Köşe Yazıları

Dünya Kurdu İnsan

“Ceviz kurdu, gireceği kadar bir delik açarak cevizin içine girer. Cevizin içi insan beynine benzer, başlar onu yemeye. Buraya kadarı normal her şey. Ama bir süre sonra yedikçe şişmanlar. Karnı büyür. Yeterince yükünü tutup doyunca gitmek ister ama girdiği delikten çıkamaz.

Daha da kötü olanı; içi yenilen ceviz de kurumuş ve sertleşmiştir, o deliği genişletmek artık imkansızdır.

Kurtçuk oturup bakar, delikten geçip çıkmak için tek çaresi vardır: Zayıflamayı beklemek.

Aç kaldıkça zayıflar, eski cılız haline döner.

Ve bir gün çıkar.

Ama çıktığında mevsim bitmiş, ortada aç ve cılız bir kurtçuk ile bir içsiz ceviz kalmıştır.

Kimi insanlarda para, mal, mülk, makam ve şöhret hırsı tıpkı ceviz kurduna benzer.

Gençken, gücün yerinde iken kendini ve sevdiklerini hırslarına kurban seçersin. Sağlığına dikkat etmez, vaktini gereksiz harcar, doyumsuz bir göz ve ruhla çevrendekileri ve kendini bitirirsin.

Taa ki;

Gün geçer, yaş kemale erer ya da paran biter, sağlığın gider ve sen O hırsı yenip artık yeter, dediğinde baharlar ve yazlar bitmiş olur.

Geriye sadece, ömrünün sonbaharı belki de kaybettiğin gençliğinle çeşitli hastalıklarla, ilaçlarla, tedavilerle geçirmek zorunda kalacağın ömür, koskoca bir kara kış kalmış olur…”

Peki değer mi?

Bir kurt (Hırs) ile yaşamaya? Bize verilen ömrü ziyan etmeye, geçici şeyler için kalıcı olanları kaybetmeye. Yani Hayatımızı bir “Kurt”un mahvetmesine izin vermemeliyiz. Çünkü Nice baharlar bizi bekliyor iken kara kışa ne hacet.

Kurtsuz bir ömrü, bahar tadında geçirmek ümidiyle…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu