Köşe Yazıları

Ne Aradığını Bilmeyen , Bulduğunu Anlayamaz

Ne Aradığını Bilmeyen , Bulduğunu Anlayamaz

 

Neyi aradığını bilmeyen, bulduğunu anlamaz. Neyi, nerede nasıl aramamız gerektiğini de bilmemiz gerekir. Önce hedef tayin etmek şarttır.

Neyi arıyoruz. Aradığımız şeyin mana ve mahiyeti nedir? Aradığımız şeyin bize ya da topluma faydası nedir, zararı nedir? Lüzumsuz aradığımız her şey vakit kaybetmektir.

Aradığımız şeyin mana ve mahiyetini yeterince bilmediğimiz zaman, bulduğumuz şey’in kıymetini de bilemeyiz. Ya da çok kıymetli olsa bile biz onu anlayamayız.

Ne aradığımızı bilirsek, aramanın da zevkine varırız. Aradığımızı bulamazsak bile, yine de o aramanın zevki keyfe kâfi gelir. Ama aradığımızı bulursak işte o zaman da zevkten dört köşe oluruz.

Akıl araştırır. Akıllı kimseler, araştırmanın sonucundan zevk alır. Sonuç ne olursa olsun akıl ile araştırılan her konu, her mevzu, insana haz ve lezzet tattırır.

Akl-ı selim’in araştırdığını kalp bulur. Kalbin bulduğu aklın eseri, insanı zirvelere çıkarır. Gerçek anlamda insana insanlığının kıymet ve değerini verir.

Ararken, yılmamak, usanmamak gerekir. Eğer akıl sana aramak için lokomotif görevini yapıyorsa doğru yoldan şaşmadan ilerleyebilirsin. Çünkü Yüce Yaratıcı’nın muhatabı akıl ve akıl sahipleridir.

Bulunduğun yerde eldeki imkanlarla ve bulunan fırsatları iyi değerlendirerek, çaba gösteren her mahluk kazdığı kazının altında bir kaynak bulur. Kaynağın derinliği önemli değildir.

Kaynağın derinliği, hazinelerin kıymetindendir. Mücevherler derin mahzenlerde saklanıyorsa, onu bulmanın ön koşulu ter ve göz yaşı dökerek, hedefe doğru koşmanın adap ve erkanında gizlidir.

Usul ve erkan bilmeyen nadanların aradıkları şeylere sahip olmaları adetullah’a aykırıdır. İçinde mükâfat bulunan her yolculuğun kutsallığı, onun yorgunluğu ölçüsündedir.

Hakikatı bulabilmenin yolu da aramaktan geçer. Ama her arayan hakikatı bulamayabilir. Çünkü hakikat aramakla bulunmaz, ancak bulanlar hep arayanlardır.

Dümenine geçtiğin geminin rotasını tayin etmeyen kaptan, hangi yönden esen rüzgara rotayı çevirirse, gemi selamet sahiline hiçbir zaman ulaşamaz. Kaptan önce yön belirlemelidir.

Kendisine yol ve yöntem tayin etmeyen insanlar da tıpkı rotasını kaybeden geminin kaptanı gibidirler. Denizin acımasız dalgaları, hedefsiz kaptan ve mürettebatı yuttuğu gibi,asrın fitne ve fesadı da ne aradığını bilmeyen hedefsiz insanları yutabilir.

Nereden geldim, nereye gidiyorum. Hedefim nedir gaye ve amacım nedir? Kimden geldik kime gidiyoruz? Başıboş serseriler gibi ortalıkta dolaşan sersemlerin birey ve toplum olarak kazandıkları ve kazandırdıkları hiçbir şey olmaz.

En üstün varlık olarak yaratılan insan oğlu, şereflerin de en yücesine layıktır. Bu şerefe layık olmanın sırrı aradığımız hedef ve amaçta saklıdır. Başıboş kalan kainat ve içindekiler her an başını bir seyyareye çarpabilir. O zaman da bir mecnundan başka bir şey olamayız.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı