Köşe Yazıları

İktidar Hırsı Ve Koalisyon

İktidar Hırsı Ve Koalisyon

 

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. Bir yandan memelekti ateşe vermek, diğer yanda yangın var yangın var dostlar yetişin demek. At izinin it izine karıştığı bir dönemdeyiz. Herkes kendini haklı çıkarmanın hesabını yaparken hak, hukuk, adalet, dürüstlük, doğruluk, hakperestlik kavramları yerlerde sürünüyor.

Ya ben ya da hiç kimse diyerek memleketi ateşe verenler, benden sonrası tufan söylemleriyle psikolojik algı yaratmanın zevkine varıyorlar. Reklamını iyi yapan kazanıyor. Taşlar yerli yerince bir türlü oturmuyor. Koalisyon ortaklığı için haftalar, aylar süren görüşmelerden bir türlü olumlu neticeler çıkmayınca birileri her zaman yaptıkları gibi, keser misali kendi tarafına yontmadan vazgeçmiyor.

Yüce milletimizin uğruna canını kanını verdiği değerlerden koparılmaya çalışılan teklifler yüz bulmayınca, birileri cıyak cıyak ötmeyi marifet sayıyor. Yahu bu milletin kutsal değerleriyle uğraşmak, size neyi kazandırıyor. Bir milleti millet yapan ruh benliğine işlenmiş kutsal değerler değil midir? Öyleyse kimsenin kutsal’ı başkasına dert olmamalı..

Koalisyon görüşmeleri yürütülürken her kafadan bir ses. Saygı ve nezaket kuralları çiğnenmeye devam ediyor. Herkesin doğrusu farklı. Olması gereken bu ise şayet başkalarının doğrularına da saygı göstermek bizim demokratlığımızın gereği değill midir? Yalnız kendi doğrularımızı herkese kabul ettirmek gafletine düşmemek lazım. Farklı ve zıt kutupların beraber yürümesi zor, ancak asgari müştereklerde buluşmak gerekiyorsa, edep ve ahlak kurallarını çiğnemememiz şart. Birbirimize karşı tahammül sınırlarımızı zorlamamız gerekir. Şayet buna rağmen şartlar oluşmuyorsa haksızlıktan uzak durmak lazım.

Bilindiği gibi 1970’li yılların başlarında İnönü’yü devre dışı bırakmayı başaran Bülent Ecevit, o günkü CHP’nin başına “Yeni” kelimesini getirerek Yeni CHP yapmıştı. Bir türlü iktidar olamayan CHP, Necmettin Erbakan’ın MSP’siyle koalisyon kurmuşlardı. Tabanın itirazlarına rağmen koalisyon kuruldu.

1974 yılında kurulan koalisyonda MSP daha hükümetin kuruluşunda bir takım tavizler vermiş ve koalisyonun devam şartları arasında 141-142. Maddelerin kapsamına giren suçluların da affedilmesini kararlaştırmıştı. Af gelip çatınca bu maddelerden yatan devlete yönelik terör olaylarından mahkum bulunanların affedilmesi hususunda Anadolu’nun bir tarafından şiddetli tepkiler gelmiş ve bu anarşistleri affetmek MSP’nin kuruluş felsefesine aykırı olduğu görüşü teşkilat tarafından ileri sürülmüştü. Ne var ki iktidar olma hırsıyla yanıp tutuşan MSP’deki bazı taraftar milletvekilleri 141. Ve 142. Maddelerden mahkum olan teröristlerin mutlaka affedilmesini savunmuş diğer 22 kişilik bir milletvekili gurubu katiyetle bunların affedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştü. Hatta o sıralar MSP gurubunda yapılan af görüşmeleri şiddetli tartışmalara sahne olmuştu.

O zaman Ankara Milletvekili bulunan Hüsamettin Akmumcu : “Bizim tavize ihtiyacımız yok. Biz de 163. Maddeden mahkum olanların affından vazgeçelim. Zaten bu maddenin fazla suçlusu yok. Bunu bahane ederek anarşistleri dışarı salamayız. Hem 163. Maddeden yatan  arkadaşlarımız af istemiyorlar. Bizim şunun şurasında 7-8 ayımız kaldı, onu da yatarız Bizim için memleketi ateşe veren anarşistleri affetmeyin” diyorlar” demiştir.

Bunun üzerine söz alan Erbakan son derece hiddetlenerek ve çok sert bir çıkış yaparak bu meselenin koalisyonun devam edip etmeyeceği ile alakadar olduğunu söyledi. Yapılan oylamada 22 Milletvekili teröristlerin affına karşı çıkmış, diğerleri taraftar çıkarak ne pahasına olursa olsun iktidarlarını sürdürmeyi tercih etmişlerdi.

1973 yılında. ilk seçiminde 48 milletvekili ile Meclise giren Milli Selamet Partisi ne yazık ki 1977 seçimlerinde % 50 oy kaybederek 24 Milletvekili ancak alabilmişti. O günden sonra terör azgınlaşarak büyüdü, dal-budak salmaya devam etti.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı