Köşe Yazıları

Düştük Virüs Belâsına…

Sözü ve müziği Cem Karaca’ya ait “Namus Belâsı” isimli şarkıyı bilirsiniz…

Namus konulu olaylar ve bundan kaynaklı yaşanan tatsızlıkları konu alan bu şarkıyı günümüze uyarlarsak, maalesef “düştük virüs belâsına” başlığıyla özetlenecek haldeyiz..

“Düştük virüs belâsına

Akıl veren çok olur

Kimse tedbirini almaz

Ona, buna laf vurur..”

Şu hale bakın, herkes konunun uzmanı oldu, aklın bini bir para.. ama iş tedbire gelince ölümüne rehavet…

Azrailin can almasıyla ilgili örneği daha önce de vermiştim, yine özetleyeyim..

Komşuyu alıyor, akrabayı alıyor, arkadaşı alıyor ve sıra kişinin kendine geldiğinde “keşke önceden haberim olsaydı” diyor..

Koronavirüs veya nam-ı diğer Covid-19’un gelişim ve yayılma şekline bakıldığında da durum (malesef) böyle..

Daha bir ay öncesinde Türkiye’nin en az vaka veren şehrinde yaşıyorduk, tek-tük denecek boyutta bir yayılma vardı yani durum stabildi..

Şimdi ülkenin en kötü rakamlarından oluşan bir tabloyla karşı karşıyayız..

Adıyaman İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun tedavi altına alınan kişilerle ilgili açıklaması işin resmi boyutu..

Bir de “evde tedavi” durumundaki pozitif vakalar çıktı, onun sayısı belli değil, belki de biliniyordur ama sosyal panik oluşmaması için açıklanmıyordur…

Tabi bizim meşhur “dedikodu kazanımız” da dibindeki közü harlayanların elinde..

Dedikodular, kara senaryolar birer birer diziliyor..

Düşünsenize bu ölümcül belâdan bile siyasi ve ticari rant elde etmeye çalışan hainler var…

Ne olacak yani, velev ki birileri başarısız olsa, bu durumdan nasıl bir kârınız olacak?

Çoluk-çocuk ölümle burun buruna gelince sizin boyunuz mu uzayacak?

Arkadaşlar, kardeşler, özellikle de “pek sayın” makam-mevki budalaları,  bu cahilane halinizden kurtulun..

Aklın yolu birdir..

“Cumhur” da, “Millet” de zarar görüyor..

Zayıf düşmüş bir ekonomi, yorgun düşmüş bürokrasi, yenik düşmüş bir siyasi tablo bu ülkeyi seven, sevmiyorsa da bu ülkede yaşamak zorunda olan kimseye fayda vermez..

Bu kara ve korkunç tabloyu bir an önce düzeltmek zorundayız…

Hatalı olanlar kendilerini biliyor, hatayı kabullenmek de büyük bir erdemdir..

Şapkayı önüne koyup düşünecek kadar iradesi olan herkes kendini dinlesin, yaşadığımız dertlerin sebeplerinde kendi payı olanlar hatadan dönmedikçe ne ekonomi düzelir, ne istikrâr olur..

Faizin düşmesini fırsata çevirenler kendini sokan akreplerden farksızdır.. bir ev veya arabayı pahallı satıp geçici kâr elde edenler piyasanın her alanında kendisi gibi rant hedefleyenler tarafından çembere alındığını görmeli..

Doğru birdir, doğruyu söyleyenin etnik veya politik duruşuna bakmadan haklıya haklısın demek gerek..

Tıpçıların feryâtlarına kulak verin, korunma tedbirlerine uyun lütfen!

Hepimizin hem virüs belâsına hem de ekonomimizin düştüğü girdaba ve hem de ülke istikrârının bozulan gidişatına karşı kendi şahsi karantinamızı uygulamamız şarttır..

Bizim kendimize ve elbetteki neslimize karşı bunu yapmaktan başka şansımız yoktur…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı