Köşe Yazıları

Sırlarını Taşlara Fısıldayan Şehir; Adıyaman

Kadim coğrafya tanımı bir çok kent için kullanılır.

Bu kentlerden biride mezoptomya coğrafyasının kadim şehirlerinden biri olan Adıyaman’dır.

Kadim bir şehirdir çünkü geçmişinde farklı bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bir çok medeniyetin kesiştiği yer olmuştur.

Nemrut Dağı, Cendere Köprüsü, Eski Kahta Kalesi, Gerger Kalesi, Pirin Kaya Mezarlığı, Karakuş Tümülüsü, vb..eklemek isterseniz cümle uzayarak devem eder.

Tüm bu tarihi yer ve mekanlar kentler için büyük bir katma değerdir; kıymetini bilene, geçmiş üzerine yenilerini ekleme uğraşı içerisinde olanlara.

Evet kadim coğrafyanın kadim şehri Adıyaman geçmişin kıymetini bilmekten çok uzak.

Gerek kamu gerekse de özel sektör bu hazineyi bir türlü hak ettiği şekilde ele alamıyor.

İnanıyorum ki bu tarihi mekanlar bir başka ilde olsa idi ve bu geçmiş bir başka ile miras olarak kalsa idi o şehir bugün turizmin, sanatın ve kültürün başkenti olmaya aday olurdu.

***

Samsatlı Lukianos bu coğrafyanın insanlığa en büyük armağanıdır. Kendi doğup büyüdüğü kent olan samosata bugün sular altında. Samsatlı Lukianos üzerine neden ciddi manada çalışma yapılmaz anlamakta zorluk çekiyoruz. Çoğumuz kimdir, nedir, necidir bilmiyoruz. Belkide bilmek istemiyoruz.

Tanrıların tahtı nemrut tüm heybeti ile karşımızda duruyor. Ama biz nemrut dağının tarihi ile ilgili yıllardan beridir 1950’li yıllardan kalma bilgi dışında hiç bir şey bilmiyoruz. Merakta etmiyoruz.

***

Gelelim haftanın asıl meselesine

“Sırlarını Taşlarına Fısıldayan Şehir; Adiyaman” adlı bir serginin yapılacağı ile ilgili sosyal medayada tanıtım afişleri dönmeye başladı.

A.Sırrı Özbek ile M.Fatih Yıldız tarafından sergi ve kitap tanıtım programını büyük bir merak ile bekledik.

Şehre katma değer katmak adına 9-10-11 Eylül tarihlerinde yeni yapılan Halk Eğitim Merkezi müdürlüğünde sergi Adıyamanlı yurttaşlar için sergilenecekti.

Cuma günü saat 16’da kamu ve özel sektörden katılımcılarının yoğun ilgi gösterdiği açılış programi ile serginin açılışı yapıldı.

Açılışına yetişemedigim sergiye ikinci gün gittiğimde halk eğitim merkezinde serginin son bulduğunu, sergilenen ürünlerin sergi sahiplerince toplatıldığı bilgisini aldım.

Serginin yapıldığı alan yeni halk eğitim müdürlüğünün üst katıydı. Asansör çalışmadığı için mecburen merdivenlerle çıktım.

Sergi alanına geldiğimde karşımda toplanmış resimler, boş şovalyeler ve üstü bir örtü ile örtülmüş kitaplar buldum.

3 gün sürmesi planlanan sergi sadece bir kaç saatlik bir program sonrası Kahta ilçesinde Pazartesi günü sergilenmek üzere toplatılmıştı. Nedeni -Adıyaman Kamuyoyunun- sergiye ilgisizliğiydi.

700 bine yakın nüfusa sahip bir ilde sergiye gidecek hiç mi kimse olmaz?

Bu Şehir normal hayat çizgisinin dışına hic mi çıkmaz?

Kültür, sanat ve edebiyat neden bir anlam ifade etmez?

Yanlızca yurttaşta mı sorun yoksa organizatörlerde mi?

Takdir kamuyoyunundur…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu