Köşe Yazıları

Sayın Valilere, Belediye Başkanlarına Bir Öneri       

Aylardır dünyayı perişan eden Korona salgını nedeniyle ülkemiz de bir hayli ağır faturalar ödedi, ödüyoruz. Henüz tam olarak durmamış olsa da bir duraklama ve gerileme dönemine girdiğine inanmak istiyoruz. İnşallah tekrar nüksetmez. Şu ana kadar aramızdan ayrılanlara Cenabı Allah’tan rahmet, tedavi görenlere şifa ve vefat sahibi ailelere de baş sağlığı diliyoruz.

Yetkililerimizin yerinde ve zamanında aldıkları önlemler sayesinde inşallah bu süreci  daha fazla zayiat vermeden kapatmış oluruz. Şunu hemen belirtelim ki dünya ile kıyaslandığında virüsle en başarılı mücadeleyi biz verdik. Başta hakkı ödenmez sağlık çalışanlarımız  olmak üzere, devlet yetkililerimiz, yerel yöneticilerimiz, STK’larımız, resmi ve özel  bütün kurum ve kuruluşlarımız, şimdiye kadar ellerinden gelen her ama her şeyi yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Milletimizin anlayışı, birlik-beraberlik bilinci sayesinde bu süreçte bütün dünyaya en iyi örneği biz verdik. Bu çorbada azıcık tuzu olan herkese sonsuz teşekkürler… Allah hepsinden razı olsun.

Şimdi gelelim bu savaşın gerçek kahramanlarına… Evet, hepimizin sevgilisi sağlık çalışanlarına. Aylardır gece-gündüz demeden, dur-durak dinlemeden bu salgınla kahramanca mücadele ediyorlar. Sabahtan akşama kadar o virüs ortamının içinde, öpülesi elleriyle bize şifa dağıtmaktalar. Kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği diye doğru dürüst bir beslenme yok. Fırsat ve ortam bulamadıkları için… Bir bardak çayı, bir fincan kahveyi zaten çoktan unutmuşlar. Sabahleyin arkadaşlarının da yardımıyla o özel savaş kıyafetini giy ve göreve başla. Ondan sonra durup dinlenmeden günün yirmidört saatinde virüs ile savaş…

Evlerine, ailelerinin yanına gitmek yok. Çocuklarına, bebeklerine hasret bir vaziyette. Onlarla sadece telefon vasıtasıyla görüşebiliyorlar. Eğer ona da vakit ve fırsat bulabilirlerse… Gün boyu karantina odalarında, yoğun bakım servislerinde hastalar arasında dolaş ve şifa dağıt… Söylemesi kolay. Biz evlerimizde aile bireylerimizle istediğimiz gibi oturup kalkarken ”Evde kal„ mesajına uymakta zorlanıp itiraz ederken,  o cefakâr insanlar, hayatlarını ortaya koyup hayatımızı kurtarmakta. Bu arada hayatlarını kaybedenleri de minnetle, şükranla, rahmetle anıyoruz. Mekânları cennet olur inşallah!..

Bu güzel insanların, bu fedekâr kahramanların haklarını ödemek mümkün değil. Çünkü hayat kurtarıyorlar. Bir hayatın bedeli de ne parayla ne pulla ölçülemez. Hak ve hakikat bu iken gene de onlara teşekkürlerimizi  ifade etmek üzere aklımıza gelen bir öneriyi etkili ve yetkililerimizle paylaşmak istiyorum. Salgının iyice gerilediğinden, durduğundan emin olduğumuz bir zamanda şu yapılabilir, yapılmalı: Yerel ve mülki amirlerin yönetim ve organizasyonunda birer, ikişer yemekli teşekkür toplantısı… Nöbette olanlara ayrı, izinli olanlara ayrı… Bu toplantılar şehrin en büyük, en lüks salonunda olmalı. Temizlik görevlisinden, şoföründen, teknisyeninden tutunuz bütün ama bütün sağlık personeli davet edilmeli. Yemeğin, toplantının detaylarına girecek değiliz. Kur’an-ı Kerimli, mevlidli, dualı, sazlı, müzikli olması, organizatörlerin bileceği iş. Sağlık ordumuzun bu kahramanlarına, yöneticilerin  takdir ve tasarrufu dahilinde birer hediye mutlaka verilmeli. Bu; bir plaket, bir madalya, bir gömlek, bir kravattan tutunuz, uygun görülen, onlara layık başka bir hediye de olabilir. Kalıcı ve unutulmayacak türden…

Evet, belki birçok yöneticimiz zaten böyle bir hazırlığın hesabı kitabı içindedirler. Aklımızdan geçenlerin, onların da ajandalarında olduğundan kuşkumuz yok. Yeter mi?.. Elbet hayır… Ama bir nebzecik de olsa o yorgunluklarını unutmalarına katkısı olur diye düşünüyoruz. Haydi öyleyse sayın yöneticilerimiz. İşi ele almanın, Grekli hazırlıkları yapmanın yeri ve sırası geldi geliyor. Görelim sizi… Şimdiden kolay gelsin diyoruz.

Sözlerimizi Kanuni  Sultan Süleyman’ın meşhur beyiti ile bitirelim:

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi„    

Yeryüzünde devleti yönetmek, devletli olmak kadar kıymetli bir şey yoktur. Gene de o, dünyada sağlıkla geçirilen bir nefeslik an kadar değerli değildir.) Selam ve dua ile.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı