Köşe Yazıları

Öğreten ve Öğretmen

5 Ekim Dünya öğretmenler günü. Dünyanın her yerinde önemle kutlanmakta. Çünkü öğretmen olmak önemlidir. Öğreten, örnek olan, saygı kelimesini hakkeden, ilmin bilginin ayaklanmış hali olmak.

Öğretmenlik her devirde her toplumda bilgisi olan ve onu yaşayışı ile örnek olan insana layık görülen bir sıfat olmuştur. Her dönemde adı farklı farklı telaffuz edilse de; molla, alim, hoca, öğretmen, üstat… bunlar hep içi dolu kelimelerdir. Onun için ağırlığı ve sorumluluğu çoktur.

Dünya da en kıymetli varlık insandır. İnsanın bu değerini koruyabilmesi ve devam ettirebilmesi ancak ilim ile mümkündür. Bunun için öğretmenlere çok iş düşmektedir.

Allah bize ilmi farz kılmıştır. İlimle meşgul olmayı ibadet saymıştır. Bizi ve toplumu rahata kavuşturacak, huzura eriştirecek her türlü imkân ilimle elde edilebilmektedir. Teknolojik gelişmeler, ilmi çalışmaların meyvesidir. Bütün yenilikler, ilmi gayretler sonunda elde edilmektedir. İlim ve ilim sahiplerinin dinimizde önemli bir yeri vardır. Nitekim Allah “De ki; Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” buyururken ilimle meşgul olanların üstünlüğünü dile getirmiştir. Sevgili peygamberimiz de bir sahabenin şahsında bizlere öğüt vererek: “Ya öğreten ya öğrenen ya dinleyen veya ilmi seven ol. Fakat beşincisi olma; helak olursun” derken ilmin ve ilimle meşgul olmanın önemini ifade etmiştir.

İlimi öğretmek, yani öğreten olmak bir insanlık görevidir. Vatanın için, milletin için, gelecek için…

Şunu da iyi bilmek lazım; “İlim öğrenmek kadın-erkek her Müslümana farzdır. Diyen bir peygamberimiz vardır. Yani ilim öğrenme konusunda kadın ve erkeği ayırt etmeksizin ikisine de aynı sorumluluğu yüklemiştir. Eğitimin ilk aşamasını ve belki de en önemli temel yapısını anne olan kadın gerçekleştirmektedir. Erkeği eğittiğimiz zaman bir kişiyi, kadın eğittiğimiz zaman bir aileyi, bir toplumu eğitmiş oluruz. Bu yönüyle kadınlar, insanlık tarihinin mimarları ve aile yuvasının da ilk öğretmenleridir. İnsanlığın ihtiyaç duyduğu nesilleri yetiştirecek olan kadının ilim öğrenmesi daha da büyük önem arz etmektedir.

İlim öğrenmenin ve öğretmenin önemini anlatmak ve anlatabilmek için çok ilim öğrenmek gerek.

Öğretmenlik; bir meslekten çok dava işidir. Önce kendin sevecek, yaşayacak ki ondan sonra yine aynı aşk ile öğreteceksin.

Bir de adı mesleği öğretmen olmayan ama insanlara ilim, ahlak bakımdan örnek olup insanların dimağlarında tat bırakanlar vardır. Hayatın gerçek öğretmenleridir onlar.

  Herkes öğretmen (meslek olarak) olabilir, ama öğreten olamaz. Rabbim ilmi, ilim sahiplerinden öğrenmeyi, gelecek Nesillere de yaşayanlardan olarak aktarmayı nasip etsin…

Hayatıma girip, iz bırakan, bugünüme faydası olan, örnek olan, ilmin tadını tattıran, okumayı aşılayan, yazmaya teşvik eden bütün değerli öğretmen, hoca ve üstatlarıma çok teşekkür ederim. İyi ki hayatımız bir yerlerde kesişmiş….

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu