Köşe Yazıları

İbretle izliyorum…

Sırf durduğu yerin doğru, savunduğu fikrin hak, duruşunun sağlam olduğunu göstermek ve ispat etmek uğruna;

Başka düşünce, inanç, duruş ve fikirleri hakir gören, onları yok sayan, her fırsatta sanatın her dalını kullanarak alay etmekten, küçük düşürmekten geri durmayan, olayları işine geldiği gibi yorumlayan, gerçeği ve doğruyu ayırt etmekten uzak, her daim keser olan, tek doğru olarak kendisini gören ve gösteren, bunları da entelektüel, aydın, şair, yazar, düşünür, bilim ve daha bilumum “üstün ve ayrıcalıklı” sıfatlar adına yapanları ibret, dehşet ve tiksintiyle izliyorum.

Kuzu postuna bürünmüş kurtları, kümes bekçiliğine soyunmuş tilkileri, kuyruk acısı peşinde olan yılanları, din bezirgânlarını, burnundan kıl aldırmayanları, kendilerini erişilmez ve tartışılmaz görenleri, politika/siyaset tellallarını, duygu sömürücülerini… hepsini izliyorum.

Sırf kendine iyi bir pozisyon kapmak veya pozisyonunu korumak; sevmediği, istemediği kişileri karalamak, kötülemek ve küçük düşürmek adına, yalan, yanlış ve iftiralara tenezzül eden; birilerinin gözüne girmek uğruna akı kara, karayı ak gösterenleri ve nemmamları da tiksintiyle izliyorum…

Alicengiz oyunlarından tutun da, alleklik ve taklacınlıkta pek mahir olan; lafı başka yerlerinden anlayıp sözü bir başka yerlerinden çıkanlar, akıl ve feraset yoksunu, izan ve mizandan yoksun, toplumun yüz karası, iyilerin ve iyiliklerin düşmanı sefil, rezil ve aymazları ibretle ve dehşetle izliyorum, izlemek zorunda kalıyorum.

Daha da acısı; bilerek, bilmeyerek -belki de işlerine böyle geldiği için- bunlara, sorgu sual etmeden, araştırma ve teyit etmeye gerek duymadan itibar eden, kıymet veren ve bu doğrultuda hareket edenleri de ibretle izliyorum…

Toplumsal huzurun, kaynaşma ve dayanışmanın, samimiyetin, diyalog ve iletişimin önünde en büyük engel olan, tıkayan ve patinaj yaptıran, çürümeye ve kokuşmaya neden olan böylesi bir tablo toplumun önünde büyük ama çok büyük bir kara leke hatta kara delik gibi durmaktadır. Bunu da evvela bunlara taviz veren, itibar eden ve yol açanların düzeltmesi gerekiyor.

Görmemenin, okumamanın, duymamanın mümkün olmadığı, başını nereye çevirsen mutlaka benzer birileri ile karşılaşacağın bu âlemde çoğu zaman söylemek istediklerini yutmak zorunda kalıyor insan.

Lafın para etmediği, sözün itibar görmediği, insanın değer bulmadığı ve herkesin kendini dünyanın merkezine oturttuğu bu âlemde yapabilecek tek şey kalıyor geriye, dua etmek;

Allah milletimizi ve memleketimizi böylelerinden, böylelerinin şerrinden korusun.

Allah herkese iyilik, herkesin iyiliğini versin…

Vesselam.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu