Anasayfa / Köşe Yazıları / Dede Torun Sohbetleri:14

Dede Torun Sohbetleri:14

Dede Torun Sohbetleri:14

(Konumuz: Hıtap)

 

Mustafa; ilkokul üçüncü sınıfı geçmiş, renkli ve zevkli bir yaz tatilinin ardından dördüncü sınıfa başlamıştı. Sınıfın en çalışkanıydı. Kitap kurdu dedikleri hırslı bir okurdu. Henüz on yaşında olmasına rağmen, yaşının çok çok üstünde onlarca araştırma-inceleme ve bilimsel eseri okumuş, dedesinin desteğiyle anlamaya, özümsemeye çalışmıştı.

Mehmet dedeyle beraber okuldan eve doğru yürüyorlardı. Yollarının üstündeki parkın yanına geldiklerinde yavaşlamaya, adımlarını ağırlaştırmaya başladı. Mehmet dede, bunu anlamada gecikmedi. Mustafa’nın alışkanlığıydı bu. Eve gitmeden, yol üzerindeki lokantadan bir güzel yöresel yemekle karnını doyurmak, ardından da dedesiyle kafasına takılan konularda sohbet etmek…

  • Hayrola oğlum? Biraz yavaşladın sanki?
  • Anladım; acıkmışsın herhalde, değil mi?
  • Evet dede, acıktım. Her zamanki gibi öğlen yemeğimizi gene dışarıda yiyelim mi dede? Olmaz mı?
  • Olur oğlum. Neden olmasın?
  • Yaşasın! Haydi öyleyse, lokantamıza gidelim.
  • Gidelim oğlum. Canın ne istiyor bugün?
  • Dede, öğretmen bugün dersin birinde hıtaptan bahsetti. Hıtap ne demek dede? Lokantamızda da yapıyorlar mı?
  • Elbette oğlum. Yapmazlar mı? Hem de en âlâsını…
  • Peki; nasıl bir şey dede? Biraz anlatır mısın?
  • Bak Mustafa’m; hıtap, bizim yerli, millî, yöresel bir yemeğimiz. Etli ekmek, kapalı pide, lahmacun benzeri bir yemek.
  • Hamburger ve pizzaya da benziyor mu? Eğer onlar gibiyse olmadı, yemem. Çünkü onlar sağlıklı değil. Kullandıkları etler neyin nesi kimse bilmiyor. Malzemeleri de öyle. Ben onları hiç sevmiyorum.
  • Aferin oğluma benim! Çok güzel! Çok doğru söylüyorsun. Dikkat edersen ben hıtabı, hamburger ve pizzaya benzetmedim. Lahmacun, etli ekmek ve kapalı pideye benzetmeye çalıştım. İstersen biraz daha detaylandırayım, olur mu?
  • Olur dede. Hem ben de yöresel hıtabımızı daha iyi öğrenmiş olurum.
  • Bak oğlum, eskiden marketler bu kadar yaygın değilken Adıyaman’ımızda kışa girerken kavurma yapmak gibi bir gelenek vardı. Zengin-fakir hemen her aile, bütçesine göre bir kuzu, koyun, keçi, dana alır keser ve etinden kavurma yapardı.
  • Kavurma ne demek dede?
  • Kesilen hayvanın yumuşak etleri büyük bir kazanda veya ateşte bol yağ içinde güzelce kavrulur. İçine sos olarak bazı baharatlar da konurdu, güzel koksun ve lezzetli olsun diye. Daha sonra bu kavrulmuş etler topak topak yapılır ve sepetlere doldurularak kışın yemek üzere kaldırılırdı.
  • Nereye kaldırılırdı dede?
  • Güzel bir soru. Anlatayım oğlum. O yıllarda apartmanlar bugünkü kadar çok değildi. Herkes bir veya iki katlı evlerde otururdu. Her ailenin kiler olarak kullandığı bir serin odaları olurdu. Buna biz maskan Topak haline getirilen o kavurmalar, sepetlere doldurulup maskan dediğimiz kilerin tavanına asılırdı. O tavana da biz “arıstak„ derdik.
  • Arıtsak mı?
  • Evet oğlum, arıtsak… Bak bugün iki yöresel sözcük öğrendin. Sakın unutmayasın, olur mu?
  • Unutur muyum dede? Maskan ve arıtsak…
  • Aferin oğlum! İşte hıtap dediğimiz yöresel yemeğimiz bu kavurmadan yapılıyor. Ustalar, o kavurmayı alıp yeniden elden geçirdikten sonra içine, isteklere bağlı olarak soğan, nane, domates veya biber salçası, kekik vesaire de katıyorlar. Bunlar, isteğe bağlı olarak eklenen malzemeler. Ardından bir lahmacunluk hamuru açıp içine koyarak kapatıyor ve odun ateşindeki fırına sürüyor. Beş on dakika sonra hıtabımız hazır oluyor.
  • Anladım dede. Gerçekten de doğal, temiz ve çok güzel bir yemekmiş. Haydi öyleyse biz de yerimize oturup garsona hemen siparişimizi verelim.
  • Peki oğlum, diyerek her zamanki masalarına oturdular. Gelen garsona ikişer tane hıtap siparişi vererek beklemeye başladılar. Beş on dakika sonra önce hıtaplarını, ardından da tene helvalarını zevkle yiyeceklerdi. Ardından da sıra Mustafa’nın Dil Bilgisi sorularına gelecekti…

About Orhan Samsatlıoğlu

Check Also

ABD’yi Yikan Dengesiz Adam Trump-3-

ABD’yi Yikan Dengesiz Adam Trump-3- … A.B.D. uluslararası terörizmi ancak güçlülerin imtiyazlanna zarar verir veya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir