Son Dakika
14 Ağustos 2018 Salı
24 Mayıs 2018 Perşembe, 08:22
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu orhansamsatlioglu0022@gmail.com Tüm Yazılar

Dede-Torun Sohbetleri:15

Dede-Torun Sohbetleri:15

(Dersimiz: Dil Bilgisi)

O günkü hıtap ve tene helvası ziyafetinin ardından Mehmet dede ve torunu Mustafa, az ilerideki parkta her zamanki kamelyalarına oturmuş etrafı seyrediyorlardı.

– Nasıl buldun hıtabı Mustafa’m? Beğendin mi?

– Beğendin mi ne demek dede? Bayıldım!.. Çok güzel! Bundan sonra sık sık isteyeceğim, olur mu?

– Olur oğlum. Canın sağolsun!.. Haydi öyleyse, karnımızı doyurduğumuza göre senin Türkçe, Dil Bilgisi sorularına başlayabiliriz. Ne dersin?

– Başlayalım dede. Bugün Türkçe dersinde öğretmenimiz bize dört beş sözcükten ve bu sözcüklerin yanlış yazılmasından bahsetti.

– Neymiş o sözcükler oğlum? Hatırlıyor musun?

– Hatırlıyorum tabii… Ama gene de ödev defterimi çıkarıp bakayım. Ne olur ne olmaz…

Çantasını açtı. Ödev defterini çıkarıp sayfalarını çevirmeye başladı. Biraz karıştırdıktan sonra:

  • İşte dede, dedi. Buldum. O sözcükler şunlar, diyerek okumaya başladı:

     “Birkaç, birtakım, şey, hemşehri, rögar

  • Tamam oğlum, anladım. O defterini alabilir miyim?
  • Neden dede? Neye bakacaksın ki?
  • Bakalım bu söylediğin sözcükleri sen nasıl yazmışsın? Merak ettim. Mustafa’nın ödev defterini alıp baktı. Mustafa, söylediği sözcüklerin hepsini doğru yazmıştı. O da bunu bekliyordu. Zira bu ve benzeri birçok sözcüğü o güne kadar dedesiyle birlikte birçok kez tek tek gözden geçirmiş ve doğru yazılışlarını birlikte tekrarlamışlardı. Mustafa’nın öğretmeni haklıydı. Bu ve benzeri bazı sözcükleri birçok kişi, mektep medrese bitirmelerine, hatta köşe yazarlığı yapmalarına rağmen hâlâ yanlış kullanıyorlardı. Öyleyse Mustafa’nın sorusunu, eskilerin “Et tekrarü Ahsen, velev ki yüz seksen=Tekrarlamak güzeldir, velev ki yüz sekseninci kez bile olsa…„ dedikleri gibi tek tek anlatıp tekrarlamakta yarar vardı.
  • Bak Mustafa’m. İşe “birkaç„ ile başlayalım. Bu sözcük; kesinlik, netlik ve açıklık bildirmeyen bir sözcüktür. Biz, böyle sözcüklere “Belgisiz sözcük’’ Eğer bu sözcüğü bir isimle kullanırsan, o zaman da belgisiz sıfat olur. Ayrı değil, mutlaka bitişik yazılır. Örneğin:

Birkaç sorunu var memleketimizin.„

Birkaç kitap alacağım bugün.„ gibi.

Eğer bu sözcüğü bir ismin yerine kullanırsan, o zaman da belgisiz zamir olur. Gene mutlaka bitişik yazmamız lazım. Örneğin:

“Birkaçını bana verir misin?„

“Birkaçı henüz o konuyu kavrayamamış.„ gibi.

  • Anladın mı oğlum?
  • Anladım dede. Ben zaten biliyordum ki…
  • Sen biliyorsun da maalesef hâlâ bilmeyenler var oğlum. Şimdi gelelim öbür sözcüğe: “Birtakım„ sözcüğüne. Bak oğlum, bu sözcüğün hem bitişik, hem de ayrı yazılışları var. İstersen örneklendirelim.

Eğer bir belirsizliği, net olmamayı, kesin olmama durumunu anlatacaksak bu sözcük mutlaka bitişik yazılır. Bu bitişik sözcüğü (birtakım) bir isimle birlikte kullanılırsa belgisiz sıfat olur. Örneğin:

Birtakım  siyasetçiler, sözlerini çabuk unutuyorlar.„

“Şehrimizin birtakım sorunlarını dile getirdik.„ gibi. Bu cümlelerdeki “birtakım„ sözcüğü mutlaka bitişik yazılır.

Şimdi de gene bitişik yazalım ve belgisiz zamir olarak (bir ismin yerine) kullanalım. Örneğin:

Birtakımı bize hak vermiyor olabilirler.„

Birtakımı kendiliğinden çekip gitmişlerdi gibi. Mutlaka birleşik yazılmalı. Tamam mı oğlum?

  • Tamam dedeciğim. Hem de çok…
  • Şimdi gelelim “şey„ sözcüğüne. Bu sözcük, Arapçadan dilimize girmiştir.

Bunun çoğul biçimine biz “eşya„ diyoruz. Bu sözcüğü ben ilginç bir biçimde tanımlıyorum.

Biliyor musun?

  • Nasıl dede? O tanımı bana da öğretir misin?
  • Öğreteyim oğlum: “Şey öyle bir şeydir ki birçok şeyler anlatır…“Nasıl? İlginç bir tanım değil mi?

Dede-torun bir süre karşılıklı bakıştıktan sonra kahkahayla gülmeye başladılar. Güldüler, güldüler, güldüler…

(Devam edecek)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz