Köşe Yazıları

Horozun Hikayesi

Çiftlikteki horoz her sabah adeti üzere uzun uzun ötermiş. Bundan rahatsız olan sahibi bir gün horoza şöyle demiş;

– Her gün sabahın köründe ötmenden rahatsız oluyorum, bir daha ötersen keserim seni …

Horoz çok üzülmüş. Fakat canından olmamak için ötmeyi bırakmış ve şöyle düşünmüş “Bir ben ötmesem n’olacak, bir sürü horoz kardeşim var.”

Bir süre sonra sahibi yine gelmiş ve bu defa demiş ki;

– Eğer tavuk gibi gıdaklamazsan seni keserim…

Horoz bu defa daha çok üzülmüş. Fakat başka çaresi olmadığını düşündüğü için gıdaklamaya başlamış. Yani canını kurtarmış! Aradan biraz zaman daha geçmiş ve sahibi tekrar horozun karşına geçmiş;

– Hiçbir işe yaramıyorsun, eğer tavuk gibi yumurtlamazsan seni keserim…Horoz hüngür hüngür ağlamış. “Keşke öterken bir horoz gibi ölseydim” demiş. kendi kendine…

Yani, öyle bir dünya var ki önümüzde; problem, sorun, kararsızlık, tercihler… Ne olursa olsun kararsız kalır veya şahsiyetine aykırı kararlar alırsan sonu hicran sonu mutsuzluktur.

O ‘an’ veya günü kurtarmak adına alınan kararlar, orda kalmaz, şekil değiştirerek tekrar karşına çıkar. İşte o zaman çözümü daha zor hatta belki telafisiz olabilir. Çünkü KORKU tavizdir ve taviz tavizi getirir.

O zaman;

Cesaret, özünü korumaktır…

Cesaret, kendin kalmaktır.

Cesaret, kendin olmaktır…

Cesaret ile yerinde karar alıp ve doğru tercih yapabilme ümidiyle…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu