Anasayfa / Köşe Yazıları / SELEFİ PERDESİ-1-

Yazar Adıyaman Güne Bakış Gazetesi

SELEFİ PERDESİ-1-

S

Peygamber Efendimiz zamanında sahabeler problemlerini ve sorularını direk Peygamberimize soruyor; ya cevabını hemen alıyor veya Cenab-ı Hak – Yes’eluneke- ifadeleriyle Peygamberimize sorulanlara direk Allah tarafından cevap veriliyordu.

Özellikle 3. Asırdan itibaren farklı dinlerden insanların islamiyete girmesiyle meydana gelen bulanıklıklar sebebiyle; bir yandan islami ilimlerin ana kaynağı ve de içtihat kapısı açılırken islami alanda farklılıklar ve farklı yollar ve mezhepler çıkıyordu.

Bir yandan bulanıklığı gidereyim darken, diğer yandan da bazı bulanıklıklar, diğer adıyla itikad ve amelde batıl ve sapık mezheplerde ortaya çıkıyordu.

Selefilik  bu noktada asla ve temele bağlı kalmak amacıyla ve de iyi niyetle ortaya çıkarken, zaman içerisinde bazı ifrat ve tefritler de baş gösteriyordu.

Ümmeti kucaklamakta zorlanıyordu.

Geçmişten günümüze doğru ise, siyaset arenasına çekilmesi, çehresinin değişmesiyle aynı safiyetini koruyamamıştır.

Tıpkı İngiliz siyasetine alet olan Suud devletinin Ve hhabiliği tercih ederken, islamı kısırlaştırmış, darlaştırmış, hareket alanını daraltırken, siyasetin ağırlığı dinin ağırlığını hafifleştirmiştir.

Dinin kişi veya devletler tarafından, doğru veya yanlış uygulamalar ve engellemeler sonucunda ortaya çıkan farklı mezhep ve tarikatlar; bir yandan dinin esnekliğini gösterirken, diğer yandan da bir ihtiyacın tezahürü olarak ortaya çıkmıştır.

Mezhep- tarikat- cemaat bunlar din olmayıp, dinin birer şubesidirler.

Tıpkı Erciyes dağından Kayserinin mahallelerine farklı yerlerden ve borulardan getirilen suyun aynı kaynaktan dağılımı gibi.

Yeter ki; sular yolda, boruda, evlere gelen seyir içerisinde bulanmasın ve bulandırılmasın.

Kaynak aynıdır. Her mahalle suyunu erciyesten almaktadır.

-Ağacın temeli ve kökü din ise; onun dalları, budakları cemaattır. Mezhepler, tarikatlar müşteridir, ücretlidir. Bunlar dini temsil ederler ancak din değildirler. Dinile eş değerde ve aynı noktada değerlendirilmez.

Ancak bunlar dinden beslenirler.

Ana kaynaktan çıkan su din ise, borular veya musluklar yoluyla evlere taşınan suda,dinin yani suyun ana kaynağından beslenmektedir. Sadece problem olacak olan,suyun bulandırılması, gerçek dışı olanların katıştırılması, kaynakların dar,yersiz ve yetersiz olmasıdır.

Kendine güvenen ve yeterli olduğuna inanan Hz. Musa gibi sondajını kendi oluştursun.

Bu amaçla ortaya konulan dini meseleleri dinin dışına atmak ne kadar tehlikeli bir durum ise, bunları da aynen din olarak kabul etmek de tehlikelidir.

Dinin dört temel esası olan terazisinde tartmalıdır.

Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere; hadis gibi şer’i delillere aykırı olmamalıdır.

****************    

Bir çok islam dışı şeyler Selefilik kılıfına büründürülerek, islam diye sunulmaktadır.

Deaş terör örgütü de bunlardan biridir.

-15 Temmuzdan önce Gaziantep merkezli bir terör oluşturulmakta idi.

Malatya buna her zaman hazır durumda idi. Adıyaman ise selefilik ve terörle beraber götürülmeye çalışılmakta idi.

Bu konuda Apo özel ilgi duyuyordu. Ondandır ki bazılarına özel sahip çıktı.

Daha önce de yazmıştım;[1] İlyas ve İshak babalar fitnesini. Zira önceleri de denenmişti.

Bir yakın arkadaş, şimdi başkanı hapiste olan selefi bir derneğe, bir arkadaşının oğlunun oraya gidip gitmemesi konusunda fikir danıştığını bana sorunca ben, ben olsam oğlumu oraya gondermem, deyince, tamam anlaşıldı, demişti.

Ortam kirli, destek büyük.

Türkiye Ortadoğuunn kalbidir.

Kalp durursa vücutta durur.

Ondandır ki bir yüz yılı daha şekillendirmek amacıyla sürekli kalbe hücum edilmektedir.[2]

-Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, itiraf dolu açıklamalarda bulundu. Washington Post Gazetesi›nden Karen De Young’a konuşan Veliaht Prens Selman, Soğuk Savaş döneminde ABD’nin talebiyle komünizme karşı Vehhabiliği yaymaya başladıklarını söyledi.

Selman, Vehhabiliği yayma faaliyetlerinin finansmanının artık hükümet değil, Suudi merkezli vakıflar tarafından sağlandığını sözlerine ekledi. Veliaht Prens, Ekim ayında yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan, radikal düşünceleri derhal yok ederek 1979 yılı öncesinde olduğu gibi ılımlı İslam’a ve normal yaşama dönecek” demişti.”

Yoksa Salmanın başına örülen Cemal Kaşıkçı olayı Suudi Arabistanı normal yaşama dönmekten engellemek için, devre dışı mı bırakıldı?

-İslam dünyasındaki olumsuz çıkış ve özellikle bazı dini görüntülü yapıları başta İngiltere olmak üzere, batı besliyor.

Tıpkı bizde olduğu gibi…

-Tasavvuf karşıtlığıyla tanınan Mısır kadısı Mehmed Efendi, Gülşeni’nin müridIeri

arasındaki zendekaya eğilimli kişiler sebebiyle de olsa gerek İbrahim-i Gülşeni’nin zındık olduğu ve taraftarlarının kestiklerinin yenmeyeceği, onlarla evlenilemeyeceği,

imamlıklarının kabul edilemeyeceğine dair fetvalar vermiştir.

-Nurettin Topçu:”Topçu’nun yakın arkadaşlarından Sırrı Tüzeer’in onu tasavvuf çevreleriyle tanış­tıran kişi olduğu anlaşılmaktadır. Tüzeer, “Sırrı, çok perişanım, hoca da, papaz da adam aldatıyorlar.” diyen Topçu…

“Kafamda bir sürü problem var, fakat kimseye güvenemiyorum.” diyen arayış
içindeki Topçu…

…Topçu’nun çıkardığı Hareket dergisi çevresinde yetişmiş ve Türkiye’de tasavvuf
tarihi alanının uzmanlarından Mustafa Kara da “Topçu’nun mürşidi Abdüiaziz Bekkine’dir.” diyerek Topçu-Bekkine ilişkisinin tasavvufi bir bağlanma olduğunu vurgulamıştır.

Sıkıntı ise temiz alanların kirletilmesiyle, temiz yerler dahi kötü değerlendirilmektedir.

-Selefilik tekke ve medreselerde varlığını kolayca sürdürebilir.


[1] http://www.tesbitler.com/2016/03/01/4544/

[2] https://www.gunebakisgazetesi.com/guncel-haberler/adiyamandan-ic-savas-cikartabilirler/

Bu Habere de Bakın

Bu Memleket PKK ve Destekçilerine Teslim Edilemeyecek Kadar Büyüktür-3-

“Şehidimizin sorumlusu PKK. Onun perde arkası da HDP ve CHP… Terörle mücadelede, ekonomik savaşta CHP …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir