Köşe Yazıları

İbretlik Bir Deney

“Kâinatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah’ı tesbih etmesin, O’nu anmasın, O’na dua etmesin. Fakat siz bu tesbihlerini, Zikirlerini dualarını fark etmiyorsunuz.„ 

                                                                                                                             (İsra Suresi: 17/44)

Korona günleri. Yer eski adıyla Tandoğan, yeni adıyla Anadolu Meydanı.“Tandoğan„ ismi Ankara’nın eski valisi ve belediye başkanı olan Nevzat Tandoğan’dan gelir. Hani şu meşhur(!) vali var ya, işte o. Atatürk’ün “Köylü, milletin efendisidir.„ sözünün aksine, köylüye “öküz„ diyen adam. Biz onu, şu talihsiz açıklamalarıyla biliyoruz:

“Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik lazımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askere gitmek.„

Evet, bu sözler maalesef ona ait. 1946’da kendi tabancasıyla intihar eden Nevzat Tandoğan’a…

İşte onun adını taşıyan Ankara’daki meydan, 2015 yılında büyükşehir belediye meclisinin kararıyla “Anadolu Meydanı„ olarak değiştirildi. Böylece Anadolu insanı da o isimden çağrıştırdığı o hakaretten kurtulmuş oldu.

Sevgili okuyucu hemşehrilerim, ben size bu meydandaki ibretlik bir olaydan bahsedecektim. Ama “Tandoğan„ ismi, beni gene tarihî bir talihsizliğe götürdü. Şimdi konumuza dönelim. Evet, sokağa çıkma yasağının uygulandığı Koronalı günlerin birindeyiz. Meydan bomboş. Birkaç polisten başka kimse yok. İki üç genç, meydandaki güvercinlere yem/buğday veriyorlar. Meydanın ortasına buğday taneleriyle Arapça harflerle Allah lafzını yazdıktan sonra bu lafzın etrafına da buğdayları serpip dağıtıyor ve kenara çekiliyorlar. Az sonra yüzlerce güvercin sürü halinde gelerek buğdayları toplamaya, yemeye koyuluyorlar. Buraya kadar her şey güzel ve normal. Şaşılacak bir şey yok. İşte asıl ibretlik olay bundan sonra başlıyor: Güvercinler, Allah lafzının etrafındaki buğdayları toplayıp yedikten sonra, sıra mübarek lafızdaki buğdaylara geliyor. O da ne ?.. Güverciler, lafzın etrafında dönüp duruyor, fakat lafızdaki hiçbir buğday tanesine dokunmuyorlar. Evet, evet aynen böyle. Onlarca güvercin, lafzın etrafında defalarca döndükleri halde, yazının bir tek buğday tanesine dokunmuyorlar.

Bunu iyice tesbit eden gençlerden biri, makul bir süreden sonra geliyor ve Allah lafzındaki buğdayları eliyle dağıtıp lafzı siliyor. Geriye çekilip güvercinlerin gelmesini bekliyor. Az sonra yüzlerce güvercin  gelip, buğday tanelerini topluyor ve yiyorlar.

İşte size ibretlik bir ders…Demek ki  güvercinler de yerde buğday taneleri ile yazılan Allah lafzının farkında… Ona basmıyor ve o tanelere dokunmuyorlar. Şimdi gel de kânattaki canlı-cansız her şeyin Allah’ı hamd ile tesbih ettiğine inanma… Gel de Yüce Rabbimizin gücü ve kudreti karşısında secdelere kapanma… Kuşlar bile O’nun azametini zikrederken, bazı kuş beyinlilerin buna yanaşmamaları çok tuhaf değil mi? Sana binlerce defa hamdüsenalar olsun Yüce Allah’ım!.. Bizi Müslüman olarak yarattığın için… Selam ve dua ile.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı