Anasayfa / Köşe Yazıları / Hayata Allah Hükmediyor

Yazar Kazım Çetinkaya

Hayata Allah Hükmediyor

Hz. Nuh dünyayı çepeçevre saran tufanın ortasında sapasağlam çıkınca, boğulmasını, sulara gark olmasını bekleyenler şaşırdılar.

Yanmasını, kül olmasını bekleyenler bir de gördüler ki,  Nemrut ateşinden gülümseyerek çıkıyor Hz. İbrahim…

Açlıktan susuzluktan çölde kavrulmalarını bekleyenler, birde baktılar ki, Hz. İsmail ve annesi Hz. Hacer, Mekke’nin kavurucu çöllerinde ölmemiş, hayatlarını devam ettiriyorlar kendilerine ikram edilen zemzemle…

Attıkları karanlık kuyuda ölüp, canavarlara yem olmasını bekleyenler, bir de gördüler ki, kuyudan çıkıyor, gidip Mısır’a sultan oluyor Yakub’un sevgili oğlu Hz. Yusuf…

Varlıklı iken etrafında dört dönenler; yokluğa düşüp servetini kaybeden, açlık ve susuzlukla imtihan olan, kendilerinden uzaklaştırdıkları, sonrasında da vücudundaki yaralarından dolayı isyan etmesini bekleyenler, bir de baktılar ki, sabrediyor, şükrediyor ve yaralarından kurtuluyor sabır kahramanı Hz. Eyyüb

Gecenin karanlığında, rüzgârın fırtınasında, denizin dalgalarının ortasına denize atılıp koca bir balık tarafından yutulduğunu görenler ve artık işinin bitik olduğunu düşünenler, bir de gördüler ki, denizaltına dönüşen balık, sahile bırakıyor Hz. Yunus’u…

Firavun’un peşine takıldığı Hz. Musa’nın Kızıldeniz’de dalgalara yenilip boğulmasını bekleyenler, bir de baktılar ki, Kızıldeniz bir solukta yutuyor ve balıklara yem ediyor kendi devrinin en güçlü zalimi firavun’u…

Hz. İsa ve havarilerini arenalarda aslanlara yem edenler, bir de gördüler ki, onlara rağmen gelişiyor, yayılıyor Hristyanlık…Roma’dan Trabzon’a geliyor ve dağları oyup kurdukları Sümela Manastırı’nda inançlarını yaşamayı sürdürüyor inanan insanlar…

Her türlü işkenceden geçirdikten sonra, çok sevdiği Mekke’den Medine’ye hicret etme zorunda bırakanlar, bir de baktılar ki, mağlup edip sürgün ettiklerini düşündükleri Kâinatın Efendisi, muzaffer ordusunun başında, anlı şanlı bir galibiyetle Mekke’ye geri dönüyor şanlı Peygamber(a.s)…

Sebeplerden ibaret değildir hayat. Sürprizlerle doludur hayat. Tarih bütünüyle zalimlerle mazlumların hikâyesinden ibarettir aslında…

Görünüşte mazlumlar kaybeder, zalimler hep kazanır… Çünkü mazlumlar güçsüz, zalimler güçlüdür… Buna rağmen, akıbet, mazlumların zaferini yazar tarih… Sonunda mazlumlar kazanır.

Kendi dönemlerinde ne kadar güçlü olurlarsa olsun zalimler, akıbet, zaman içinde tükenip gitmişlerdir. Kendi ürettiği vehmin tuzağına düşüp burnundan her nasılsa giren küçücük bir karıncaya yenilmiştir tarihin kaydettiği en ürkütücü zalimlerden Nemrut…

Yine gücünün sınırına geldiği Kızıldeniz’de boğulmuştur tarihin kaydettiği en korkunç zalimlerden Firavun…

Kâinatın Efendisi’ni Mekke’den çıkarmakla İslam düşüncesinin yok olacağını zanneden Ebu Cehil, hayatın karşısında sürüklenmiş, ne felsefesi taraftar bulabilmiş, ne kendisinden bir iz kalmıştır…

Kısacası, hiçbir zalimin istediği gibi şekillenmemiş tarih. Daima kaderin çizgisinde oluşmuştur. Zalimlerin ekseninde dönseydi dünya, Nemrutların, Firavunların, Ebu Cehillerin dünyası olurdu.

Öyle olmadı ama…Ne Neron’un , Sezar’ın… Ne Stalin’in , Lenin’in… Ne Hitler’in ne de Mussolin’in zulüm mantığı günümüze gelebildi. Yıkılıp gittiler!.. Yok olup derbeder oldular!..

Yani zalimlerin istediği gibi şekillenmiyor hayat. Bundan sonra da öyle şekillenmeyecek. Kendi dönemlerinde ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar sonuçta zamana yenilecekler.

Dert etmeyin, silinip gidecekler. İşin sırrı sabır ve tevekkül… Varsayın ki, Hz. Nuh’uz, tufana uğradık… Korkmayın! Bilin ki, akıbet kurtulacağız. Varsayalım ki, Hz. Yusuf’uz, “kardeş” dediklerimiz tarafından kuyuya atıldık… Üzülmeyin, bilin ki, kuyudan çıkacağız!.. Varsayalım ki, Hz. İbrahim’iz, Nemrud’un ateşine atıldık… Endişelenmeyin, bilin ki yanmayacağız!.. Hayata Allah hükmediyor!..

Kendi döneminin zalimlerine haykıran Bedi ül Beyan gibi ben de haykırıyorum: “Zalimler için yaşasın cehennem!”

Bu Habere de Bakın

Diriltilen Ölü

Evvelden darbelerle bu millet on yıl geri götürülürken, şimdi kürt sosyalizmi ile 50 yol geriye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir