Köşe Yazıları

HAYATIN İMTİHAN SIRLARI

HAYATIN İMTİHAN SIRLARI

Yaşadığımız hayatta geride hoş bir sâda bırakmak güzeldir. Çok yaşamak, zengin olmak,,makam mevki sahibi olmak elimizde değilse de, vatana ve millete yapacağımız hayırlı ve güzel amellerimizle adımızı çok yaşatmak elimizdedir.

Tıpkı meyveli bir ağaç gibi, herkesin ve her kesimin faydalanabileceği bir ağaç olmak güzeldir. Kuru ağacın meyvesi olmadığı gibi kimse onun gölgesinden de yararlanamaz. Yürekleri ve vicdanları kuruyan iki ayaklı müteharrik mezarlar gibi bedbaht olmak ise bütünüyle zillettir.

Memleketi kaosa ve kan gölüne çevirmek isteyen vicdanı kurumuş yüreği paslanmış, beyinleri dumura uğramış nâdanların hayal ettikleri bir dünya yaşanılmayacak bir dünyadır.

Helal yoldan helal rızık ile geçimini sağlamak ve hatta zengin olmak, muhanete muhtaç olmamak güzeldir, ama zengin olma tutkusu insanın ahlakını bozar. Haram helal demeden, nereden ve nasıl geldiği belli olmayan malının hesabını yapmayan gafiller, kendilerinin karnı tok, sırtı pek olunca, aç yatan komşusunun halinden anlamazlar.

Yüce Yaratıcı malı- mülkü dilediğine verir, ilmi ise çalışana verir. Bir ömür boyu omuzundaki ip ile dolaşıp, sırtında yük ile hamallık yapanların kıt kanat geçindikleri malumdur. Servet zaman zaman değişik milletler ve devletler arasında döner dolaşır. O mal ve mülkü eviren çeviren bir kudret vardır.

Yüce Yaratıcı’ya isyan ve tuğyanda bulunan nice Nemrut’lar, Fir’avun’lar, Karun’lar varlık içinde isyan ederken, ekonomi ve iktisadın örneği ve önderi olan Ebuzer-i gıfari açlıktan ölmüştür. Bu da imtihanın bir başka formatıdır.

Ellerindeki servetlerine güvenerek çok akıllı olduklarının zehabına kapılanların zamanla burunlarının sürtündüklerini, yoksulluk girdabında boğulduklarını, ekmeğe muhtaç hale düştüklerini çok görmüş ve şahid olmuşsunuzdur. Bu da bir imtihan sırrıdır.

Mal sahibi mülk sahibi,/ Hani bunun ilk sahibi?

Mal da yalan mülk de yalan, / Var biraz da sen oyalan.

Sevgi ve saygı kavramları insanlara mahsustur. İnsanların da akıllı olanları sevgiden anlarlar. Gerçek sevginin kıymetini akıllı insanlar bilir. Gerçekten sevmesini bilen, sevginin hakkını veren insanlar en mutlu insanlardır.

Neyi, niçin ve nasıl seveceğini bilmeyenler, sevgilerini boşa tüketirler. Hem kendilerine yazık ederler, hem de sevgi kavramına ihanet ederler. İhanet ettiğimiz kural ve kavramlar bizi kolay kolay affetmezler. Daha sonra hüzün ve elemi çok acı çıkar.

Saygı göstermeyenler saygı görmezler. Saygıya layık olmak herkesin hakkıdır. Kimileri o hakkını kullanırken, bazıları kendilerini o değere layık görmezler. Kendisine saygı göstermeyenlerin başkalarına da saygı göstermelerini beklemek beyhudedir.

Kibir ve gururla saygı elde edilmez. En dolgun buğday taneleriyle dolu olan başakların başı eğik olur. Meyveli ağaçların dalları bükük olur. Burnunu havalara diken dallarda meyve aramak dağ başında kum aramaya benzer.

 

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı