Son Dakika
18 Haziran 2018 Pazartesi
25 Mayıs 2018 Cuma, 08:57
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu orhansamsatlioglu0022@gmail.com Tüm Yazılar

Denenmiş Denenmez

Denenmiş Denenmez

 

Yazımıza başlık olan slogan, rahmetli Erbakan’a ait. Siyasetin herhangi bir kademesinde denenen bir kişinin, azamî randıman alınmadığı takdirde bir daha denenmemesi gerektiğini belirten veciz bir söz.

Hâl ve gerçek bu iken, pratikte durum pek de uyulmayan bir seyir gösteriyor. Deneyecekler değil, denenecekler maalesef bu gerçeği bir türlü kabullenmek istemiyor. Oysa siyasî mevki ve makamlar, bürokrasinin koltukları hiç kimsenin tapulu malı değil. Eğer nasibinizde varsa ve milletin teveccühünü kazanmışsanız belli bir süre için o makama getirilirsiniz. Sizi oraya getirenler çalışmanıza, hizmetinize, doğruluk ve dürüstlüğünüze, layık olup olmadığınıza, hak edip etmediğinize bakar ve sizi takip ederek değerlendirir: Acaba siz, o koltuğun milletin malı olduğunun bilincinde misiniz, değil misiniz? O koltukta bir mevki-makam sarhoşluğu içinde misiniz, değil misiniz? Siz mi o koltuğa saygınlık katıyorsunuz, yoksa saygınlığınızı o koltuktan mı alıyorsunuz? O mevki ve makamın gelip geçici olduğunun bilincinde misiniz, değil misiniz? Sahip olduğunuz gücü; kişisel ikbaliniz, etrafınızdaki bir menfaat şebekesi için mi kullanıyorsunuz, yoksa garip gureba, fakir fukara ve hizmet bekleyenler için mi kullanmaktasınız? Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkına tecavüz ediyor musunuz, etmiyor musunuz? Haramı, rüşveti, torpili, adam kayırmayı elinizin tersiyle itiyor musunuz, itmiyor musunuz? Şeref ve haysiyetinizi, ailenizin ve büyüklerinizin itibarını maddî çıkarlara feda ediyor musunuz, etmiyor musunuz? Oturduğunuz koltuk ve sahip olduğunuz mevki ve makam elinizden çıktığında alnınız ak, yüzünüz pâk halkın içine başınız dik çıkabiliyor musunuz, çıkamıyor musunuz?.. Kamuoyu; sizi bu ve benzeri kriterlere göre yakından ve uzaktan gözetler, denetler ve değerlendirir. Bu değerlendirme ve denetleme, o resmî ve taraflı müfettişlerinkine benzemeyen gerçek değerlendirmedir. Eğer bu değerlendirmeden iyi ve geçer bir not almışsanız mesele yok. Önünüz açık, yolunuz doğru, geleceğiniz parlaktır. Yok; geçecek not alamadıysanız, geçmiş ola!.. Argo bir ifadeyle piliniz bitmiş demektir. Artık bu saatten sonra eski defterleri kurcalamanın, kılıcınızın iki tarafı kesiyorken hesaba katmayıp unuttuklarınızı, hiçbir çıkar beklemeden sizi hasbi olarak destekleyenlerinizi, unuttuğunuz dost ve akrabalarınızı arayıp desteklerini istemenizin zamanı çoktan geçmiştir. Ne çabuk unuttunuz? Onlar sizi canla başla kollayıp gözetmiş ve bir makama getirmişlerdi… Siz ne yapmıştınız? Para, mevki, makam ve ikbal hırsı uğruna hepsini, her şeyi unutmuştunuz. Şimdi hangi akla hizmet ederek kendilerinin sizi bir daha denemelerini istiyorsunuz? Olur mu hiç? Böyle bir şey var mı? Siz, yenilen pehlivan olarak güreşe doymamış olabilirsiniz. Ama seyirciler (kamuoyu=halkın iradesi) aynı oyunu bir daha seyretmek ister mi? Elbet istemez.

Unutmayalım; hiç kimse bulunmaz Bursa kumaşı değildir. Herkesin, hepimizin alternatifleri mutlaka vardır. Mahkeme kadıya mülk değildir. Kendimizi, haddimizi, hududumuzu bilip kenara çekilmek, yerimizi arkamızdan gelenlere terk edebilmek büyük bir fazilettir. Hırsın, tamahın, açgözlülüğün de bir sınırı olmalı. Duracağımız yeri bilmemiz gerekir. Yoksa birileri bizi çok güzel durdurur. Keşke durdurulacağımıza, kendimiz durmayı bilebilsek!.. NE güzel olurdu!.. Mekânın cennet olsun rahmetli Erbakan… “Denenmiş denenmez.„ derken ne kadar da haklıymışsın…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz