Köşe Yazıları

Samsatlı Lukianos Kütüphanesi

2004 yılında gazeteciliğe ilk adımımı attığım zaman; o günün koşullarında Samsatlı Lukianos adına bir araştırma konusu belirlemiştim kendime.

İlk araştırma konularımdan biriydi bu.

Kısıtlı olanaklarla ve çoğunluğu internet araştırmasına dayanan bilgilerle bir yazı kaleme almaya çalışmıştım.

O günün koşullarında kaleme aldığım yazımı başta kamu kurumları olmak üzere birçok yerel ve ulusal internet sitesi yayınlamıştı.

Bazı siteler iznimi alarak yazı üzerinde düzenlemeler ve değişiklikler yaparak yeniden yayınlamışlardı.

Bugün o yazımı okuduğumda gazetecilikteki acemiliklerimi görebildiğim gibi Samsatlı Lukianos’u da ne kadar çok eksik yazdığımı görebiliyorum.

Bundan yaklaşık 17 yıl önce tanıma fırsatım olmuştu Samsatlı Lukiaonos’u.

Şimdi ise onu nasıl daha iyi tanırımın uğraşı içerisindeyim.

Hem tanıma uğraşı hem de tanıtma uğraşı içerisindeyim demek belki daha doğru olur.

Bir şehir sadece tabelalardan oluşmaz.

Şehrin önemli bazı kişileri, kültürü ve mekânları vardır.

Şehir, geçmiş ile gelecek arasında kurulan köprünün ortak eseri olmak zorundadır.

Bugün Adiyaman’da yapımı devam eden bir kütüphane inşaatı var.

Umarım ilimiz karar vericileri yeni kütüphaneye “Samsatlı Lukianos” ismini verirler.

Bu hem o kütüphaneye bir marka değer kazandıracak hem de kütüphane ziyaretçileri için yeni kapıların açılmasını sağlayacak bir ilham kaynağı olacaktır.

Samsatlı Lukianos üzerinde yaşadığımız kadim toprakların insanlığa armağan ettiği bir bilim insanıdır.

Geçmişten günümüze bir köprü kurmak istiyorsak geçmişin değerlerini en iyi şekilde muhafaza etmemiz gerekiyor ve onlardan bir şeyler öğrenmemiz gerekiyor.

Samsatlı Lukionos’un değerini bilmek ve ona göre hareket etmek ilimize artı değer kazandıracaktır.

Belki de Samsatlı Lukianos’tan başlayarak kadim topraklarımızın yetiştirdiği ancak bugün adını bilmediğimiz, tarihin kapalı kapıları ardında kalan birçok bilim insanı, sanatçı ve düşünürü gün yüzüne çıkarmış olacağız.

Samsatlı Lukianos bu topraklardan batıya göç edeli yüzyıllar geçti. Onu doğduğu topraklara geri getirmek kadim Mezopotamya topraklarına vefa borcumuzdur.

Yenisi yapılan kütüphaneye Samsatlı Lukianos adını vermek vefa borcu için önemli bir ilk adım olacaktır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu