Köşe Yazıları

Dil Sohbetleri: 1

,”Öğretmenin, eğitimcinin emeklisi olmaz.” söyleminden hareketle zaman zaman bu köşede gençlerimizle” Dil sohbetleri„ yapıyoruz. Bugün de aynı seriyi ”ünlemler„ le sürdürmek istedik.

Dilimizdeki sekiz kelime çeşidinden biri de ünlemler. Yazılı ve sözlü anlatımlarımızda” korku, sevgi, heyecan„ gibi değişik duygularımızı anlatırken kullandığımız anlamlı veya anlamsız sözcükler. Öğrencilerimiz bunların üç türünün olduğunu bilirler:

  • Asıl ünlemler: Ey, hey, of, vay, eyvah, aa, ee… gibi.
  • Ünlem olarak kullanılan sözcükler: Örnekler:

*Onunla yola mı gidilir? Asla!

*Dur! Sana söyleyeceklerim var.

*Aman! Bu ne biçim konuşma?

*Ahmet! Buraya gelir misin?

3) Yansımalardan oluşan ünlemler:

*Şangır! Camlar aşağı.

*Çat! Kapı.

*Tak tak! Ayak sesleri geliyor.

Ünlem sözcüğü, ”ün„isminden türemiş. Bu isim köküne ”-le„isimden fiil yapım ekini eklemiş ve ”ünle„ türetmişiz. Ün=ses demek. Ünle=sesle, seslen demek. Ünle fiiline yeniden ”-m„ yapım ekini ekleyip ”ün-le-m„türetmişiz. Seslenmek, sesleniş anlamında. Hani merhum Denizlili Özay Gönlüm’ün türkülerinde bolca kullandığı fiil… Ünne=ünle… Rahmetlinin meşhur ”Cemile„ türküsünü hatırlayalım:

Gaydırı gubbah Cemile!

Nasıl nasıl edelim bu işe?

Nikahımızı kıysın

Ünnen gelin Hoca Memiş’e.

Türküdeki”gaydırı gubbah„hareketli, tez canlı demek. ”Ünnen „ ise”ünleyin= seslenin, haber verin„ anlamında. Demiştik ya ünlem demek, sesleniş demek… Türküdeki de aynı anlamda.

Şimdi gelin, günlük hayatta karşılaştığımız, okuyup dinlediğimiz bazı ünlemleri kısaca hatırlayalım:

*de, de gidi: Azarlama veya özlem duygularımızı belirtirken kullandığımız bir ünlem. Hemşehrimiz Latif Doğan’ın ”Zalıme„ türküsünde de geçer:

‟De gidi de gidi zalıme!  

 Vere meke çalıme.„

(Ey zalim sevgili! Gel, naz yapmaktan, çalım atmaktan vazgeç.)

*Ede: Maraş yöresinde bolca kullanılan bir ünlem.Büyük erkek kardeş, ağabey anlamında.

*Sağdıç(sadıç): Sözlük anlamı; düğünde gelin veya güveyiye kılavuzluk eden kimse demek. Günlük konuşmalarda karşısındakine onun isminin yerine kullanılan bir ünlem.

*Yorum: Gaziantep’te bolca kullanılan bir ünlem.Yavrum sözcüğünün bozulmuş biçimi olmalı.

*Kızan: Ege’ye özgü bir ünlem. Delikanlı, silahlı köy delikanlısı gibi bir anlamı var. Karşılıklı  seslenmelerde bolca kullanılır.

*Kıro: Kürtçede ‟oğlum„ demek. Zamanla biraz argo anlam kazanmış ve ‟görgüsüz„ kelimesinin yerine kullanılmakta.

*Lavuk(lavık): Kürtçede erkek çocuk demek. Son yıllarda argo anlam yüklenmiş ve ‟meymenetsiz= iyi özellikleri olmayan„ anlamıyla kullanılmakta.

*Dadaş: Erzurum’a ait bir ünlem. Kardeş, ağabey anlamına geliyor. Karındaş, garındaş, kardeş sözcüklerinden gelmiş olmalı.

*Hodri meydan: Buradaki ” hodri„ sözcüğü;”  Kendine güvenen ortaya çıksın„ demek. İki  kişinin birbirine meydan okuduğu zamanlarda kullanılan bir ifade.

Yukarıdaki bazı ünlemler, ilk etapta aklımıza gelenlerden birkaçı. Teknolojiyle beraber bozulmaya uğrayan güzel Türkçemizi yazarken ve konuşurken, onun letafetine, asaletine, zerafetine azami itinayı göstermek zorunda olduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Şunu itiraf etmeliyiz ki bu gidişat, bu tahrifat devam ederse çok kısa bir zaman sonunda güzel dilimizin canına okumuş olacağız…Yaşımız, cinsiyetimiz, konumumuz, işimiz, ne olursa olsun  ‟Dilimizi yabancı diller boyunduruğundan kurtarmak„ gibi bir görevimiz olduğunu unutmamalıyız.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu