslüman olarak en belli başlı vasfımız, sözümüzün eri oluşumuzdadır. Müslümanlar sözlerinin eridirler. Bir Müslüman söz vermişse mutlaka yerine getirmelidir. Hadis-i Şerif’in ifadesiyle, “Müslüman sözünün esiridir.”

Esir, nasıl teslim olursa Müslüman da sözüne öyle teslim olur, ne söylemiş, ne vaad etmişse mutlaka yerine getirir, aksine ihtimal verilmez. Çünkü müslümanın münafık sıfatından soyutlanma hali de ancak verdiği sözü yerine getirmekle yerine gelmiş olur.

Bir insanın münafık ( iki yüzlü) olmamasının şartlarından biri de verdiği sözünde bulunmasıdır. Öyleyse bir insanın bu nahoş olan sıfatla anılmaması için verdiği sözünde itina ile, hassasiyetle durması gerekir.

Ancak, sadece söz, sadece su yüzüne yazılmış yazı gibi, boşlukta kalan vaad  yeterli değildir. Sözün bir de yazı ile teyid ve tescili gereklidir ki iş tam Müslüman işi olsun, boşluk kalmasın. Sonuında münakaşa olmasın.

Çevremize bakıyor ve görüyoruz ki, Bazı kimseler alışverişinde, yahut da borçlanmasında, ya da herhangi bir muamelesinde dertleniyor, alışveriş yaptığı kişi, sözünde durmamış, vaad yerine gelmemiş.

Sızlanırken söylenen cümle şöyle:

-Biz Müslüman işi olsun dedik, sözle bitirdik, yazıya dökmedik işi. Ne sened, ne çek, ne de başka bir tesbite gerek yok diye düşündük. Çünkü Müslüman işi olsun dedik!

İşte bu söylemler yanlıştır. Halbuki Müslümanda yazı, sened, çek, yani bir vesikanın olması gerekir. Yüce Yaratıcı İlâhî mesajında, Bakara suresinde şöyle buyuruyor:

-Ey iman edenler! Alışverişinizde, borçlanma ve diğer işlerinizde yazışmayı ihmal etmeyin. Yazıyla, âdil şahitle durumu teyid ve tescil edin !

Öyleyse müslümanın uyması gereken kural çok açık ve net bir şekilde önümüzde duruyor. Kendi ihmal ve kusurumuzu islâm’ın icabı imiş gibi gösterip de Müslüman işi olsun dersek, gerçekte bu iş Müslüman işi olmaz. Bu iş bilakis Müslümanlıktan habersiz insanların işi olur. Müslüman gereği gibi hareket ederse daha mutlu ve huzurlu olur.

Söz yeterli, yazıya gerek yok, Müslüman işi böyle deyip tembellik saikasıyla hareket edenler islamiyeti de töhmet altında bırakmış olurlar.

İslâm’da alışverişlerde vazgeçilmeyen temel bir unsur, münazaaya ve münakaşaya sebebiyet verecek boşluğun bırakılmamasıdır. Yani öylesine açık seçik konuşacak, net şekilde de yazacaksın ki, sonunda münakaşa ve münazaa ihtimali kalmayacak, bu takdirde İslâmî bir anlaşma yapmış sayılacaksın.

Bundan dolayıdır ki, alışverişlerde “hacılar gelinceye kadar”, yahut da “meyveler olgunlaşıncaya kadar..”  şeklinde bir anlaşma muteber değildir. Çünkü bunda münazaa vardır. Hacılar’ın ne zaman geleceği, meyvelerin ne zaman olgunlaşacağı kesin tarihli değildir.

Anlaşmalarda fiyat, müddet, tarih, arada konuşulan şartlar açık seçik şekilde yazılmalı, taraflar bunu net olarak bilmeli, şahitlerle de yazılarak teyid ve tescil edilmelidir ki, tam islamî sözleşme yerine gelmiş olsun.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı