Köşe Yazıları

Kötülük ve Kötü Kimdir

Kötülük tanımlanabilir, ancak bunu açıkça belirtmek zordur. Basitçe söylemek gerekirse: Art niyetli davranışlarda bulunan kişilere kötü insanlardır, diyebiliriz. Bazıları ahlaksız, hastalıklı davranışlarda bulunan ya da kötü olduklarını iddia ediyorlar, ama bu kelimeleri tanımlaması zor.

Kanada’daki British Columbia Üniversitesi’nde psikoloji profesörü Paulhus bazı insanların neden başkalarına acı çektirmekten hoşlandığı sorusuna cevap arıyor. Bu tür insanlar ise sadece psikopatlar ve katiller değil; okuldaki zorbalardan internet trollerine, hatta politikacı ve polis gibi toplumun üst kesimine mensup kişiler bile bu kategoriye girebiliyor.

Paulhus, bu insanlar hakkında hemen yargıya varmanın kolay olduğunu söylüyor. “Tanıştığımız insanlar hakkında melek ve şeytan kalıbını kullanma eğilimi taşıyor, dünyamızı iyi ve kötü insanlar olarak basitleştirmek istiyoruz” diyor. Zalimliği mazur görmeye çalışmasa da onun bu tür insanlara yaklaşımı tıpkı bir zooloğun zehirli böcekleri incelemesine benziyor

Paulhus’un konuya ilgisi narsislerle başladı. Bunlar kendilerine biçtikleri değer duygusunu korumak için saldırıya geçebilen aşırı bencil ve kibirli insanlardı. Daha sonra, bu eğilimlerin manipülatif Makyavelciler (amacına ulaşmak için her yolu meşru sayma) ve başkalarının duygularına karşı duyarsız psikopat özelliklerle bağlantısı incelendi. Fakat bunların birbirinden bağımsız özellikler olduğu, ama bazen tesadüfen bir arada görülerek “Karanlık Üçlü” oluşturdukları sonucuna varıldı.

Kötü niyetli insanlar genellikle içe dönük olarak kötü düşüncelerini yaşarlar. Dışarıya ne istediklerini ve düşündüklerini söylemezler.

Bencil narsis olmaları, kendilerinin en iyi, en başarılı, en fedakar, en ulaşılmaz, en güzel, en becerikli hatta, insanların başına olumsuz bir durum geldiğinde onunla uğraşmak yerine kendi dertlerinin, sıkıntılarını ne kadar büyük olduğunu anlatmaktan ve dikkatleri kendi üzerlerine çekmekten zevk alırlar Çevresindeki insanların sürekli kendisine muhtaç olduğunu onsuz kimsenin bir şey yapamayacağına inanırlar.

Manipülatif Makyavelcilik ise, kendisi için her şeyi mubah görüp, yapacağı her şey için bir bahane ve sebepler öner sürmektir. Bunun için yalan söylerler ama onlara göre beyaz yalandır. İnsanları korkuturlar, çünkü büyük ve güç sahibi olduklarını inanırlar karşıdakinin itaat etmesi gerektiğini kabullenmişlerdir, kendilerince. Duygusal şiddet, acındırma, konumunu kullanma, gözyaşı, dinsel istismar, yani her yol mubahtır…

Piskopat haller, başkalarının hissettiklerine duyarsız olmak. . İnsanların başına gelen her türlü güç ve zor durum için mutlu olurlar. İnsanların acı çekmesinden haz duyarlar. Kendi içlerinde mutsuzlukla beslenirler. Mutsuz insan onları iyi hissettirir. Bazen itiraf ederler artık acı olaylara ağlayamıyorum diye… işte onlar ağlamanın zayıflık olduğunu düşündüğü için ağlamazlar bile…Tek mutsuzluk değil mutlu anlarda bile anı yaşayamazlar. Çünkü herkesin kendisi kıskanacağını düşündüğünden bir “an” bile mutlu olamazlar…

Ruhumuz bir radar gibi bu insanları tanıyacaktır. Olduğunuz yerde, gittiğiniz ortamda ruhunuzun sevmediği, ısınamadığı insanlardan uzak durun çünkü;

“Bazı ortamlarda bazı kimseler sizden hiçbir zaman hoşlanmayacak. Çünkü sizin ruhunuz(maneviyatınız) onların şeytanlarını rahatsız edecek.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu