Köşe Yazıları

Hayat Yolunda Erdemler ve Engeller

Hayat Yolunda Erdemler ve Engeller

 

Yaşadığımız dünyada tanık olduğumuz veya bilfiil içinde bulunduğumuz olayların görünen yüzü bizi aldatmasın. Aklımızı çelen her olayın bir görünen yüzü vardır, bir de görünmeyen yüzü vardır. Bilmediğimiz bir takım gerçekler, madalyonun görünmeyen yüzünde olabilirler.

Hepimiz, duvarlarımızda asılı bulunan boy aynamıza şöyle bir bakalım. Başkalarının gözünde nasıl bir imaj bıraktığımızı, yaptığımız hal ve hareketlerimizin karşıdan nasıl göründüğünü, söz ve davranışlarımızın kimler üzerinde nasıl etkiler bıraktığını keşfedelim.

Kendimize karşı katı ve tavizsiz olalım ama, başkalarına karşı daima esnek olmalıyız. İçinde bulunduğumuz şartlara, olduğumuz yere ve bulunduğumuz duruma göre pozisyon almazsak başkalarını rencide edebilir, kendimizi de düşük derecelere düşürebiliriz. Unutmayalım şartlar ve ortam önemlidir.

Çok boyutlu düşünmek zorundayız. Duruma göre, çevremizdeki unsurları da göz önünde bulundurarak, hoşumuza gitmeyen pencerelerden de bakabilmeli ve  bu cesaretle hadiseleri ve olayları değerlendirme erdemine de sahip olmalıyız.

Kusursuz dost arayan dostsuz kalır. Kusur, hata, yanlış, eksik bulmak yerine, kendimizi de sorgulayıp, nefsimizin de aynı pozisyonlarda olabileceğini düşünerek, tamir etmenin ve onarmanın yollarını bulmalıyız.

Hiçbir konuda burnumuzun dikine gitmemeliyiz. İstişare etmek, başkalarının görüş ve düşüncelerini almak ve kendi düşüncelerimizi paylaşma bir erdemliliktir. İnat, hiç beklenmedik zamanlarda ve durumlarda, engelsiz durumlarda bile önümüze engel çıkarabilir. Bu da bizim aleyhimize bir atmosfer oluşturur.

Şanslı olabiliriz ama, her zaman talihimiz yaver gitmeyebilir. Öyleyse çok güvenmemeliyiz. Şimdiye kadar yüzümüze gülmesi, bundan sonra da öyle olacak anlamına gelmez.  Bazen hiç beklenmedik yer ve zamanlarda, beklemediğimiz koşullarla karşılaşabiliriz. Ve bunun sonucu da çok acı olabilir.

Neyi biliyorsak neyi bilmediğimizi de bilmeliyiz. Eğer neleri bilmediğimizi bilmezsek, her şeyi bildiğimizin zehabına kapılırız. Bu da bize çok şeyi kaybettirir. Bilmediklerimiz bazen daha sadık bir yol gösterebilir.

Üniversite mezunu olabiliriz. Yüksek tahsil her şeyi çözer diye bir kural yoktur. Deneyimli kişilerin tavsiye ve önerilerine kulak vermeliyiz. Bazen biz onlardan çok daha zeki ve akıllı olduğumuzu hesaba katsak bile, onların okudukları hayat üniversitesi bize çok daha doğru istikamet kazandırabilir.

Yaptıklarımızı ve yapmadıklarımızı, söylediklerimizi ve söylemediklerimizi sorgulamalıyız. Bu yaptığımız uygulama bizim kimlik ve karakterimizi de oluşturur. Nerede olduğumuzu, ne yaptığımızı, hedef ve amacımızı da belirlemede bize yol gösterici olur.

Birilerinin teklif ve sorgulamalarına karşı evet derken de hayır derken de iyi düşünmeliyiz. Niçin ve neden sorularını da pratik bir şekilde hafızamızda canlandırıp ona göre negatif ve pozitif cevaplar vermeliyiz.

Hata ve kusurlarımızı bilmeliyiz. Yanlışlarımızı ve kusurlarımızı bir öğretmen ve deneyim kaynağı yapabilmeliyiz. Doğru şartların oluşmasını beklemek yerine, doğru şartları oluşturmalıyız.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı