Son Dakika
25 Haziran 2018 Pazartesi
17 Şubat 2018 Cumartesi, 07:30
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik mozcelik02@hotmail.com Tüm Yazılar

GELDİ İSMET GİTTİ KISMET

GELDİ İSMET GİTTİ KISMET

            Chp politikalarıyla bu milleti temsil etmeyen bir partidir.

            Başbakanın ifadesiyle bu parti;-Kökü bereketsiz-,meclisin hırçın çocuğu, milletin değerlerinden kopuk bir parti görünümünü değiştirmedi.

            Her partide yüzde on olumsuz insan bulunurken, bu durum chp-nin içinde  belki de yüzde beş ateist, mafya, maneviyattan uzak insan söz konusu olsa da ancak o yüzde beş yüzde doksan beşi kendi kontrolü altında tutmaktadır.

            Çok rahat şaibeli kişiler bu partinin  kendi çatısı altında toplanmaktadır.

            *Avrupa ve Amerika İslam ülkelerini kontrolü altına almak için, evvela orduyu kontrol etmiş ve arkasından kendisine yakın olacak ve azınlıklardan olan bir kişiyi yönetimin başına geçirerek dizginlemeye çalışmıştır.

            Bir asırlık süre böyle işledi.

            Bizde de önce ordu ele geçirildi ve arkasından ordunun darbesi ve darbe kapısını aralayıp açık bırakarak geleceği de garanti altına alınmaya çalışıldı.

            Ya idare edenler bu milletten değildi veya bu millet bu idarecilerden!!!

            Bu millet asla ve asla chp ve zihniyetini kendi iradesiyle başa geçirmez.

            Bunu çok iyi bilen chp; başta darbeleri teşvik etmiş ve Ergenekon terör örgütü kanalıyla da darbeye zemin hazırlamıştır.

            Türkiye-de her erken kalkan darbe yapar olmuştur.

            Ordu-Hukuk-Üniversite-Medya kanalıyla kendisini zorla kabul ettirme yoluna gitti.

            Rusya-da yıkılan zihniyet, chp-de yıkılmadı, yıkılamadı.

*Bu asrın en büyük hastalığı; ilimle dini, ruh ile bedeni, kalb ile nefsi, madde ile manayı, zahir ile batını birbirinden ayırıp, nisbetsiz ve nasipsiz olarak yaşamasıdır.      Kopuk ve eksik bir hayat sürdürmektedir. Artısız eksi kutupların öne çıkarılmasından ibarettir.

Avrupa, batı ve hristiyan dünyasında salgın olarak yayılan bu hastalığa chp müzmin bir şekilde bulaştı ve bulaştırdı.

Birkaç nesli böyle mahvettiler.

Cumhuriyet projesi bir Ergenekon projesidir.

İçinde cumhurun olmadığı bir cumhuriyet.

*Türkiye-de kim memnun?

Çoğunluklar hiç memnun olmadığı gibi, azınlıklar da memnun değil.

Kim memnun?

Azınlıkların azınlığı…

*Cumhuriyet ve partisi chp cami kapamak, baş açmakla kara bir leke olarak anılacaktır.

*Bu memlekete düşman girseydi,bu kadar tahribat yapamazdı.

Sadece Kahramanmaraş-ta bir Fransız askeri,bir Müslüman kadının başını açmak için saldırmış,hürriyet meşalesi Sütçü İmam tarafından yakılmıştı.

Chp ne kadar başlara saldırdı?

Kim Fransız???

*Ya özellikle  şimdiye kadarki bu chp-liler ve idarecileri bu milletten değildi,ya da bu millet bunlardan ve  idarecilerinden değildir.

Azalsa da aynı terslik devam etmektedir.

*”Gerici,ilerici…Düşünce hürriyeti.Bu mülevves kelimelerin esaretinden kurtulmakla başlar,düşünce hürriyeti ve düşünce namusu.”der Cemil Meriç.

Bu millet hep bu yaftalarla kişilik saldırısına uğradı.

Milletin özgürlüğü elinden alındı.Nasıl mı;

-İşte bu milletin hazin halinin benzer mağduru;

            -“Hindistan’da köylüler, yakaladıkları fil yavrularını, önce kalın bir zincirle kalın bir ağaca bağlarlarmış. Fil yavrusu kurtulmaya çalışır, ancak zincir çok kalın olduğu için, onu kıramaz ve kaçamazmış. Yakalandığı ilk günler bunu defalarca dener, ama her seferinde başarısız olur, ağaca ve zincire yenilirmiş. Bir süre sonra ise hiçbir çabanın onu oradan kurtaramayacağını düşünmeye başlarmış. Bu inanç kafasında iyice yerleştiğinde ise ne olursa olsun bir daha kaçma girişiminde bulunmazmış. Onun bu “pes etmiş” halinden emin olan köylüler, bu kez fil yavrusunun ayağına ince bir zincir takar ve onu küçük bir kütüğe bağlarlarmış. Ayağındaki zinciri gören fil, isterse rahatlıkla kaçabileceği halde hiçbir zaman zincirden kurtulamayacağına inandığından kaçma girişiminde bulunmazmış. Böylece fil yavrusu kendini çaresiz görmeye başladığından, bağlı olduğunu düşünerek yaşar ve evcilleştirilmiş olurmuş.”

            Cumhuriyeti kuranlar gitti,kanunlar demode oldu fakat hala zincir korkusu devam etmekte ve ettirilmektedir.

            *Baş örtüsü bir simgedir, deyip de tenkid eden bir sol zihniyetli kişinin, kendisinin de bulunduğu yerden alınmasını söylemesi gerekir,eğer mert ve dürüst ise.Zira bu söz de bir kimliğin, tasvib görmeyen bir zihniyetin temsilciliğini yapmaktadır.

            *Ruslar Türk cumhuriyetlerine şu üç şeyi bıraktı; Kütüphane-İçki-Hırsızlık.

            Kütüphanelerdeki ateist kitaplar ile kalbler bozuldu.

            İçki ile akıllar devre dışı bırakıldı.Düşünmeleri engellenmiş oldu.

            Hırsızlık ile de;bedenlerinin kontrolü bozulmuş oldu.

            Bazı farklılıklarla beraber Türkiye-de buna benzemektedir.

            Kitap düşmanlığı yapılıp,önce dil sonra da din değiştirildi.

            Hülagu-nun yapmadığı kitap düşmanlığı ile milyonlarca kitap imha edildi, bir o kadarı da okunamadığından yok oldu.

            Bir farkla ki; Bizde Bediüzzaman, Süleyman Efendi gibi manevi şahsiyetlerin olması buna engel oldu.

MEHMET ÖZÇELİK

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz