Yazar A. Hakan Karayılan

Ey Kudüs

Ey Kudüs! Senden bana düşen nedir?

Karanlık rüzgârların kasvet dolu kahkahalarından başka,

Saçlarını evlat hasretine dökmüş bir ananın aynadaki yansıması kadar hüzünlü,

Terkedilmiş köylerin meydanlarındaki sessizlik kadar derin bir kimsesizlik,

Kendine çekilmiş körleşmiş kuyuların içi kadar sahipsiz bir boşluk,

Leyleklerin kanadına takılmış korkunç bir kendinden kaçış,

Buğulu camlara ölüm korkusuyla çizilmiş geçici bir avuntu,

Çığlıkları içine gömen sessiz bir mezar,

Sahile ulaşmaya çalışan dalgaların bitimi kadar çaresiz bir bakış,

Ey Kudüs senden bana düşen nedir?

Sevgilinin saçlarında kimsenin koklamadığı bir çiçekti senin meydanların,

Peygamberlerin yürüdüğü sokaklarda oynayan çocuklar nerede?

Göğü yakıp geçen duaların ısıttığı avuçlara ne oldu?

Ayaklarına dökülen su ile yıkanan ruhumuz neden bu kadar koyu?

Senden bize düşen nedir Ey Kudüs?

Seni gerçekten anlamak için tek evladını kaybetmeli bir baba,

Gecenin örtüsünü bürümeli gözlerine kadınlar,

Gelinlik kızlar çeyiz sandığını nakışsız tabut yapmalı,

Sevda türküleri yerini ağıtlara, mersiyelere bırakmalı,

Terk edilmişliğin acısını ketum kalabalıkların arasında hissetmeli sırtın,

Tek kurşunla zihninden vurulmalı düşünceler,

Sahi senden bize düşen nedir Ey Kudüs?

Senin özgürlüğünü ninni diye anlatmalı analar evlatlarına,

Bahara gebe topraklar senin adını sayıklayarak Rabbe el açmalı,

İlk cemre kalpleri körelmişlerin gözlerine düşmeli,

Kaybedecek bir şeyi olmayanlar varlığının sahibine kıyam durmalı,

Gün olur o tutsak eller haykırır özgürlük muştusunu avuçlarında taş tutarak,

Kudüs tekrar fetih marşları söyler Selahaddin makamında,

Hanzala belki yüzünü döner ümmetin dik duruşuna,

Prangalı sevdalar çağırır bizi, Kudüs’ün sokaklarına;

Yağmur olur yağar,

Yel olur eser,

Fırtına olur savurur,

Umut olur yarınlara…

Bu Habere de Bakın

Müslümanların Derdiyle Dertlenmeyen Onlardan Değildir

Zalimin sesi mazlumdan, haksızın sesi haklıdan çok çıkıyor. Böyle bir duruma din, dil, ırk ayrımı …

Bir Yorum

  1. Elinize, yüreğinize sağlık üstad…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir