Köşe Yazıları

Kazanımları büyüterek yürüyeceğiz…

Kazanımları büyüterek yürüyeceğiz…

 

Olağanüstü koşullarda bir seçim yaşadık. 7 Haziran gecesi ortaya çıkan iradeyi “İşte kaos olacak”, “Çözüm sürecinin filmini ancak çekersiniz” tehditleri ile iki seçim arası yapacakları planlamanın ipuçlarını verdiler. Nitekim bu süreçte binden fazla insan yaşamını yitirdi. Suruç ve Ankara’da katliamlar gerçekleşti. HDP Genel Merkezi de dahil birçok binası yakıldı, siyasetçiler tutuklandı. HDP seçim çalışması yapmak yerine, taziyelere yetişmeye çalıştı. Halkın acısını, seçim sonuçlarından daha değerli gördü. MHP’nin bütün koalisyon kapılarını kapatması, AKP’nin birlikte hükümet kurmaya yanaşmayıp, kaotik bir ortam yaratması ve elindeki medya ve finans gücü ile bu kaotik ortamdan muhalefeti sorumlu tutan anlayışı topluma yedirmesi ile birlikte tek başına iktidar oldu. CHP yerinde saydı. MHP dip yaptı. Bütün bu negatif ortama, ölümleri HDP’ye yıkma anlayışına rağmen, HDP barajı yeniden yıkarak, meclise girdi. Şimdi tartışmaya başlama zamanı.

Birincisi, seçmen bir mesaj falan vermedi. Öyle bir algı yaratılıyor ki, sanki seçmenler birer J. Paul Sartre ve evde oturmuşlar, yarın nasıl bir mesaj verelim diye tartışıyorlar. İşin doğrusu, AKP bütün yollara başvurarak, iktidarını sürdürmeye çalıştı. Çatışmalı ortamın sorumlusu HDP’ymiş gibi çalışma yürüttü. Fiili sıkıyönetim ilan ederek, bölgeyi yaşanmaz bir hale getirerek, halkı ‘beyaz Toroslar’la tehdit edip, oy istedi. Para dağıttı, iş sözü verdi. Bütün medyayı tek taraflı bir propaganda aletine çevirdi. Saçma sapan teoriler üreterek, elindeki devlet gücü ile bu algıyı toplumun beynine boca etti. Benden sonra tufan diyerek, halkı korkuttu. Bu korku ikliminde ise insanlar iktidar alternatifi de bulamayınca, AKP’ye oy verdiler. Bu işin bir tarafı.

Bizi ilgilendiren diğer kısmı ise HDP’nin 7 Haziran Seçimlerine göre yaklaşık bir milyon oy ve 21 vekil kaybetmesi oldu. Neden böyle oldu? AKP’nin yarattığı iklime değindik. Bunun yansımaları elbette oldu. Ne var ki ortaya çıkan kısmi başarısızlığın tamamını bu neden bağlamak bizi büyütmez. HDP, 7 Haziran’daki motivasyonu sağlayamadı. Barajı geçmenin yarattığı güven ve anketlerin HDP’yi yüksek göstermesi bunda etken oldu. Bir diğer etken, özsavunma ve özyönetim ilanlarıdır. Haklı ve meşru talepler olduğu kuşkusuz. Özsavunma ve özyönetim ilan edilen yerlerde HDP oy kaybetmedi ve % 90’lar civarında oy aldı. Bu doğru. Zaten bu yerler, hareketin çok güçlü olduğu şehirlerdir. Devletin bu şehirlere acımasızca saldırması, diğer yerlerde de burada da özyönetim ve özsavunma ilan edilirse, devlet üzerimize ölümle gelir kaygısı yarattı. Tarihin en önemli seçimi öncesine denk gelmesi talihsizlik oldu.

Diğer bir neden, savaş ortamı yaratmaya çalışan AKP iktidarı, Ceylanpınar’da iki polisin öldürülmesini gerekçe yaparak, bu emeline ulaşması oldu. Bu eylem, AKP’nin aradığı fırsatı altın tepside sundu. Geriye bunu muazzam medya gücü ile halka çarpıtarak vermesi kaldı. Onu da yaptı. Kabul edelim ki KCK’nin tek taraflı ateşkesi geç alınmış bir karar oldu. Çatışmasızlık sürecinde, daha muhafazakâr olan Kürtler böylece eski korkularla tekrar AKP’ye yöneldiler. Benim en çok yanıldığım nokta buydu. HDP’ye oy veren Kürdün bir daha HDP’yi ne koşulda olursa olsun terk etmeyeceği düşüncesinin yanlış olduğu ortaya çıktı. İstanbul özelinde bunu rahatlıkla görebiliriz. Denilebilinir ki İstanbul çatışma bölgesinde değil. İstanbul’da yaşayan Kürtlerin bölgede akrabaları yaşıyor, bir de sisteme entegre olmak konusunda daha kırılganlar.

HDP’nin bütün illerde oy kaybetmesini aday tercihlerine bağlamanın bir karşılığı yok. Ülkedeki genel siyaset ortamı, HDP’nin tekrardan kriminalize edilmesi, iktidar alternatiflerinin olmaması HDP’ye oy kaybettirdi. Ayrıca medyadaki sansür, bilinen koşullardan dolayı seçim çalışması yapamaması da önemli etkenlerdendir. Bu kadar olumsuzluğun yaşandığı bir yerde, barajı geçmek, milletvekili sayısı bakımından 3. parti olmak da önemli bir başarıdır. 7 Haziran gecesi bu sonuç alınmış olsaydı, hepimiz o zaman yine mutlu olacaktık. Artık barajı geçmek bize yetmiyor. Bu HDP’yi ileriye taşıyacak en önemli duygusal durumdur.

 

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı