Köşe Yazıları

Muhalefet alternatif olmalı mı?

Bazen soru cevaptan daha iyidir, bazen cevap soruyu döve döve kendinden geçirir. Muhalefetin alternatif olup olmayacağı sorusu da tam da böyle bir soru. Muhalefet alternatif olmalı mı diye bir soru olmaz. Çünkü muhalefetin olması, her zaman alternatifin olduğunu gösterir ama maalesef kazın ayağı öyle değil.

Bana her zaman ‘muhalif’ olmak daha zeki, daha cazip görünmüştür.

Çünkü iktidarlar, kendi yoğun işlerinde, bazen kaprislerinde, bazen güç sarhoşluğunda, bazen farkına varılmamasında, bazen dikkatten kaçmasında, bazen de ‘yalakaların’ gizlemesinden doğan ‘görmeme’ sorununu gören, duyan, anlatan, yayan ve çözme imkânına sahip olandır muhalefet ya da muhalifler…

Ülkemizde ne yazık ki bu böyle olmuyor.

Olduğu dönemler oldu.

Çok güzel muhalefet yapan, iktidarı silkeleyen, yanlışlarını ortaya koyan, doğruları alternatif olarak sunan muhalefet ya da muhalif düşünceler vardı.

Ne yazık ki artık kalmadı.

Sadece bir siyasi görüş için söylemiyorum.

Bir okul tuvaletinin yönetimini bile teslim edemeyeceğimiz ana muhalefeti de kastetmiyorum.

Kendi kişisel hırsları nedeniyle önüne gelenin parti kurduğu içi boş oluşumlardan da bahsetmiyorum.

Kendilerine emredilen yerde duran, emredileceği zaman inecek olanların durduğu yerleri de kastetmiyorum.

Kastettiğim, Türkiye’de muhalif düşüncenin kalmamasıdır.

Muhalif düşünce diye dayatılmaya çalışılan hep hıyanet kokuyor.

Bize hoş gözle bakmayan ve içimize sızan ajanların söylemekten çekineceğini söyleyenler kendilerini farklı düşünen olarak gösterebiliyor.

Aşağılık’ diyebileceğimiz terör örgütlerinin temsilcisi, piyonu veya yalakaları da kendilerini farklı düşünen ya da muhalif olanlar olduğuna inanıyor, bizim de inanmamızı istiyor.

Maalesef sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok yerinde ‘muhalif’ düşünme öldü, sizlere ömür.

***

Belki de uzun zamandır zaten yoktu, kalanı da Pandemi bitirdi.

Bütün özgür düşünceleri öldürdü.

Bütün demokratik yaklaşımları bir yana bıraktırdı.

Bana ne derler’ düşüncesiyle ‘pandemi’ bile sorgulanamıyor.

En çok muhalif olması gereken sosyal medyada bile ‘Covid-19’ eleştirilemiyor, sorgulanamıyor, altında çapanoğlu aramaya çalışanın hesabı askıya alınıyor.

Doğru mu, değil mi, bu işte ne işler var, nasıl olur da bütün dünya sorgusuz sualsiz bu salgına yenilir?

Nasıl olur da bütün dükkânlar aylarca kapalı kalır, insanlar işsiz, aşsız, şansız, bahtsız olabilir?

Nasıl olur da dünyanın en ileri ülkesiyle, en geri ülkesi aynı kararları alır, aynı yasakları uygular, aynı tedbirlere başvurur?

Ve nedense en ileri olanlar da, en geri duranlar da bütün bu yasaklara, bütün bu tedbirlere, bütün bu kararlara harfiyen uyar?

Neden aşıyı çıkaran aşı olmaz, aşıyı olanlar aşıdan bihaber kalır?

Sadece pandemi değil, her konuda daha sarih, daha aydınlatıcı, daha yol gösterici, daha uygun, daha rantabl öneriler sunması gereken muhalefet, iktidardan daha geri, daha karmaşık, daha gizli, daha kullanışsız, daha verimsiz ve hatta çoğunlukla hiçbir önerisi olmaz.

Sorun sadece ülkemizde değil, sorun dünyanın genelinde var.

Belki de sorun ben de var.

Fikir üretemeyen, çözüm sunamayan, alternatif gösteremeyen bir muhalif anlayış var.

Belki de pandemi, bütün bu muhalefetin çoktan öldüğünün de bir göstergesi.

Nasıl çıktığı, neden çıktığı, neyin amaçlandığı ve şu anda nelerin elde edilmeye çalışıldığı bile üstü kapalı bir şekilde dahi olsa gündeme getirilmiyor.

Oysa her şey konuşulmalı…

Olumlu-olumsuz, yararlı-zararlı, uçuk-kaçık, saçma-mantıklı.. ne varsa ortaya dökülmeli. Bu sadece pandemiyle ilgili değil, konumuz da zaten sadece pandemi değil.

İnsanlar her konuda farklı fikirler ortaya koymalı. Herkes kendince en güzelini almalıdır. Bunun öncülüğünü yapan ‘muhalefet’tir ya da muhalif düşünce olduğunu düşünen kesimlerdir.

Ama ne yazık ki, bizdeki muhalefet iki koyun güdemeyecek kadar beceriksiz, bir sonraki adımı göremeyecek kadar basiretsizler. Çoğu aklını kiraya vermiş, iradesi elinden alınmış, eli-kolu bağlanmış, dili lal olmuş, gözleri görmeyenlerden oluşuyor.

Böyle bir zaman ve ortamda ‘muhalefet alternatif olmalı mı?’ diye saçma sapan bir soru soruyoruz.

Ortada benden, senden, ondan, ötekinden, berikinden farklı olarak ‘muhalif’ düşünceye mensup olanlar olsa soracağım da, işte o yok!

Naif Karabatak

Naif Karabatak

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu