Köşe Yazıları

Hayatta Hedefe Ulaşmanın Kuralları

Hayatta Hedefe Ulaşmanın Kuralları

 

İnci ve mercanlar,denizlerin ve okyanusların derinliklerinde olduğu gibi, kıymetli hazinelerin anahtarları da hep gizli yerlerde saklanır. O hazinelere ulaşmak isteyenler fedakârlık yapıp gayret göstermelidirler.

Eğer bir branşta, bir meslekte , bir uzmanlık dalında ilerlemek istiyorsak, önce kendimizi aşmalıyız. Hiç kimse önümüzde engel olarak duramaz. Kendimiz en büyük engeliz. Engelleri birer birer aşmak bizim elimizdedir.

Bazen karşımızdaki muhatabımız konuşurken, onu hep dinliyor gibi görünmek için susup kalırsak ve önemli ayrıntılarda konuşma sırası gelmişken yine de beklersek, hayatımızın en önemli öğretilerini kaçırmış olabiliriz.

Başkalarının bizi sevmesini bekliyorsak şayet, önce bizim de kendimizi sevmemiz gerekir. Biz ancak kendimizi sevdiğimizde başkaları da bizi sevmenin yolunu araştırır ve bulurlar.

Kendimize yol ve yön arıyorsak, yol ve yönü doğru olan istikametli kişilere yol sormalıyız. Gittikleri istikamet doğru olmayan, yolunu şaşırmış kimseleri rehber tayin edersek biz de yolumuzu kaybederiz. İlk düğmenin doğru iliklenmesi önemlidir. İlk düğme düzgün,sıralı olarak düğümlenmezse diğer düğmelerin tamamı eğri, büğrü , yamuk yumuk iliklenir.

Anne-babamız bizim doğumumuzdan sorumludurlar. Her doğan çocuk da yaradılış gayesine uygun olarak dünyaya gelir. Ancak daha sonraki yaşam biçimimizi biz tayin ederiz. Anne-babamız bizim yaşantımızdan sorumlu değiller.

İnsan önce anne rahminden dünya hayatına gelir. Çocukluk, gençliğin ve olgunluğun kuluçka devresidir. Gençlikten olgunluğa , olgunluktan yaşlılığa, yaşlılıktan mezara, mezardan haşre haşirden sonra ebed memleketine doğru yol alan bir yolcudur. Bu yolculuğun mutlu bir son’la sonlanması mükemmel olur.

İki günü bir olan ziyanda olduğuna göre, durmak, duraklamak, tembelliğe düşmek, ölümdür. Başkalarını taklit etmek bizi şahsiyetimizden, asli kimliğimizden soyutlar. Başkalarına uşak olmak istemiyorsak kendimizden başka hiç kimseyi taklit etmemeliyiz. Çalışmak hayatın kendisidir. Önümüze koyduğumuz hedefe yetişmek gerçek özgürlüğümüzdür.

En güzel çiçekler en nadir bahçelerde, en kıymetli ve az olan bitkilerde açar. Çiçeğin kıymetini bilmeyenler, onu koklamak, güzelliğinden doyasıya göz doldurmak yerine, kadir kıymet bilmez nâdanlardır. Onu koparıp atmayı marifet sanırlar. Onlara çok da yaklaşmamıza gerek de yoktur.

Şecaat ve cesaret yiğidin kalesidir. Muhkem kalelerde mücadele verenler, başarının zirvesine otururlar. Başarı, cesaretle gelir. Cesaret her başarıyı taçlandırır.Kaleler de cesaretle fethedilir.Cesareti olmayanın başarısı da olmaz.

İnsan bir cevherdir. Tıpkı bir elmasa benzer. Onun gerçek değerinin ortaya çıkması için bir müddet yontulması lazım. Yontulmayan insanlar ham meyveye, ateşte dövülmemiş hurda demire benzer. Ateşte dövülen demiri her sanayi dalında kullanmak, her türlü yararlanmak mümkündür.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı