Anasayfa / Köşe Yazıları / Say Ki Sayılasın:1

Yazar Adıyaman Güne Bakış Gazetesi

Say Ki Sayılasın:1

Bu yazımızda “saygı” dan, saygı duymaktan, sayılmaktan bahsetmek istiyorum. Bilindiği gibi saygı; bir kişinin veya kurumun haklarını, değerlerini, inançlarını göz önünde bulundurmak, ön yargısız bir biçimde bunları kabullenme tutumudur. Kişi veya kuruluşların gerek doğuştan, gerekse sonradan sahip oldukları vazgeçilmez birtakım değerleri vardır. Kişiyi diğerlerinden ayıran, özgün bir birey yapan bu değerler, ona Cenabı Allah tarafından lütfedilen, takdir edilen niteliklerdir. Onu eşref_imahlukat yapan ilahi nimetlerdir. Onun huyu, suyu, kişiliği, karakteri,davranış ve tutumları, sosyal yapısı, statüsü zamanla bu değerlerle beraber gelişir, olgunlaşır, kemale erer. Kişinin saygınlığı da bu değerleri kullanması, davranış haline getirmesiyle doğru orantılıdır.

Saygı; bir kişinin karşısındakine karşı içinde bulunduğu tutumdur. Saygının içinde alçak gönüllülük, fedakarlık,paylaşma, karşıyı gözetme, bencillikten uzaklaşma(diğergamlılık) vardır.Karşımızdakini karşılıksız sevip saymak. Yunus Emre’nin ifadesiyle: “Yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevmek.” İnsan olduğu için… Yaratılmışların en şereflisi olduğu için…

Sayısız çeşidi olduğunu tahmin ettiğimiz saygının en belirgin çeşitlerini şöyle sıralamak mümkün…

*Allah a saygı(ve sevgi)

*Peygambere saygı(ve sevgi)

*Kur’an’a (dine, imana) saygı

*İnsanın kendisine duyacağı saygı

*Aileye saygı

*Çarşıya, pazara(dışımızdaki insanlara) saygı

Çevreye(doğaya) saygı

*Hayvanlara(hayvan haklarına) saygı

*Diğer milletlere saygı…

Bunları çoğaltmak mümkün… Eğer biz, sosyal bir varlık olarak, içinde yaşadığımız toplum tarafından az çok sayılmak istiyorsak, her şeyden önce saymayı, saygılı olmayı bilmemiz ve uygulamamız gerekir. Atalarımız; “Ne doğrarsan aşına, o gelir kaşığına” diyerek bunu ne güzel ifade etmişler. Ne ekmişsek, onu biçeriz. Fazlası yok…

   Sanayi, teknoloji, dijital gelişme, kentleşme ve modernizm, birtakım maddi imkan ve rahatlıklar getirirken, birçok manevi haslet ve değerlerimizi de maalesef aşındırıp yok etmekte. Bu erdem ve değer kaybı en çok da genç kuşaklarda gözlemlenmekte. Son dönemlerde gençlerde gördüğümüz şu durumlar, saygının gittikçe aşındığının belirgin örnekleri:

*Çocuklar ve gençlerin bir kısmı anne babalarına karşı daha az saygılı davranmakta.

*Büyükleriyle konuşurken ağzında çiklet, elleri cebinde olabilmekte.

*Onlar karşısında rahatlıkla ayak ayak üstüne atabilmekte.

*Büyüklerin sözünü sık sık, olur olmaz kesmekte, kesebilmekte.

*Toplu taşıma araçlarında onlara yer vermemekte.

*Büyüklerinin giyim kuşamı, hal ve hareketlerini küçümsemekte hatta alay edebilmekte.

*Düşüncelerine katılmamanın ötesinde, düşüncelerinden ötürü onları küçümseyebilmekte.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Oysa bizim Müslüman- Türk kültürümüzde bu ve benzeri davranışların hiç birinin yeri yoktur. Bizde ana babaya hürmet, Allah’a hürmetin bir basmağı ve nişanesidir. Bizi biz yapan, bu güzel değerlerimizdir.  Bugünün küçüğü, yarının yarınların büyüğüdür. Eğer biz, toplum içinde sevilen, sayılan biri olmak istiyorsak, herkesten önce karşımızdakini sevip saymamız gerekir. Milli ve manevi değerlerimizi koruyup kollamak, üzerlerine titremek, yaşayıp yaşatmak hepimizin borcu ve görevi. Unutmayalım: Sayılmak istiyorsak, saymamız gerekir. Bunun başka yolu yok…     

Bu Habere de Bakın

Bu Memleket PKK ve Destekçilerine Teslim Edilemeyecek Kadar Büyüktür-3-

“Şehidimizin sorumlusu PKK. Onun perde arkası da HDP ve CHP… Terörle mücadelede, ekonomik savaşta CHP …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir