Köşe Yazıları

Gönüllerdeki Aile: Konukoğulları

Hayatım boyunca toplam 10 dakika bile bir arada olmadığım, uzaktan gözlemlediğim kadarıyla tanıdığım ve tanışmak gibi bir girişinde bile bulunma gereği duymadığım Konuoğlu ailesinden bahsedeceğim..

Şöyle ki;

Büyük Dede Sani Bey’in 1904 yılında 7 tezgahla kurduğu işletmeyle doğan SANKO Holding, Dede Zekeriya, oğul Sani ve torun Abdulkadir’le güçlenmiş, Abdulkadir’in “Onursal” Başkanlığında diğer kardeşleriyle dönemsel nöbet ve görev değişiklikleri yapılarak bugünlere gelmiştir.

Türkiye’nin vergi rekortmenleri sıralamalarında sürekli ön sıralarda yer alan Zeki, Hakan, Adil Sani, Fatih ve Abdulkadir Konukoğlu’nu Adıyaman halkı “tıpkı Baba Sani Konukoğlu” gibi Adıyaman’a kurdukları tekstil fabrikasıyla duyup tanımış, onların da tıpkı Dedeleri gibi çalışkan, hayırsever, mütevazi ve vatansever kişiler olduklarını ilk günden beri giderek daha çok hissetmiştir..

Fabrikanın kapısındaki Güvenlik Görevlisine “Fabrikanın önünden aç bir çoban geçerse ve sen ona bizim adımıza yemek ikram etmezsen vebali senindir” diyerek emir veren Rahmetli Sani Konukoğlu’nun dedelerinden aldığı bayrağı doruklara çıkardığına ve oğullarına devrettiğine şahidim…

Bu yıl 116’ıncı yılını yaşayan SANKO Holding’in çatısı altındaki 11 ayrı sektörde çalışan 14 bin kişiden biri değilim, ailemden de kimse bu firmada çalışmıyor ama bugün “gel, sana ihtiyacımız var” deseler seve seve koşup, elimden geleni bu firma için yaparım.. Çünkü Adıyaman ve Gaziantep başta olmak üzere Türkiye genelinde yaptıkları ticaretin dışında, “çalışanım-çalışmayanım” ayrımı yapmaksızın tesbit ettikleri her mağdura yardım ettiklerine de şahidim ve bu nedenle faaliyetlerine devam etmeleri dilek ve temennisiyle varsa verebileceğim her desteği esirgemem..

Çünkü biliyorum ki, sadece Konukoğlu ailesine değil, onların tesislerindeki yöneticilere ve hatta bu kuruluşu Adıyaman’a davet eden (ilk ekipteki) dönemin Belediye Başkanı Mehmet Erdem’e, Hacı Yusuf Çelebi’ye, Abuzer Aslantürk’e, Mehmet Akan’a ve isimlerini bilmediğim herkese, hatta abartısız söylüyorum onların da Atalarına yüz binlerce insan (yıllardır) dua ve rahmetler okumaya devam etmektedir..

SANKO Holding adına Basınla bağlantısını sürdürürken sektördeki herkesle adeta abi-kardeş olan Cengiz Halil Çiçek’i de yüreğimde her zaman ayrı bir yerde tutmaya devam edeceğim..

Adı geçenlerden vefat etmişlere Yüce Allah’tan rahmet, yaşayanlara sağlık, bereket ve başarı dilerim..

xxxxx

Bi’çaydanlık bitki çayı boşa gitti..

Adamın biri, (kim olduğunu sormayın Ebubekir Şahin olduğunu asla söylemem..) neyse işte bugün yanıma gelecekti…

Sabahın köründe kalkıp tükene gittim, bütün gücümü kullanarak “özel” bitki çayımı pişirdim, beklee bekleee gelmedi…

Onu beklerken bi de baktım Vali Konağını yıkmaya ve yerine 9 katlı bina dikmeye karar vermişler..

Sen misin “söz verip de gelmeyen”, başladım bu Vali Konağı meselesini sağır sultan, dilsiz usta ve kör hafıza duyurma çalışmasına…

Valla o konuda kimse bana küsmesin, eğer illa da birine küseceklerse o söz verip de gelmeyip moralimi bozana kızsınlar..

Bi’çaydanlık bitki çayı boşa gitti…

İki de bir sinirlenip bitki çayı içmenin ne zor birşey olduğunu bilenler beni anlar..

Kafam halen bozuk, konuyu Bilal Karadağ’ı devreye koyup “Pir” hazretlerin huzuruna kadar götürmeye kararlıyım..

Aklıma gelmişken, memleketimiz açısından “bilmden” bu üzücü kararı alanlara küs-müs de değilim, karara “hayır” oyu veren Bahri Altun, Ahmet Poyraz, Fadlı Erdem, Tayyip Durmuş, Kemal Alagöz, İsmet Karataş, Ramazan Özbey, Nayle Çalışkan, Ali Çetinkaya, Hüseyin Bozgün, İmam Aslan ve İzzet Alataş isimli yiğitlere de teşekkür ederim.

Ustama dedim “galiba artık memleket için iyi şeyler olacak” O da dedi; “Aferin…”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı