Köşe Yazıları

İyi ki Film

İyi ki Film

 

  1. Sahne

Asansörden çıkan Abdi, Fehmi’nin bürosunun önüne gelir, zile basar, bir süre sonra aşırı bakımlı sekreter kapıyı açar,

– Buyrun, hoş geldiniz..

– Hoşbulduk bacı, Fehmi beyi aramıştım, burda olduğunu söyledi..

– Evet, (Fehmi’nin odasını eliyle işaret ederek) sizi bekliyor.

Abdi, içeri girer girmez, samimi sohbet başlar..

– Selâmün Aleyküm..

– (Ayağa kalkıp Abdi’ye doğru yürüyerek) Ve Aleykûm Selâm, kardeş..

Sarılırlar, sonra karşılıklı L koltuklara otururlar..

(İçeri giren Sekreter)- Kahvaltıyı balkona hazırladım, buyrun..

(Fehmi)- Eline sağlık…

(Abdi’yi buyur eder, balkona geçer, kahvaltı yaparken sohbete başlarlar..)

(Abdi)- Şu Evim işini kafaya taktım. Dün tam konuşamamıştık..

– Basit.. bak şimdi, ev almak isteyenlerden 100 kişilik guruplar oluşturuyorsun. Her birinden 40-50 bin lira, hatta ne koparabilirsen katkı payı yani peşin alıyorsun, bunun 8-10 bin lirasını hizmet bedeli ve masraf diyerek cukkalıyorsun, o senin hakkın.. Sonra sözleşme gereği hepsi ayda ortalama 1000, 1.500 lira senin hesabına yatırıyor, sen de kura çekerek ayda birine sözleşmede belirtilen miktarda para veriyorsun, gidip ev alıyor ve kalan taksitlerini ödemeye devam ediyor…

– Bunu rakam olarak anlatsan, biliyon ben rakamları severim.

– Bak şimdi, 100 kişilik guruplar kurdun. Bazısı 200 bin, bazısı 250 bin, bazısı da 300 bin liralık gurup. Diyelim yüzde 15 peşin katkı payı, yüzde 7 de masraf alıyorsun.

– Eee..

– Mesela 200 binlik gurubu hesap edelim. Yüzde 15 peşinat, (havada parmağıyla yazar gibi işaretler yaparak) eşittir 30 bin, yüzde 7 de masraf 14 bin de o.. etti sana 44 bin, çarp 100’le.. 4 milyon 400 bin… kasanda… (kurnazca göz kırparak gülümser, başına işaret parmağını vurarak) akıllı iş diye buna derim.

– Gerçekten de çok akıllı bir icat..

– Adamlarda beyin var..

– Peki, başka detay var mı?

– Var.. olmaz olur mu… Sözleşmede unutulmaması gereken bir madde daha var, o da vazgeçmeyle alakalı.

– Vazgeçme mi?

– Evet, diyelim üyelerden biri vazgeçti, parasını geri istedi..

– Ha, bak onu atlamışım..

– Sözleşmede bir madde koyacaksın. Vazgeçme durumunda masraflar hariç yapılan tüm bedeller yani peşin katkı payı ve birikmiş aylık aidatların tamamı 3 ila 6 ay içerisinde aynen iade edilir..

– Hımmm..

– Adam vazgeçtim dediğinde elemanlar üç-beş hafta oyalayacak, sonra vazgeçme başvurusu dilekçesi yazdırıp merkeze yollayacak, bu yollama işi en az 15 gün kazandırır. Sonra merkezdeki görevli yoğunluk var diyerek bugün-yarın deyip 1-2 hafta daha oyalayacak ve işleme koymadan senelik izine çıkacak..

– O niye?

– Vatandaş aradığında burdaki elemanlar “dosyanız falan bey veya hanımda, o da senelik izinde, 15 gün sonra gelecek, o gelmeden biz müdahale edemeyiz” diyerek oyalayacak..  Adam gerçekten izine-mizine gitmeyecek yani..

– Hemen hemen bir ay kazanmış oluyoz..

– Tabi ki, kaç gün kazansan kârdır.. Nihayetinde işlem başlayınca tam 180’inci gün ödemeyi yapacaksınız..

– 180 gün niye?

– Ee, (uyanık bakışlarla sırıtarak) sözleşmeye uymak lazımmm.. Bu arada parayı sen kullanmış oluyon..

– Vay, be..

– Vayyy, ya… (kurnaz bakışlar atarak) amma çok görkemli bürolarda çok bakımlı genç kadrolar kurman şart. Düzgün konuşan, eli-yüzü temiz, yakışıklı erkekler ve güzel kızlar çalıştırman lazım. Onlara asgari ücret ve yüzde 3 prim verirsen çevrelerinde kim varsa gider, ikna ederler, kafanı yorma.. üç-beş ayda bir çeşitli bahanelerle işten çıkar yeni elemanlar al…

– O niye?

– Bu da işin başka bir püf noktası.. Bak şimdi, çocuklar işe başladı, maaş artı prim alacağı için eş-dost, akraba demeden çevreyi üye yaptı..

– İyi işte..

– İyi tabiiii…

– Eee, niye işten çıkarayım ki?

– Abi, o eleman, üç-beş ayda çevresinde kim varsa yazmıştır, yani kapasitesini doldurmuştur.. Artık istese de yeni üye bulamaz. İşte onu çıkaracaksın ki yeni elemanlar alasın… Bu defa da yeni elemanlar koşturacak, emmisi, dayısı, bibisi.. kimi varsa silkeleyecek… Hem de kıdem tazminatı gibi dertlerden kurtulmuş oluyon.. Bir taşla iki kuş…

– Vaayyyy.. be… Akıl diye buna denir.

– Eyvallah..

– Yahu, bu işleri düzgün yapan birileri yok mu? Her işte bir bit yeniği mi var?

– Abi, onu-bunu bilmem, kolay kazanç istiyorsan bu? İstersen kimseyi oyalamadan da yani dürüzgünce de bu işi yaparsın.. düzgün yapan da yok değil.. ben sana işin püf noktasını anlattım, gerisi sana kalmış..

– E, o zaman bana müsade..

– Oturuyorduk..

– Daha çok oturacaz, önce gidip şu şatafatlı büroyu bulmam ve eleman ilanı vermem lazım…

– Şirketin adı da önemli.. dikkat çeken, sıcak bir isim bul…

– Onu buldum bile… Sen anlatırken düşündüm.. Canım Evim..

– Valla senden korkulur… Ha, açılış öncesi büyük bir ziyafet ver..

– O niye?

– Protokol, Vekil, Başkan, Basın.. herkes seni tanısın. Açılışı da onlara yaptır.

– O kolay.. Hadi eyvallah..

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı