Köşe Yazıları

Dozunu Kaçırmayın…

TRT’nin sevilerek izlenen Masumlar Apartmanını izlerken stresten dişlerimi sıkmak zorunda kaldım… 5 yaşındaki kızımın “yeter televizyondan başım ağrıdı” diyerek tepkisini dile getirdiği bu dizide (üstelik kaç yaş için uygun olduğu belirtilmediğinden) dozun kaçtığını düşünerek kapattım..

Son zamanlarda televizyonlarımıza ne oldu anlayamıyorum?

Şiddet, psikolojik gerilim, erotizm gibi unsurların dozu her gün biraz daha kaçıyor…

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin mafya tarafından parsellendiği iması yapan tuhaf senaryolu dizilerde; devletin kolluk kuvvetlerinin dizi kahramanlarının ardını toplayan kurummuş gibi pasif ve yetersiz lanse edildiği bu dizilerden bıktım…

“Kan ve silah sevmiyorum” diye sözde aile dizilerine yöneldiğimizde biri birini aldatan, Türk aile yapısına aykırı yaşayan ve psikopatların baskısına maruz ailelerin sergilendiği senaryolar nereye kadar sürecek?

Türkiye’de alın teriyle kazanan zengin yok mu? Niye bu dizlerdeki bütün zenginler zalim, yasa dışı ve ahlaksız kişilerden oluşuyor?

Türkiye’de herkes alkol mü tüketiyor, bütün kadınlar dekolte mi giyiniyor, bütün erkeklerin mafyayla bağlantısı mı var, bütün aşklar “yasak” mı?

Neden neredeyse bütün senaryolarda ölüm sahneleri tüm detaylarıyla defalarca gösteriliyor?

Aile fertlerinin çoluk-çocuk bir arada olduğu “prime time” saatlerinde cenaze yıkanıyor, kefenleniyor, mezara konuyor, toprak bile atılıyor…

Gece mezarlık ziyareti de nereden çıktı, neden bu dizilerde mezar ziyaretleri gece yapılıyor?

“Masum aşıklar” diye lanse edilen çiftler neden çocuklarımızın önünde seviştiriliyor…

Türkiye’de herkesin belinde silah mı var, niye bu senaryolarda kan gövdeyi götürüyor?

En çok da bu olumsuzlukların “hayal etme”, “rüya gorme”, “hatırlama”, “dizi tekrarı” veya “geçen bölüm özeti” kılıfı altında defalarca izletilmesini ve bu zihniyete niye müsade edildiğini anlamıyorum?

RTÜK’ün gücü mü yok, yetkisi mi sınırlı, kapasitesi mi yetersiz, arkasında duran halktan mı mahrum?

“Yeter artık, ne oluyoruz kardeşim” diyecek bir yiğit yok mu?

 

 

Malum Esnafım

(Sevgim Kanun Hükmünde Kararname kadar güçlü)

Sen yine de menekşe topla hayalindeki kırlardan,

Papatyadan taç yap..

Işıl ışıl bir dünya kur düşünde;

Kelebekler uçuşsun,

Bülbüller ötüşsün..

Issızlığa inat, karanlığa inat.

Uzan boylu boyunca yeşil kırlara, yüzüne güneş vursun..

Karıncalar gezinsin üzerinde

Ve yum gözlerini, iyi bir vatandaş ol.

Uyu bebeğim.. uyu aşkım

Dert etme enflasyonun halini…

Geç de olsa kutlarım sevgililer gününü,

Kızma ne olursun malum esnafım

Geçici vergi vardı 15 Şubat’ta,

Hediyeni alamadım.

Sen Türk kadınısın, mazur gör

Fedakârsın

Cefakârsın

Aşkımsın…

Seni sevdiğimi biliyorsun!

Bilmem ki nasıl anlatayım;

Senden uzak olmak öylesine zor…

Siyun rengini çizmek gibi,

Ya da mezarda yaşamak.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu