Köşe Yazıları

Gurbet

Türkiye’de yaşamak gurbette yaşamak gibidir biraz…

Hep bir şeyleri özlemekle geçer ömrünüz…

Ya daha güzel bir iş ya daha güzel bir gelecek üzre hayaller kurarsınız…

Mesleğinizi beğenmez, yaşadığınız koşulları beğenmez, kentinizi beğenmez, mahallenizi, sokağınızı, evinizi beğenmezsiniz…

Hepsinden öte sığmazsınız yaşadığınız hiçbir yere.

Başka şehirler, başka ülkeler, başka dünyalar içre yaşar gidersiniz…

Çocuklarınıza güzel imkânlar sağlayamaz, sevdiklerinize yeteri kadar zaman ayıramaz, kendinizi yeteri kadar anlatamaz, kahrolur giderseniz.

Hep bir yerlerden bir yerlere göçmekle geçer ömrünüz…

Denizleri, dağları, kır çiçeklerini özler durursunuz…

Arabalar, villalar, yatlar, katlar süsler düşlerinizi.

Bin bir zorlukla kazandığınız üniversitelerin kapılarından içeri giremezsiniz…

Oy verdiğiniz partilerin kapıları yüzünüze kapatılır, sonra yüzünüze kapılarını kapatan partiler kapatılır bir şey yapamazsınız.

Kendi ülkenizde size reva görülenlerden utanç duyarsınız.

Vatandaşsınız ama kimseler tarafından umursanmazsınız.

İnsansınız ama insan onuruna yakışan bir yaşam değildir size sunulan.

İsyanınız, çığlığınız, feryadınız, düşleriniz, umutlarınız para etmez.

Türküler, şarkılar, şiirler, ezgiler hep gurbeti taşır yüreklerinize.

Çocuklarınıza bakar, ülkenin geleceğine bakar, yarınlarınıza bakar ağlamak istersiniz.

Sevdiklerinizle beraber gurbettesiniz, gurbette gibisiniz, gurbetin içindesiniz.

Gün boyu izlediğiniz diziler yabancıdır size…

Diziler, filmler, reklâmlar yabancıdır ama yine de izlemeden duramazsınız…

Başka hayatlar, başka aşklar, aşina olmadığınız ihanetler konuk olur hanelerinize.

Hepsine sonuna kadar tanıklık eder, hepsini sonuna kadar izler, bütün izlediklerinizin ülkenizde yaşandığına şaşırır, hayretler içinde kalırsınız.

Kendi ülkenizde, kendi aile efradınızdan, sevdiklerinizden, dostlarınızdan gittikçe uzaklaşır, gittikçe yabancılaşırsınız.

Yaşadığınız ev yabancı gelir size, çıktığınız sokak, gezindiğiniz park, soluduğunuz hava, bakıp bakıp içlendiğiniz gökyüzü, avuçlarınızın içi gibi bildiğiniz her yer yabancılaşır.

Bir başka ülkede, dillerini hiç bilmediğiniz insanlar arasında yaşıyormuşsunuz gibi gittikçe kabuğunuza çekilir, ıssızlaşır, yalnızlaşır, gittikçe kendinizden uzaklaşırsınız…

Türkiye’de yaşamak gurbette yaşamak gibidir biraz…

Dilediğiniz kitapları okuyamaz, anadilinizi konuşamaz, düşüncelerinizi, yüreğinizde bir korku hissetmeden dile getiremezsiniz.

Her an vatana ihanet suçlamasıyla karşı karşıya kalacakmışsınız gibi kelimesiz, harfsiz, sessiz, ürkek ve şaşkın bir şekilde yaşarsınız.

Türkiye’de yaşamak gurbette yaşamak gibidir biraz…

Kalabalıklar içinde sesini kimselere duyuramamak, koca bir şehirde yalnız yaşamak, kimsesiz, hiç kimsesiz yaşamak gibidir biraz.

Bu yüzden gurbet kokarız her birimiz, yalnızlık kokarız, sevda kokarız…

Bu yüzden yanı başımızda bile olsa özleriz sevdiklerimizi… Dil ile ikrar edemezsek bile en güzel sevda sözcüklerini fısıldarız içimizden.

Bu yüzden gittikçe büyür hasretimiz, yalnızlığımız, ıssızlığımız…

Karanlıkları bu yüzden severiz, geceleyin gökyüzüne bakıp bakıp içlenmeyi bu yüzden…

Bu yüzden açılamayız kimselere, bizi intiharın eşiğine getiren derdimizi yüreğimizi açsak da bizi dinleyecek, dinlese anlayacak, anlasa çare olacak kimse olmadığından kimselere anlatamayız.

Bu yüzden başımızı duvarlara gömer ağlarız, gökyüzüne bakar ağlarız, asker mektubu bekler ağlarız, sevdiklerimize kavuşur ağlarız, ağlarız sevdiklerimizden ayrılınca…

Kimsenin bizi göremeyeceği yerlerde ağlarız, en çok yalnızken, bir evin odasında tek başınayken ve olanca sesimizin kimselere ulaşmayacağını anladığımızda ağlarız, için için ağlarız içimizden.

Gurbette yaşadığımız içindir ki, bir yığın pişmanlıkla anarız kaybettiklerimizi ve yanımızdayken bile özleriz sevdiklerimizi …

Türkiye’de yaşamak gurbette yaşamak gibidir biraz.

Gurbet, olanca kalabalıklar içinde bir başına yaşamak, yaşadığı toplumdan her geçen gün biraz daha uzaklaşmak, bir okyanusun ortasında batan bir gemi gibi kendi yalnızlığında boğulmak değilse nedir?

Mesafelerle ölçülebilen bir uzaklık değildir gurbet, gurbet; aynı ülkede, aynı şehirde, hatta aynı sokakta yaşayan ve her gün karşılaşan insanların birbirlerinden mesafelerle ölçülemeyecek uzaklıkta olmasıdır…

Bir çığlık mesafesinde olan insanların birbirini duymaması, duysa yardıma koşmamasıdır gurbet…

Türkiye’de yaşamak gurbette yaşamak gibidir biraz.

Gurbet çaresizliğimizdir bizim, yalnızlığımız ve kimsesizliğimiz…

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu