Köşe Yazıları

KONUŞMADA ÖLÇÜ

            Konuşma, insana özgü bir yetenektir. İnsanlar; duygu ve düşüncelerini, istek ve dileklerini, karşısındakine sözle bildirerek anlaşırlar. Cenabı Allah’ın insanlara bahşettiği bir lütuf… Ancak ne var ki, günlük hayatımızın her alanında olduğu gibi, konuşmanın da bir edebi ve âdâbı, bir ölçüsü, bir haddi ve hududu vardır.

            İnsanlar; içinde bulundukları toplumların sosyal yaşantısına, gelenek ve göreneklerine, ortak değerlerine, manevi kültürlerine ve inanç sistemlerine bağlı olarak birer konuşma edep ve âdâbı geliştirir ve uygularlar. Bizim de dinimizden, kadim tarihimizden, atalarımızdan görüp devraldığımız kendimize özgü bir konuşma âdâbımız vardır ve bunu her ortam ve koşulda korur ve yaşatırız.

            Özellikle toplum içinde, büyüklerimizin yanında, meclislerde buna daha fazla özen gösterir, daha dikkat ederiz. Yüce dinimiz; israfın her türlüsünü haram kılmıştır. Bunun içindir ki israfın konuşma için de geçerli olduğunu, konuşurken ve yazarken bunu da bilmemizde yarar var. Atalarımız; “Her şeyin azı karar, çoğu zarar„ diyerek bunu veciz bir biçimde dile getirmişlerdir.           

            Şimdi geliniz, az ve öz konuşmayla ilgili yerli ve yabancı özdeyişlerden, atasözlerinden ve sahibi belli olmayan (lâedri) sözlerden bazılarına şöyle bir göz atalım:

*İki dinle, bir konuş.

*Çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz.

*Kelimeleri ağızda yıkayıp konuşmalı.

*Boş tenekeden çok ses çıkar.

*Söz gümüş ise, sükut altındır.

*Boğaz dokuz boğumdur.

*Muhabbet aşırı olunca, muhib fani olur

*Üslüb-ı beyan, aynıyle insan…

*Her söz her ağıza yakışmaz.

*Boş konuşunca gerçek, kuru gürültüye mağlup olur.

*Sus küçüğün, söz büyüğün.(Su değil, sus, susmak… Küçükler, susmayı bilmelidirler.)

*Alimin yanında dilini, ârifin yanında gönlünü tut.

*Dil; insanı paşa da yapar, poşa da…

*Bir yerde olan, her yere kavuşur. Her yerde olan, bir yer bulamaz.

*Dişsiz bir ağzın, her söze hakkı yoktur.

*Herkese yaranmaya çalışan, kimseye yaranamaz. Hak’ka yaranan herkese yaranır.

*Söz bilirsen söyle, senden ibret alsınlar

  Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.

Şimdi de bazı büyüklerin söylediği vecizelere(özdeyişlere) bir iki örnek verelim:

*Dilini koru. Çünkü o bir canavardır, seni yer.

                                                          (HZ MEVLANA)

*Bilgisiz kimse savaş davuluna benzer. Sesi çok, içi boştur.

                                                                                    (SADİ)

*Sofradan elin kes, mecliste lafı

  Dilden gelir başa, keder demişler

                                            (ŞERİFİ)

*İnsanı maskara eden, dilidir.

                               (ŞİRAZİ)

Bakınız, yabancılar bu konuda neler söylemişler. İşte birkaçı:

*Akıllı insan, dilini dişlerinin arasında korumalıdır.

                                                  (H. FİELDİNG)

*Olgun adam, bilgisini saat gibi taşır; çıkarıp herkese göstermez. Lüzum olduğu zaman

   Kullanır.

                 (T. BROWNE)

*Konuşmak ihtiyaç olabilir; fakat susmak bir sanattır.

                                                                            (GEOTHE)

*Konuştuğuma çok defa pişman olduğum olmuştur. Fakat sustuğuma asla…

                                                                                                                    (P. SYRUS)

            Herkese, her şeye laf ve cevap yetiştirmeye çalışmaktan, her şeye maydanoz olmaktansa susmayı, dinlemeyi, az ve öz konuşmayı tercih etmek daha iyi değil mi?.. Ne dersiniz?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu