Köşe Yazıları

NEREDEN NEREYE: MİLLİ EĞİTİM

            Özelde şehrimizin, genelde ülkemizin eğitim açısından kat ettiği mesafeyi anlamak için, kısa bir zaman yolculuğuna çıkarmak istiyorum sizi. Önce ders kitaplarından başlayalım: Her yıl haziran ayında okulların öğretmenler kurulu toplanır ve yeni ders yılında okutulacak kitapların listesini şehrin tek kitapçısı merhum Rıfat Küçük’e verirdi. O da bu listedeki kitapları İstanbul’dan  temin etmeye çalışırdı. Ancak yarım yamalak… Zira, hiçbir zaman bütün kitapların eksiksiz olarak temin edilip satıldığını hiç kimse göremezdi. Ondan sonra da öğrencilerde, velilerde, kitapçılarda birinci dönemin sonuna kadar süren “Kitap Temin Etme Telaşı… Kitap eksikliği nedeniyle yazılı ve sözlü sınavlardan zayıf not almaların haddi hesabı yok. Arama, bulamama, stres ve üzüntüsü de cabası…

            Koca şehirde Atatürk İlkokulu, Biraralık  İlkokulu , Yeniyol(Cumhuriyet) İlkokulu’yla  sınırlı üç okul… Sınıflar 60,70 kişilik. Derslik olarak barakalar kullanılıyor. Şehirde sadece  bir lise var. Ortaokulla aynı binada ders yapılıyor. İngilizce, Resim, Müzik, Beden Eğitimi derslerinin öğretmenleri yok. Dışarıdan eczacılar, mühendisler vs giriyor. Okullar, hem fiziki yapı bakımından yetersiz, hem de ders  araç-gereçleri bakımından… Laboratuvar, deney, uygulama hak getire!..

            Derslikler soba ile ısıtılmakta. Bir türlü tutuşmayan, yanmayan sobalar. Dersin ortasında sınıftan çıkıp hademeyi getirmeye gitmeler… Gelen hademenin sobanın kapısını açması. İçeriye dolan dumanlar ve kokular… Dersin bölünmesi, konunun dağılıp gitmesi…

            İnsanın içini karartan kara tahtalar. Parmaklarınızı nasırlaştırıp doku yokluğuna (hissetmemenize) neden olan  tebeşirler. Önlüğünüze, elbisenize dağılıp yığılan tebeşir tozları… Yuttuklarınız da ekstra ikram… Yetersiz, yetersiz olduğu kadar da sağlıksız sıralar.

            Şehrin neresinde ikamet ediyorsanız ediniz (Kayalık, Pirin, Harhar)  gecikmeden okula kavuşmak zorunluluğu… Dolmuş yok, otobüs yok, bisiklet yok, özel otomobil zaten yok… Yok, yok, yok… Bu yokluklar sizin sorununuz. Gecikmeye, devamsızlık yapmaya  hakkınız yok. Geciktiğinizde veya devamsızlığı âdet edindiğinizde yargılanmalar, geri çevirilip okula alınmamalar. Hatta merhum Deli Veli’nin (Veli Soysaldı’nın) meşhur nar  çubuğuyla suratınıza çizilen x işaretleri…

            Evet, sevgili gençler! Bunlar, çok değil, yakın zamana kadarki eğitim dönemlerimizin  birer kesiti ve karesi… Orta yaş üstündeki hemşehrilerimizin  öğrenciliklerinde bizzat yaşadıkları… Dün böyle idi… Şikayet ve yakınma, yahut eleştirme amacıyla yazmıyorum. Sadece bir tesbitte bulunuyorum, o kadar.

            İsterseniz, biraz da bugüne bakalım: Hemen hemen her mahallede birer ikişer ilkokul. Birer ortaokul. Birer lise. Bunlara Anadolu, Kız Meslek, İmam Hatip ve diğer meslek okullarını da ekleyebilirsiniz.  Okullar; gerek derslik bakımından, gerekse eklentileri bakımından oldukça yeterli ve donanımlı. Açık ve kapalı spor salonları, kütüphaneler, laboratuvarlar, konferans salonları, mescidler vesaire… Ders araç- gereçleri bakımından oldukça zengin okullar. Altmış- yetmiş kişilik dersliklerden, tekli öğretime doğru bir gidiş. Akıllı tahtalar, tabletler, ders yılının başında ilk günden sıranıza hazır konmuş ders kitapları. Öğretmen eksikliği değil, öğretmen fazlalığı. Yardımcı ders araç gereçleri ve materyaller…

            Basit ve kısa  bir kıyaslama yapmaya çalıştık. Geçmişteki sıkıntı ve imkansızlıkları bilmezsek, günümüzdeki nimetlerin ve imkanların kıymetini de bilemeyiz. Bazıları, zaman içinde yapılan bu değişiklikleri ve oluşan gelişmeleri normal, olması gerekenler olarak görebilir. Doğrudur. Ancak, karamsar ve kötümser olmamak için, olaylara at gözlüğü  ile bakmamak için, dün ile bugünün bir kıyaslanmasının da yapılması  gerekir. Yapalım ki nereden nereye geldiğimizi fark edebilelim: Şunu da söyleyelim: Bu yapılanlar yeterli midir? Elbette değildir. Onun da bilincindeyiz. Yazımızı bir atasözümüzle bitirelim:“Yiğidi öldür, fakat hakkını da ver.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu