Köşe Yazıları

Modern Dönemin Yalnızları

Modern dünyanın sizlere sunduğu en önemli hastalıkların başında kalabalıkların arasında yalnızlık mefhumudur. İnsanoğlu varlık içinde yokluğun girdabında çırpınmakta ve güvensizlik duygusuyla boğuşmaktadır. Bu boğuşmanın sonucunda kimse karlı çıkamıyor değil mi?

Herkes bir diğerinden şikayetçi ve hiç kimse mutluluk kavramının tadını tadamıyor.

İnsanoğlunun maddi anlamda tıka başa dolu olan zihni mana yönünde bomboş durumda…

Maddiyat açısında herkes aç, manevi iklimde herkes bomboş ve her an herkes herkese saldırma derdinde.

Bu durum birilerinin maneviyatını sıfırlamış durumda ve bu durumdakiler medeniyetsizliklerini pervasızca kullanmaktan geri duramıyor. Özellikle de toplumun önünde olanların beyanatları manidar bir durum…

Son dönemlerde ülkemizde kendini sanatçı, ilahiyatçı zannedenlerin beyanatları son derece düşündürücü olduğunu gözlemliyoruz.

Bu insanların bu duruma getirilme durumlarını mutlaka irdelenmesi gereken bir konu. Doyumsuzluğun zirvesinde olanların beyanatlarının toplumu bölmeye yönelik olduğu da unutulmamalıdır.

Manevi açlığın ruhlarını kirletmiş olduğu ünlülerin   ruhsuzluklarını görünce kendilerine de üzülmüyor değiliz.

Ruhlarının esir alındığının farkında olamayanların toplumun yönlendiricisi olmaları ise işin açıklı durumunu da gözler önüne serilmesi gereken bir durum.

Bu durumun çaresizliğini kendileri fark edemiyor ve bu durumun farkında olamayan hayranları da hayran olduklarıyla bataklığa sürüklendiklerinin farkına varacak durumda da değiller.

Bu alemin zevatları duygusuzluklarının esiri olduklarını ne zaman görecekler acaba…

Esaretin bedelini nasıl ödemeyi planladıklarını görünce kendi adıma dehşete düşüyorum.

Esaretin bedelini milletin kutsal değerlerine saldırmayla hafifletmeye çabalayan zevat gitgide bataklığın girdabında batmakta olduklarının farkında değiller.

Sosyal medya aracılığıyla kinlerini, nefretlerini ve irinli düşüncelerini kusmaktan geri durmayanların anladığı dilden konuşmak bizlere yakışan bir durum değildir.

Kendilerine KÂFİRÛN SÛRESİ ile cevap vermek daha doğru olacağını düşünüyorum.

“Benim dinim bana, sizin dininiz size” ifadesi bu zavallıların tavırlarından kesinlikle uzak durmayı vurgulandığını unutmayalım.’’ Bizler sizlerin üslubuyla konuşmayacağız ve sizlerin taptığı din ile ilgili ileri geri de konuşmayacağız.

Birilerin emriyle ünlü olduğunu öngöremeyen zavallıların son dönemdeki çırpınışları da manidardır.

Yıllarca sanat adı altında gençlerimizi zehirleyenlere söyleyecek sözümüzün olduğunu hatırlatıyoruz. Eskiden olduğu gibi gelecekte de onlara bazı duyguların yok edilemeyeceğini öğreteceğiz.  

“Bir Çiçekle baharın geldiğini’’ müjdeliyoruz.

Sizin gibi zavallıların sonu gelinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Modern dünyanın yalnızlığında debelenmeye devam edin siz.

Bizler ise her durumda yaşamın huzurunu yaşamaya devam edeceğiz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu