Anasayfa / Köşe Yazıları / Niçin Sevmiyorlar

Niçin Sevmiyorlar

Niçin Sevmiyorlar

 

Bir kişinin evrendeki herhangi bir varlığa duyduğu beğenme, hoşlanma, tanıma ve takdir etme duygusuna sevgi diyoruz. Karşılıksız bir duygu olup, hiçbir maddi veya manevi çıkara dayalı olmamalıdır. Bu kutsal duygunun başında Allah ve Peygamber sevgisi gelir ki bu sevgiler, her şeyin üstündedir. Ardından din, iman, vatan, millet, bayrak sevgisi gibi kutsal değer sevgilerini görüyoruz. Derken aile bireyleri, akrabalar, dost ve arkadaşlar arasındaki sevgiler alır sırayı. Bunu; çevre ve doğa sevgisi, hayvan sevgisi ve diğer sevgilerle sayıp sürdürmek mümkün.

Bir insanın başka bir insanı birtakım özelliklerinden dolayı beğenip takdir etmesine “insan sevgisi„ diyoruz. Esasen yüce dinimizde sevgi, Allah rızasını kazanmak için farz kılınan bir görev ve sorumluluktur. Birbirimizi Allah için ve karşılıksız olarak sevmek… Yunus Emre’nin ifadesiyle:

Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü„  demek, diyebilmek… Hâl ve gerçek bu iken, bir toplumda (sosyal hayatta) bütün insanların birbirlerini aynı derecede sevmeleri mümkün değildir. Kusursuzluk ve mükemmellik, ancak peygamberlere mahsustur. Onların dışındaki beşer olarak her insanın, hepimizin beğenilip takdir edilecek bazı yönlerimiz olduğu gibi; beğenilmeyen takdir edilmeyen yönlerimizin de olması gayet doğal bir durum.

Demek ki bir insanın, toplumdaki bütün fertler tarafından aynı derecede sevilmesini beklemek, yaradılış gerçekleri bakımından mümkün olmayan bir durum. Sözü fazla uzatmadan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bağlayarak örneklemek istiyorum. Uzun zamandan beri yalnız kaldığımda hep şunu düşünürüm: Acaba Sayın Erdoğan’ı sevmeyenler, niçin sevmiyorlar? Sorunun cevabına geçmeden seksen milyonluk bir toplumda herkesin kendisini beğenip takdir etmesini istesek de bunun mümkün olmadığını da kabullenmemiz lazım. Ben, bu “Niçin sevmiyorlar?„  sorusunun cevabını, birtakım arama ve sorgulamalardan sonra şunlara bağlıyorum. Kendilerinin hoşgörü ve anlayışlarına sığınarak diyorum ki: Sayın Cumhurbaşkanım, sizi şunun için sevmiyorlar:

  • Siz yetmiş sente muhtaç bir Türkiye’yi kendi tankını, İHA’sını, SİHA’sını, savaş gemisini, uçağını üreten  bir Türkiye konumuna getirirseniz,
  • Davos’ta İsraile ; “One Minute!„ çekerseniz… Ey Natenyahu! Sen bir teröristsin diye haykırırsanız. İsrail bir terör devletidir, işgalcidir
  • Dünya beşten büyüktür diye bas bas haykırırsanız
  • Ey Birleşmiş milletler! Sizin aldığınız kararınız batsın derseniz,
  • Ey AB! Biz, yıllarca kapıda bekletilecek bir devlet değiliz derseniz,
  • Türkiye sizin şamar oğlanınız değildir. “Yumuşak başlı isek, kurbanlık koyun değiliz„ derseniz,
  • Ey Nato! Sen ne işe yararsın? derseniz,
  • Gücümüzü test edenler Osmanlı tokatını yememiştir derseniz,
  • Asya’da, Afrika’da, Avrupa’da nerede bir mazlum ve kimsesiz varsa ona kol kanat gerip kimsesizlerin kimsesi olursanız,
  • Bütün İslam ümmetinin gece gündüz hayır dualarını alırsanız,
  • Yedi düvelin doğrudan veya dolaylı olarak giriştikleri bütün hain hamleleri önceden fark edip karşı koyar ve tuzaklarını başlarına yıkarsanız,
  • Rojawa, Kobani, Kürdistan rüyasıyla yatıp kalkanların heveslerini kursaklarında bırakırsanız,
  • ‘’Kürt sorunu yok, kürt kardeşlerimizin bazı sorunları var’’ diyerek bu uğurda baldıran zehiri içmeye, elinizi değil gövdenizi taşın altına koymaya, kefen giymeye yeltenirseniz
  • Elli altmış yıllık tabuları bir bir yıkıp ortadan kaldırırsanız,
  • Vesayet güçlerini tek tek saptayıp hizaya getirir ve etkisizleştirirseniz,
  • Üniversiteli genç kızlarımızın ikna odalarındaki eziyet ve çilelerine son vererek yılların kangren meselesi olan başörtüsü problemini kökten hallederseniz… Bir doktorun, avukatın, milletvekilinin, askerin de başörtüsü takabileceğini uygulamaya koyarsanız
  • Yıllardır üvey evlat muamelesi gören İmam- Hatiplerin üniversiteye girişlerindeki barikatları kaldırırsanız,
  • Ferhat olup dağları delerek ülkeyi birbirine bağlarsanız,
  • Denizleri doldurup havalimanları yaparsanız,
  • Denizin dibinden yol açarak kıta’ları birbirine bağlarsanız,
  • Sağlıkta, ulaşımda ve daha birçok alanda çağ kapatıp çağ açan hamleler gerçekleştirirseniz
  • “İstemezük„ çü Gezi’cilere “mesaj alınmıştır„ demeyip hadlerini bildirirseniz
  • 17-25 Aralık’ta, 27 Nisan’da birilerinin karşısında aslanlar gibi dimdik durur ve direnirseniz
  • 15 Temmuz’da milletin önüne düşerek hain darbe girişimini canınız pahasına bu yüce milletle beraber ortadan kaldırırsanız
  • İç ve dış hainlerin inlerine girerek tek tek bertaraf ederseniz
  • “Bidon kafalı„ ların “Göbeğini kaşıyanlar„ın “makarna ile büyüyenler„in de bu memlekette birinci sınıf vatandaş olduklarını söyleyip  o öz güveni verirseniz
  • FETÖ’den arındırılmış kahraman ordumuza her türlü maddî, manevî, askerî, siyasî, diplomatik imkânı sağlayarak Zeytin Dalı Zaferini kazanmada liderlik yaparsanız
  • Din, iman, inanç, itikat, ihlas, takva bakımından yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bu milletin kutsallarını tam benimseyen, yaşayan ve yaşatan biri olursanız,
  • Bu yüce milletin örf ve ananelerine, kültürüne, ortak değerlerine ailece bağlı olup saygı gösterirseniz
  • Yerli ve millî oluşunuzla, bizden biri olmanızla öz güven kazanmamıza vesile olursanız
  • Millet ve devlet olarak Yeni Türkiye’yi, Güçlü Türkiye’yi, Diriliş Hamlesini kurar, başlatır ve geliştirirseniz,
  • Milletin gönlünde taht kurar da on beş yıldan beri gönüllerdeki yerinizi gittikçe pekiştirir ve sağlamlaştırırsanız bazıları sizi sever mi? Elbet sevmeyeceklerdir(!)

Ama Allah’a şükürler olsun ki “Halka hizmet, Hak’ka hizmettir.„ kervanı bütün gücüyle yürüyor ve yürümeye devam edecektir. Rabbim yâr ve yardımcınız olsun.

About Orhan Samsatlıoğlu

Check Also

ABD’yi Yikan Dengesiz Adam Trump

ABD’yi Yikan Dengesiz Adam Trump Şimdiye kadar sinsice dünya devletlerine teker teker savaş açan Abd, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir