Köşe Yazıları

Dede Torun Sohbetleri:16

Dede Torun Sohbetleri:16

(Dersimiz: Dil Bilgisi)

  • Bak Mustafa’m, dedi Mehmet dede. Şey sözcüğü, konuşurken veya yazarken hatırlayamadığımız isimlerin yerine kullandığımız bir sözcük. “Nesne„ anlamıyla kullanıyoruz. Bu sözcük, hiçbir sözcükle birlikte yazılmaz. Hep ayrı yazılır. Örneğin:

“Bir şey, her şey, herhangi bir şey, çok şey gibi.„ Şey sözcüğünün bana ait olan o ilginç tanımını unutmuyorsun, tamam mı?

  • Tamam dede. Unutur muyum?
  • Şimdi de gelelim “hemşehri„ sözcüğüne. Biz, seninle bu sözcüğü defalarca konuştuk, sohbetini yaptık değil mi oğlum?
  • Evet dedeciğim. Biliyorum, hatırlıyorum. Ama öğretmenimiz diyor ki: “Bazı kerli ferli kişiler bile hâlâ ısrarla bu sözcüğü yanlış kullanıyorlar.„
  • Doğru söylüyor oğlum. Yerden göğe kadar haklı. Şimdi istersen bu sözcüğe yeniden dönelim. Bu, Farsça kökenli bir sözcük. “Hem„ ve “şehir„ sözcüklerinden oluşmuş. “Hem„ Farsça ve Arapça sözcüklerin başına eklenen bir ön ek. Katıldığı sözcüklere, “beraberlik, ortaklık„ anlamı katar. Örneğin:

Hemcins=Aynı cinsten, cinsleri aynı.

Hemdem=Sıkı fıkı arkadaş

Hemfikir=Aynı fikirde olan, kafadar

Hemzemin=Zeminleri aynı olan, yükseklik ve yükseltileri aynı olan (yol)

İşte “hemşehri„ de: Aynı şehir halkından olan demek. Şehirleri aynı olan demek. Dilimizde “hemşeri„  diye bir sözcük yok. Bu; olsa olsa “hemşehri„ sözcüğünün söylenişinden gelen bir hata… Biz, bu sözcüğü konuşurken “hemşeri“ diyor olabiliriz. Ancak yazarken “hemşeri„ şeklinde yazamayız. Böyle bir sözcük yok. Ama gel gör ki öğretmenin de dediği gibi, maalesef bazı kerli ferliler bile hâlâ ısrarla “hemşeri„ olarak yazıyorlar… Olmaz olmamalı… Değil mi oğlum?

  • Elbette dedeciğim. Haydi diyelim ki okula gitmemiş dedelerimiz, ninelerimiz bunu doğru yazamıyorlar… Olabilir. Ama okumuşların, hele hele yazarlık, gazetecilik yapanların böyle bir yanlışı yapmamaları gerek. Öğretmenimiz de sen de çok haklısın dedeciğim.
  • Şimdi de gelelim bizim o meşhur “rögar„ sözcüğümüze. Bu da bizim “hemşehri„ sözcüğümüz gibi şanssız bir sözcük. Gazetelerde, dergilerde, belediyecilerin dilinde maalesef hep yanlış söylenen ve yanlış yazılan bir sözcük. “Kanal kapağı, kanalizasyon kapağı„ olan bu sözcüğün aslı “rögar„dır. Oysa bu sözcüğü hep “logar, rogar„ olarak kullanıp yazıyoruz. Yanlış…

Evet, belki yabancı kökenli olduğu için telaffuzunda biraz sıkıntı çekiyor olabiliriz. Ancak bu sözcüğü en çok kullanan bir belediye personelinin, hele hele bir yazar veya gazetecinin yanlış yazmasını asla normal karşılamayız. Zira yazar ve çizerlerin güzel Türkçemizi doğru yazıp düzgün konuşmak gibi bir görev ve sorumlulukları da var. Onların, dilimizi yanlış kullanma gibi bir lüksü yok. Değil mi oğlum?

  • Haklısın dede. Ben de tam senin gibi düşünüyorum. Dede?..
  • Efendim oğlum?
  • Haydi bu sade vatandaşlarımızı, bu belediye çalışanlarımızı bir kenara bırakalım. Diyelim ki onlar bilmiyorlar… Peki bu yazar- çizerler de bilmeseler bile bir “Yazım Kılavuzu„ alıp ona baksalar ya?!.
  • Evet oğlum! Çok güzel söylüyorsun. Bilmemek ayıp değil, demiş atalarımız. Önemli olan, öğrenmemek… Keşke, yanlış yazmadan önce bir de kara kaplı kitaba (Yazım Kılavuzuna) baksalar!..
  • Keşke dedeciğim, keşke!.. Dede, ben ilerde büyüdüğümde bir gazete veya dergide yazacak olsam, mutlaka elimin altında bir yazım kılavuzu bulunduracağım, biliyor musun?
  • Aferin oğlum!.. Biliyorum, bilmez miyim?.. Hem de çok iyi biliyorum.

Ödev ve sohbet bitmişti. Mustafa, her zamanki gibi kalkıp dedesinin elini öptü. Dedesi de onu kucaklayarak saçlarından öptü, öptü, öptü…

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu