Anasayfa / Köşe Yazıları / HUKUKTAN BESLENEN TERÖR

Yazar Mehmet Özçelik

rerererer

HUKUKTAN BESLENEN TERÖR

HDünyada olduğu gibi memleketimizde de terör hukuktan beslenmektedir.

Hukuktaki açıklardan, yetersizlik ve zaaflarından yararlanan veya yararlandırılan terör örgütlerinin suçları ya hafifletilmekte veya affedilmektedir.

Mesela Ergenekon davasında ömür boyu müebbedle yargılananlar birden çıktılar.

Askerin, polisin millet için hayatını ortaya koyarak terör örgütleriyle dağ bayır demeden savaşmalarına karşı, terör örgütü devletide katil ve soykırımcı olarak ilan etmişti.

-“ Terör örgütü PKK, Diyarbakır ve Şırnak’ın bazı ilçeleri başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu’da kazdığı çukurlar ve tuzakladıkları bombalarla sivil-asker ayrımı yapmadan saldırılar düzenlemiş, 20 Temmuz 2015’ten sonra terör örgütü mensuplarınca düzenlenen saldırılarda 793 güvenlik görevlisi şehit olmuş, 300’den fazla sivil hayatını kaybetmiş, bu bölgeler yaşanmaz hale gelmişti. Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK’ya yönelik “çukur” adı verilen operasyonlar düzenleyerek bu bölgeleri terörden temizlemişti.

“Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” adıyla Ocak 2016’da hazırlanan metin, terör örgütü PKK’nın Doğu ve Güneydoğu’daki bazı illerde kazdıkları çukurlarla ülke güvenliğini ve birliğini tehlikeye attığı bir dönemde kaleme alınmış ve 1128 akademisyen bildiriye imza atmıştı.

Bildiride, güvenlik güçlerinin, terör örgütünün bu yasa dışı faaliyetlerine karşı yürüttüğü mücadele “devlet katliamı” olarak nitelendirilmişti. Halkın güvenliğini sağlamaya yönelik güvenlik güçlerince gerçekleştirilen operasyonlarda yüzlerce şehidin verildiği bir dönemde yayımlanan bildiri yoğun tepki almıştı.

Akademisyenlerin bildirisinde, “Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir. Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlalinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararın tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasını talep ediyoruz.” ifadelerine yer verilmişti.”

Anayasa Mahkemesi skandal bir karara imza attı. Anayasa Mahkemesi, sözde “Barış Bildirisi” başlığı altında terör örgütü PKK’ya destek veren ve güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonları itibarsızlaştırmaya çalışan imzacı akademisyenleri aklayan bir karar verdi.[1]

Bu durumda meşru görülen pkk-nın meşruluğu, ordu ve askerin gayrı meşruluğu devreye girmiş oluyor.

Bu karar teröriste güç verecek, terörün önünü açacaktır.

Eğer gerçekten anayasa mahkemesi hukuki bir karar verdiyse askeri ve polisi adam öldürmekten cezalandırsın!

Az mı geldi?

Asker ve polisi destekleyen halkı ve de devleti de cezalandırsın!

Kısaca Türkiye onlarca yıldır hapishaneye çevrildiği ve darbelerle bu yerine getirildiği gibi, toplu kıyıma gitsin!

Ya da bu kararı verenler istifa edip, dükkanlarını kapatsınlar!!!

Kimin eli kimin cebinde derler ya. Aynen onun gibi, kimin kararı, kimin kararındadır.

Türkiye-nin öncelikli ve en önemli problemi hukuk problemidir.

Terör hukuktan besleniyor.

************

Devleti soykırım yapmakla suçlayan (ki bu ağız ve ifade Ermeni soykırımına atıf yapıp Ermeni ve pkk-nın ifadesidir) bu kişiler, aynı dilekçeyi doğuda bir emniyete, jandarmaya hatta adliyeye yazıp verse, bunda nasıl bir iyi niyet ve fikir özgürlüğü aranabilir?

Bilmiyordum, okumamıştım gibi bahaneler ne kadar mantıklı olur, ki hala bu yaptığından pişmanlık duymamış, aksi yönde bir girişimde bulunmamış ise?..

Ve de bu savaş ve terör bildirisinin verildiği durumda hendek, çukur ve barikat operasyonları’nda 793 polis ve asker şehit olmuş, 314 sivil vatandaş da ölmüş iken…

PKK niye bitmiyor, anlaşılıyor değil mi?

Bu meclise kadar uzanan zincirin önemli bir halkası.

AYM içeriğine katılmadığını söylemekle acaba geriye ne kalıyor da hüküm veriyor?

Tezat değil mi?

AYM gelecek için kötü bir emsal karara imza atmakla hem kendilerini hem de toplumu taşınması güç bir yükün altına koymuş olmaktadır.

Acaba aynı karar IŞİD ve YPG ve de el- Kaide içinde verilebilir mi?

Yarın bu kararın Fetö için verilmeyeceğinin bir güvencesi varmı?


[1] https://www.ahaber.com.tr/gundem/2019/07/27/anayasa-mahkemesinin-skandal-kararina-tepki-pkk-penceresinden-oldugunu-net-olarak-goruyoruz

Bu Habere de Bakın

DÜNDEN DEVAM

Fakat sürecin sonunda bu kulüp bu maddi desteklere ihtiyaç duymayacak, kendi çarkını döndürebilen hatta gelişen …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir