Köşe Yazıları

Sayın Başbakanım

Sayın Başbakanım

Ak Parti yeniden iktidar olma hesabıyla 5. Olağan kongresinde yaptığı değişim ve dönüşüm hareketiyle büyük oranda milletin sempatisini toplamayı başarmıştır. Millete rağmen yapılan her siyasî faaliyet başarısız olmaya mahkumdur.

Geçmişte AK parti yönetimleri, teşkilatları, yerel yönetimleri ince elemelerden geçirilmeden hatır-gönül ilişkileri ve bir takım menfaat şebekelerinin Ali cengiz oyunlarıyla oldu bittiye getirildi. Defalarca yaptığımız uyarılar hiçbir zaman kale alınmadı.

Bizler Ak parti’nin tek başına iktidar olamamasının hüznünü yaşarken, Ak parti yönetiminde olup rakip  partilerin zaferlerini kutlayanlar sevinçlerinden adeta uçtular.

Ak partiyi devirmeye, tarih sayfalarından silmeye çalışan dışarıdaki hasımlar kadar, içerideki taşeronları da gayret gösterdiler. 7 Haziran seçimlerinin görünürde Ak parti’nin oylarının düşmesiyle,Batı medyasının “Osmanlı imparatorluğunun geri dönüşü durduruldu” sürmanşetlerini atarak, sevinç kahkahalarıyla göbeklerini çatlattıkları kadar, onların uzantıları ve bozuntuları olanlar da kaleyi içten fethetmenin gururunu yaşadıklarını hep beraber gördük.

2002 yılında partinin kurulduğu günden beri, parti kadrolarında kibir ve gurur abidesi haline gelmiş, halktan uzak, halkı hesaba almayan, tepeden bakan, söz dinlemez, laf anlamaz, küçük dağları biz yarattık, büyük dağlar da bizden sorulur tafralarıyla, kendilerini la yüs’el görenler, hiçbir eleştiriyi kabul etmeyenler, AK parti misyonunun temsilcileri olmamaları gerekiyordu ve olmamalıydılar…

Geçmişe ve ölmüşe çare yok, fakat, geçmişten ders almak tarihî tekerrürleri bize yaşatır. Bu günden itibaren AK parti’nin zaman kaybetmeye bir gün bile tahammülü yoktur. Yeniden bilgili, birikimli, eğitimli, tahsilli, çıkarcılıktan uzak menfaat peşinde koşmayan inançlı, basiretli,şuurlu sevilen sayılan, saygın kadrolarla yeniden yol alması elzemdir.

Muhalefet demokrasilerde vazgeçilmezdir. Akılcı ve mantıklı kararlar almaktan aciz, benliğini muktedirlik duyguları kuşatmış, bastıbacak cüce oldukları halde kendilerini dev aynasında gören insanlar gerçekleri görmediler. Yalnızca kendilerini eşi benzeri olmayan bir varlık gibi gören kaprisli insanlar, sadece kendi akıllarını beğendiler. Varsa yoksa kendi görüşlerinin doğru olduğuna inandılar. Parti içinde hoşgörü olmayınca, haliyle ortak akıl reddedildi.İstişare denilen mekanizma işlemedi. Kimselerin fikir ve düşüncelerine ihtiyaç duyulmadı.Genel merkez tarafından ben seçildiğime göre her konuda “her şeyi en iyi ben bilirim” havasındaki teşkilat başkanları, burunlarının dikine giderek burunlarından kıl aldırmadılar.

2007 yılından beri Parti’ye fiilen katkı sunmak üzere gidip gelerek yakinen tanıma ve değerlendirme fırsatını buldum. Ak parti misyonunu gerçekten temsil etme liyakat ve ehliyetine sahip insanlara ilgi ve itibar gösterilmedi. Fakat günün birinde rüzgâr ters yönden hafifçe eserse gemi alabora olup da su almaya başlayınca, ilk fırsatta gemiyi terk edecek olan çıkarcı, menfaatperest, yalaka ve dalkavuk insanlar hep baş tacı edildi ve hâlen ediliyor.

AK partinin, mütekebbir, burnundan kıl aldırmayan, mağrur insanlara ihtiyacı yok.Bütün teşkilatlarda, yönetim birimlerinde İl Genel Meclisi ve Belediye Encümenliklerinde, akıllı, bilgili, birikimli, ikna ve ilzam kabiliyeti olan, yöresinde sevilen sayılan yeni kadrolarla yeniden bir yol haritası çizerek kutlu bir sevda ile kutlu yoluna devam etmesi şarttır.

Hak şerleri hayr eyler / sanma ki gayr eyler.

Arif anı seyreyler / Mevla görelim neyler / neylerse güzel eyler.

Liyakat desen yok,dava ve misyon sadakatinden yoksun, dalkavukluktan başka bir meziyeti olmayan kişiliksiz kişiler partide baş tacı edildi. Halbuki Yüce Yaratıcı bizleri “Allah, size emanetleri ehline, sadık ve emin kişilere vermeyi emrediyor” talimatıyla uyarıyordu.

Testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur.Biz onlardan değiliz. Değişik zamanlarda, farklı aralıklarla da bugüne kadar bu sütunda onlarca uyarı mahiyetinde yazılar yazdık, ama ne yazık ki, hiçbir AK parti’li umursamadı, dönüp bakmadı, uyarılarımız önemsenmedi.

AK Parti teşkilat yönetim kadrolarına yerleştirilenler, gemi su almaya başlayınca bunlar, gemiyi terk eden ilk fareler olur dediysek de kale alınmadı. 7 Haziran seçimlerindeki bu çok kritik dönemde bile Milletvekili adaylarıyla seçim gezilerine çıktılar, köy ve kasabaları dolaştılar, ama perde gerisinde de diğer partilere oy verilmesini sağladılar. Bu tipler kurt ile beraber kuzuyu yedikleri halde koyun ile beraber de ağlaşmayı iyi becerip münhal kadrolara kendilerini ve yakınlarını terfi ettirmelerini de gayet güzel sağladılar.

Parti teşkilatlarındaki şahıslar ile sermaye sahiplerinin kirli ortaklıkları lağım kokan ilişkileri kulaktan kulağa dolaşıp, sağır sultan bile duyduğu halde, bunlarla yönetime devam edildi. Söylenmeler hep kulak ardı edildi.

Teşkilat yönetimleri akraba ve hemşeri çiftliklerine dönüştürüldü. AK parti’ye gönül veren samimi insanlar, hiçbir şekilde yönetimlere alınmadı. Parti’nin ipleri menfaat ve çıkar şebekelerine teslim edildi. Ak parti ruhu ile uzaktan yakından alakalı olmayan menfaatçılar yönetim kadrolarına dolduruldu. Her dönemin adamları bu dönemde de Ak Partide baş tacı edilirken gerçek Ak Partililer dışlandı.

Ak Parti ile hiçbir bağları olmadığı halde, partiye oy vermedikleri halde yıllarca Ak parti kadrolarında nemalanalar bütün sülalelerini devlet kadrolarına yerleştirenler, gerçek Ak partilileri de hep ikinci sınıf insan gördüler.

AK parti’de ahde vefa hep sözde kaldı. Hain insanlar el üstünde tutuldu. Çünkü teşkilat kademelerinin en üst seviyesinde bulunanları onlar hep avurtları şişinceye kadar şakşaklıyor ve alkışlıyorlardı.

Ümidimiz ve temennimiz bu yeni dönemde daha akılcı, daha dürüst, daha samimi, daha ihlaslı  geçmişin muhasebesini, geleceğin planlamasını yaparak, ciddi sorgulamalar eşliğinde, Ak parti’yi derdi, davası edinenlerin sesine kulak verilmesidir. Yol uzak, talih zebun…

 

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı